Müzisyenlerden mektuplar: Balthazar

Bant Mag. No:74’te müzisyenlerin farklılaşan hisleri, gerçeklikleri ve deneyimlerine kulak verelim istedik. Pandemi ve yaşanan türlü gelişmeler müziğe olan yaklaşımlarını nasıl değiştirip dönüştürüyor? Yeni üretimlerinde nasıl izler sürülebiliyor? Neler onları motive ediyor? Neler öğreniliyor? Neler çok can sıkıcı? Neler “devam” dedirtiyor? Sorularımızı Türkiye ve dışarıdan pek çok müzisyene, DJ’e yolladık. Yanıt alabildiklerimizden size mektuplar topladık. 

Spotify verilerine göre yıllardır en çok İstanbul’da dinlenen ve yeni albümü SAND’i 26 Şubat’ta yayımlayan Balthazar’dan Jinte Deprez yanıtlıyor.

“Sürekli yolda bir grup olarak bu sürecin bizi yaşam tarzımızla yüzleştirdiği çok açık. Bir anlamda tüm hayatını turneleyen bir müzisyen olarak inşa ediyorsun. Bu elinden alındığında yaptığın şeyden nasıl tatmin olabilirsin ki?”

“Son albümümüzün geride kalan sürecin derin izlerini taşıdığını düşünüyorum. Şarkıları yazmaya son turnemizde başlamıştık, konserlerin tadını çıkarıyorduk; dışa dönük olmayı yaşıyor, insanların dans ederek bize enerjilerini geri vermesine tanıklık ediyorduk. Albümün başlangıç noktası tamamen buna dayanıyordu. Şarkı yazımında da bunun duyulabildiğini düşünüyorum. Beraber stüdyoya girmeyi planlarken ise bu yasa dışı bir eyleme dönüştü. Biz de bunun üzerine yalnız başımıza, evde, uzaktan wetransferler üzerinden çalışmaya başladık. Bu konuda mutsuz değiliz. Çünkü sınırlandırılmanın ve elde olanlarla yetinerek yaratıcı olmaya çalışmanın heyecan verici bir yanı var. Şarkıların bir kısmı bu sebeple çok daha iyi hale geldi. Şarkı sözleri ise bambaşka bir hikâye… Çünkü kulağa kahince gelseler de çoğu otobiyografik bir perspektifle yazılmış, corona ile ilgisi olmayan şarkılar. Yerinde duramama, sabırsızlık, anı yaşama, zamanın bilincinde olma gibi temalara yer vermesi biraz tuhaf oldu. Bir anda çok bugünle ilişki kuran konular oldu bunlar. Ama bunun büyük kısmı planlı değil ve tesadüfi. Albüm aslında turnelemenin bize neler yaptığına dair yazılmıştı.” 

“Bir yandan tüm bunların yanında yeni şarkılar yazmak için zorlanma hissi biraz garip geliyor. Bu durum, sürekli şarkı yazan bir grup olarak yeni bir albüm çıkarmış olmamızdansa coronayla ilişkili olabilir. Çünkü bu kadar az girdi ve dürtüyle ilham bulmak biraz zor geliyor. Hareket halinde olmak ilham verici bir şey. Bunu yapamamak ise bizi sandığımızdan daha fazla sınırlıyor olabilir.” 

“Son albümümüz pandemi süreci etkisi altında yazılmış gibi tınlasa da bence burada tam olarak neler olduğunu konuşabilmek için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Bu global bir duygu ve şu an tam ortasındayız. Bize garip gelen ise başta bu yavaşlama ve es halinin, biraz durup nefes almanın iyi gelmesi. 10 yıldır durmadan turneliyoruz. Dolayısıyla bir yandan buna çabuk ikna olduk. Ama bir yandan da sürekli bir kaçış halinde yaşamaya çok alışmıştık. Bir anda sürekli evde olma durumuna geçiş çok garipti. Bazılarımız yeni bir yere çıkarak kendisine bir ‘ev’ kurmaya çalıştı. Daha önceleri evimiz turne minibüsüydü. Grubun bazı üyeleri de yoga ve meditasyonla kendilerini bulmaya yöneldiler. Sürekli yolda bir grup olarak bu sürecin bizi yaşam tarzımızla yüzleştirdiği çok açık. Bir anlamda tüm hayatını turneleyen bir müzisyen olarak inşa ediyorsun. Bu elinden alındığında yaptığın şeyden nasıl tatmin olabilirsin ki? Belki bu yüzleşme sağlıklı bir şeydir. Bilemiyorum. Ama hepimizi derinden etkilediği aşikar.” 

“Yine de albüm çıkarabilmek elbette çok heyecanlı. Hiç olmadığı kadar. Çünkü böyle bir zamanda müzisyen olarak bir şeyler yapabildiğimizi gösteriyor. Plak şirketleri için aynı şeyi söylemek güç. Müziği tanıtma süreçleri de değişti. Ama öte yandan yeni müziklerin çıkması kimi mutlu etmiyor ki? Hele de böyle bir zamanda.”

“Bu şarkıları canlı çalamıyor olmak çok gerçek dışı geliyor. Daha önceden bir şeylerin kıymetini bilmeme halimiz tamamen resetlendi. Yeniden çıkıp çalmak için çok hevesliyiz. Şarkılarımızın, hayranlarla, insanlarla onlar hakkında diyalog kurmanın bağımlısıyız. Sanırım herkes için şu artık çok netleşdi ki canlı müziğe dramatik basıncı azaltma, hislerimizi yoğun yaşama ve onların tadını çıkarma için çok ihtiyacımız var. Bu kapanma sürecinde her şey çok sıkıştırılmış hissediliyor. Yeniden patlamak için sabırsızlanıyoruz. Benim gibi birçok insan olduğunu da biliyorum. Ama sabırlıyız. Önümüzde güzel günler var. Bir sonbahar turnesi duyurduk, biletler havada uçuşuyor. Bana birçoğumuz post-corona dönemi için fazlasıyla hazır gibi geliyor.” 

“Nasıl günler bu günler: Müzisyenlerden mektuplar” dosyasının tamamını okumak için buradan Bant Mag. No: 74’e ulaşabilirsiniz.

Yükleniyor...