Müzisyenlerden mektuplar: Geeva Flava

Bant Mag. No:74’te müzisyenlerin farklılaşan hisleri, gerçeklikleri ve deneyimlerine kulak verelim istedik. Pandemi ve yaşanan türlü gelişmeler müziğe olan yaklaşımlarını nasıl değiştirip dönüştürüyor? Yeni üretimlerinde nasıl izler sürülebiliyor? Neler onları motive ediyor? Neler öğreniliyor? Neler çok can sıkıcı? Neler “devam” dedirtiyor? Sorularımızı Türkiye ve dışarıdan pek çok müzisyene, DJ’e yolladık. Yanıt alabildiklerimizden size mektuplar topladık.  



Yaratıcı fikirler ve geniş bir skalada müzikal geleneği kapsama alanına alan sonik paletiyle, baştan sona tematik bir anlatı sunan albümü HADAL ZONE’u geçtiğimiz hafta Gülbaba Records etiketiyle yayımlayan Geeva Flava yanıtlıyor.

“Keşke daha sabit ve güçlü bir zeminde dans edebilseydik.”

Her müzisyen gibi bizim hayatımız da pandemiden doğrudan etkilendi tabii. Hem biz müzisyenler, hem de dinleyiciler olarak konserlere neden ihtiyaç duyduğumuzu çok net, biraz da buruk bir şekilde kavradık, kavramak zorunda kaldık. Ama ses, doğası gereği her koşulda yayılmaya devam etmek istiyor. Biz de bu süreçte en iyi yaptığımız şeyi yaptık ve ürettik. Kendimizi iki ay stüdyoya kapatıp önce yayılmak isteyen o sesi duyduk. Sonra Geeva Flava bu sesi dışarı nasıl yayar, diye düşündük. Günün sonunda ortaya Hadal Zone adında bir albüm çıktı. İyi ki de çıktı.”

“Bu süreç hayatımızı olduğu kadar işimize bakış açımızı da yeniden şekillendiren bir uyanış oldu. Öncelikle yeni albümümüz Hadal Zone’da olduğu gibi bundan sonraki çalışmalarımızda da farklı disiplinleri bir araya getirerek çeşitli beslenme alanlarını kullanmak istediğimizi fark ettik. Bu noktada Wagner’in politik duruşuna katılmasak da ‘complete work of art’ anlayışı bizi etkiliyor diyebiliriz. Benzer şekilde üretim sürecimiz de bu dönemde hem teorik hem de metodolojik olarak daha sağlam bir düzleme oturarak fikirleri bütüne indirgemeye, paylaşmaya ve pekiştirmeye dayalı bir hâle geldi.”

“Bizce müziğimizle ilgili bahsettiğimiz gelişmelerin yansıması Hadal Zone’da fazlasıyla görülebilir. Her şeyden önemlisi eskiden müziği sadece kendimizce dinlemeye odaklanıyorduk. Fakat şu anda oluşturduğumuz konseptlerin ve anlatmak istediğimiz hikâyelerin doğrultusunda benliklerinden sıyrılarak müziğe hizmet eden bir ekip olarak çalışıyoruz; Hadal Zone da bu anlayışın bir örneği. Dahası, Hadal Zone şarkılarından önce hikâyesini oluşturduğumuz bir projeydi. Şarkıların anlattığı bu fantezi hikâyeyi de çizgi roman hâline getirerek albümle birlikte çıkarıyoruz; bu da disiplinler arasında var olma isteğimizin sonucunda mümkün oldu.”

“Temel motivasyonumuz, motivasyonlarımızı iyi tanıyıp, onlarsız da devam edebilecek özgür alanı yaratabilmek. Ama tabii bu da bir motivasyon!”

“Geride kalan bir yıl bize en başta öğrenecek çok şeyimiz olduğunu öğretti. Sonra duygularımızı, kanaatlerimizi, isteklerimizi, ayrıcalıklarımızı sorguya açmamızı sağladı. Şansımız var ki düşünsel deneyimlerimizi ürettiklerimizle hissettirebileceğimiz bir işle uğraşıyoruz. Böyle süreçleri bu şekilde sağaltmak biraz daha kolay oluyor.”

Bu süreçte hep beraber üzücü ve net bir şekilde devletin sanat dünyasına sahip çıkmadığına tanık olduk. Özellikle Kültür Bakanlığı ve belediyelerin her alandan sanatçıya, müzisyene ve dahası plak şirketlerine destek olmasını beklerdik. Bu anlamda dünyada ve özellikle Avrupa’da çok daha iyi yardım planlamaları mevcut… Aynı şekilde bu dönemdeki etkinliklerin çeşitli seçili müzisyen havuzundaki insanları tekelleştirmesine de şahit olduk. Bu da alternatif rotaların çizilmemesi açısından üzücü. E tabii başka eksiklikler de var. Maalesef müzik sektöründe çalışan emekçiler arasında da oldukça yetersiz bir iletişim var. Herkes günü kurtarmaya çalışırken kazanılan şey günlük, kaybedilenler birkaç ömürlük sayılıyor. Keşke daha sabit ve güçlü bir zeminde dans edebilseydik.”

Bu dünyada hâlâ savaşmaya değer güzel bir şeylerin bulunduğu ve bu hikâyelerin anlatılması gerektiği fikri güç ve umut veriyor.”

“Nasıl günler bu günler: Müzisyenlerden mektuplar” dosyasının tamamını okumak için buradan Bant Mag. No: 74’e ulaşabilirsiniz.