Piotr Kurek ve Lutto Lento 29 Mayıs’ta İstanbul’da

Polonyalı elektronik/ambient müzisyenler Piotr Kurek ve Lutto Lento sessiz sedasız İstanbul’a gelip gideceklerini sanıyorlardı ki radara yakalandılar. Türün sevenleri bu konseri kaçırmamaları gerekiyor. Konser 29 Mayıs akşamı Space Debris galerisinde gerçekleşecek. Konserden önce geçen sene Polonya’da OFF festivali sırasında Piotr Kurek ile gerçekleştirdiğimizi röportaja da bir göz atın. 

Röp: J.Hakan Dedeoğlu

Foto: Aylin Güngör

Bu geceki şov nasıldı sence? Bizim için harikaydı, senin görüşün nedir?
Teşekkür ederim. Belirli bir çerçeve içinde çalmıyorum. Genellikle bazı taslaklar, ritmler hazırlıyorum; geri kalanı sadece doğaçlama. O yüzden, her seferinde biraz farklı oluyor. Onun dışında fena değildi. Açık hava olunca daha farklı oluyor tabiî. Daha çok küçük yerlerde, küçük barlarda çalmaya alışığım.

Bu arada yeri gelmişken şunu soracaktım en çok ne tarz mekânlarda çalmayı seviyorsun?
Küçük yerler, cafeler, küçük galeriler favorim. Aynı zamanda açık hava alanlar. Açık hava festivalleirn dışında doğaya çıkmak, orada konser vermek, ne çaldığıma uyuyor. Genel olarak küçük yerleri tercih ederim.

Yaptığın müzik tarzında konser vermek için Polonya’da bir çok konser mekânı var mı?
Çok değil. Lublin’de yaşıyorken konserleri ve etkinlikleri kendim düzenliyordum. Bu yüzden Varşova’da konser düzenlemek konusunda rahatım. Ama hâlâ, bir yere gitmek, görmek istiyorsam konseri kendim düzenlemek zorunda kalırım. Bunun esas nedeni, bir sürü caz ve doğaçlama müzik yapan var ama çılgın şeyler yapan (dinlemeyi ve konserlerine gitmeyi çok isterdim) yok. Konser yapılabilecek birçok mekân var ama bu festivaldeki kadar büyük alan pek yok.

Senin tarzın gibi müzik yapan dinleyebileceğimiz başka müzisyenler var mı?
Son bir kaç yıldır bir çok plak şirketi oluştu. Kaset hareketiyle bağlantılı. Bir kaç ilgi çekici müzik şirketi var. Örneğin Psychoplasma var, benim de kasetlerimi koyduğum şirket. Genelde buradaki plak şirketleri büyük sahnelere hitap etmiyor. Bir ya da iki kişiden oluşan kolektifler gibi işliyorlar. Buradaki sahneyi de onlar oluşturuyor.

Sen Polonya’nın dışında da tanınan bir müzisyensin. Polonyalı sanatçılar için yurtdışında tanınan biri olmak çok zor mu?
Gerçekten tam olarak bilemiyorum. Bu tür konuları çok fazla düşünmüyorum. Konserlerimin büyük kısmını Polonya’nın dışında veriyorum. Ama gerçekten bu konu hakkında hiç düşünmedim. Bunun bir uluslarla ilgili mesele olduğunu düşünmüyorum. Plak şirketlerinde olduğu gibi. Psychoplasma, Polonyalı bir plak şirketi ve onlar yurtdışından müzisyenlerin albümlerini de yayınlıyorlar.

Yaptığın müzik dinleyiciye aklında bir çok görüntü canlandırma imkânı sunuyor. Sen kendi müziğini çalarken aklında nasıl görseller canlanıyor? Ya da canlanıyor mu?
Müziğimi kendi kendime görselleştirmiyorum kesinlikle. Müziği dinlerken aklımda herhangi bir görüntü canlanmıyor. Demek istediğim, müziğimde yaratmaya çalıştığım dengeyi görsel olarak hayal edemiyorum. Sinemalar ve sanat filmleri için müzik yaptım. Ama o kesinlikle farklı bir şey. Müziği kendim için yaptığım zaman sadece müzik odaklı oluyor. Sesten fazlasına ihtiyacım yok.

Peki filmlerle aran iyi mi?
Evet diyebilirim. Sinemaya gitmeyeli çok oluyor, çünkü çok uzun süredir internetim var. Çok sık sinemaya gidebilecek kadar param da yok. Ama tabiî ki favori yönetmenlerim var.

Bir isim duymak istiyoruz!
Jim Jarmusch’u severim. Onu herkes sever. Evet, sinemayı seviyorum.