Polonya istilasına hazırlık: Bant Mag. sordu, Rebeka cevapladı!

Perşembe akşamı Nublu’yu nefis canlı performansıyla fethetmeye hazırlanan Polonyalı ikili Rebeka’yı geçtiğimiz yıl OFF Festivali’nde yakalamıştık. Don’t Panic We Are From Poland‘ın İstanbul çıkarmasında Bokka ve Portecho ile sahne alacak elekrtonikadan funk’a bir dolu dans müziği janrının arasında dolanmayı seven Rebeka Skwarek ve Barosz Szczęny ile yaptığımız röportaj burada!

Advertisement

Nasıl bir araya geldiniz? Hikayeniz nasıl başladı?

Rebeka: 2010 yılıydı. İki yıl boyunca kendi solo müziğim üzerine çalışmıştım. Yalnız gerçekleştirdiğim çalışmaların ardından birini davet etmeye karar verdim. Sonra Bartos’un olduğu bir video izledim. Çok yakışıklı görünüyordu ve çaldığı enstrümanlarda ve elektroniklerde çok iyiydi. ‘Belki aradığım adam bu’ diye düşündüm. Bana birazcık yardımcı olabileceğine inanıyordum. Ama buluştuk ve müzik hakkında konuşmaya ve çalışmaya başladık. Sonunda bir anlamda ortak olmuştuk. Şimdi o, Rebeka’yı yaratmış olan adam.

Sanırım ilk tanıştığınızda birçok ortak noktanız olduğunu fark ettiniz. Müzikal anlamda ortak zevkleriniz neler?

R: Bizim durumumuz biraz daha beraber çalmak üzerineydi. Tabii ki ikimizin de sevdiği gruplar var, Radiohead mesela. İkimiz de syntheziser’ları seviyoruz. Kendimize sürekli müzisyenin sahnede kendini harika hissetmesi gerektiğini söylüyorduk. Yapmak istediğimiz şey de buydu. Kendi konserimizden keyif almak istiyorduk. Bu çok önemli ve ikimiz de bunun için çok çalışıyoruz.

Bartos: Başlangıçta kendi fikirleri ve şarkıları üzerine çalışabilecek birini arıyordu. Benim için onun fikirlerine saygı duymak önemliydi.

R: Müzikal bir ilham kaynağıyla ilgili bir durum değildi. Ona gidip bana yardım edeceğini söyledim. Sonrasında ortaya çok fazla ortak noktamız olduğu çıktı.

B: İyi bir iletişimimiz olması önemliydi.

Bildiğimiz kadarıyla bir albümünüz var. Müziğiniz çok hareketli ve etkileyici. Polonya’nın dışından müziğiniz nasıl bir ilgi görüyor?

R: Çok fazla bir ilgi olduğunu söyleyemem. Portekiz’de Disco Texas adlı bir label’la iki single yayınladık. Onlar sadece Portekiz’de değil Avrupa’nın çeşitli yerlerinde de çalışıyorlar. Ama albümümüz Polonya’da yayınlandı ve birkaç kişi bu albüm hakkında bir şeyler yazdı. Ama bana kalırsa çok fazla ilgi yoktu.

B: Avrupa’da bazı festivallerde çalıyoruz, Brighton’da The Great Escape’te çaldık örneğin. Portekiz ve Almanya’da da konserlerimiz oldu.

R: Yurt dışında çaldığımız konserler hep iyi geçiyor ve insanlar keyif alıyor gibi görünüyor. Ama işin medya kısmında pek tanınmıyoruz.

Peki bu Polonya’da yaygın olan bir durum mu? Medya ülkedeki yerel bağımsız gruplara çok fazla ilgi göstermiyor mu?

R: Polonya’da bizden bahsediliyor ama yurt dışında çok fazla yazmıyorlar. Polonya’da sürekli bir ilgi var. Birileri albüm değerlendirmeleri, konser yazıları yazıyor mutlaka. Ama ben yurt dışından bahsediyordum. Yurt dışında tamamen tanınmıyoruz.

Grup isminiz nereden geliyor?

R: Polonya’da ‘Rebeka’ adında bir şarkı var. Rebeka aynı zamanda bir kitapta yer alan bir karakter. Ayrıca bir Brezilya pembe dizisinden bir karakter. Ben de bu ismin çok ağır olduğunu düşündüm. Şarkı da kitap da çok üzücü. Ama aynı zamanda pembe dizideki Rebeka da epey aptal. Yalnız başladığım için ben de bir kadın karakter olmak istedim. Ağırbaşlı olan ama aynı zamanda deli bir yanı da olan bir karakter. Biraz bunları karıştırmak istedim. Benim için ortaya çıkan müzik çok ‘Rebeka’ydı. Daha sonra Bartos katıldı ve onu bir kadın kılığına sokamazdım. Ama ikimizin bir araya gelip üçüncü bir başka kişiyi oluşturabileceğimizi düşündüm. O üçüncü kişi de Rebeka.

Sizin için sırada ne var? Yeni şarkılarınız var mı? Yolda yeni bir albüm var mı?

B: Tam olarak ne olması gerektiğinden emin değiliz. Sonbaharda büyük bir turnemiz var. Sadece Polonya’da olan bir turne. Aynı zamanda yurt dışında da bir turne yapma fikrimiz var.

R: Albümü yayınladıktan sonra yurt dışından bir tur menajeri bulmak için doğru zaman gibi gözüküyor. İki ay önce Köln’de çaldığımızda harika bir konser olmuştu. Bu yüzden daha fazla yurt dışında çalmak istiyoruz. Ayrıca aklımızda bazı şarkı fikirleri var ama bestelemeye daha başlamadık. Biraz dinlenmemiz gerek. Çünkü bu albümde üç yıl boyunca çalıştık. Ama şimdi yeni albüm için kendimi hazır hissediyorum.

Rebeka’nın şarkı sözleri nelerden bahsediyor?

R: Aman Tanrım! Genellikle kendi hayatım hakkında şarkılar söylüyorum ve hayatımdan bazı anılardan ilham alıyorum. Benim için en anlamlı olan şarkı ‘555’ adlı şarkı. Şarkı, dünyada kayıp olmakla ilgili. Hiçbir yere kendimi uyduramadığım, nereye ait olduğumu bulmaya çalışmam ve bulamam hakkında. Ama birkaç kişi bana hayatın anlamını gösterip beni hayata geri döndürüyor. Bunun sebebi de sevgi. Burada olmamızın sebebi de sevgi. Rebeka bunlardan bahsediyor. Bazen üzücü şeylerden ama sonunda umut var, enerji var. Çok fazla güçle birlikte karanlıktan aydınlığa geçiş yapmak gibi.

Röportaj: J. Hakan Dedeoğlu – Fotoğraf: Aylin Güngör

Don’t Panic We Are From Poland presents: Rebeka – Bokka – Portecho etkinliği hakkında detaylı bilgi için buraya tıklamanız yeterli.

The project is organized as part of the 2014 cultural programme celebrating 600 years of diplomatic relations between Turkey and Poland.
http://turkiye.culture.pl/en

Etkinlik, 2014 yılında, Polonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 600. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen kutlamaların kültür programı çerçevesinde gerçekleşmektedir.
http://turkiye.culture.pl/tr