Kariyerinden satır başlarıyla: Rita Payés

İspanya caz sahnesinin genç yıldızlarından Rita Payés, 11 Şubat’ta ilk İstanbul konseri için İş Sanat’ın konuğu olacak.  İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek konser öncesinde, trombon ve vokali gerçekçi bir kırılganlık ve ustalıkla sahnesine taşıyan müzisyenin kariyerinden satır başlarına bir bakış atma zamanı. 


Barcelona yakınlarındaki bir sahil kasabasında, müzikle dolu bir evde doğdu Rita Payés. Henüz 10 yaşındayken trombonla tanıştı ve müzikal kimliğini belirleyen ilk adımı attı. Kısa süre sonra İspanya’nın önemli caz topluluklarından Sant Andreu Jazz Band’e dâhil oldu ve burada yeteneği erkenden fark edildi.

13 yaşında sahneye çıkmaya başladı. Genç yaşına rağmen trombonuyla ve sesiyle hem teknik hem de duygusal bir olgunluk sergiliyordu. İspanyol müzisyen ve orkestra şefi Joan Chamorro’nun spot ışığını genç yeteneklere çevirdiği albüm serisinin dördüncü yayını Joan Chamorro presenta Rita Payés (2015), profesyonel anlamda ilk ciddi kaydı oldu. İkilinin sıradaki ortaklığı Lua Amarela (2016), Payés’in yeteneğinin yanı sıra sanatsal anlamda yön bulma çabasını da yansıtan bir albümdü.

2019’da klasik gitarist olan annesi Elisabeth Roma ile kaydettiği Imagina albümü, NPR tarafından Yılın En İyi Latin Albümü seçildi. Gitar ve vokal uyumu, sade ama etkileyici bir anlatım oluşturdu. Bu koleksiyondaki yalın yorumlar, dinleyiciyi hem Payés’in kökenlerine hem de müzisyenin yeni bir şey söyleme arzusuna yaklaştırdı.

2021’de yayımlanan Como la piel, kariyeri için belirleyici bir eşik olarak anılıyor. Kendi bestelerine yer verdiği bu albüm; sadece bir yorumcu olmadığının, aynı zamanda şarkı yazarı olarak da söyleyecek sözü olduğunun kanıtı niteliğinde. 11 şarkıdan oluşan uzunçalar; Payés’in rotasını çizen caz, Latin, bolero ve klasik etkilerini zarif bir dengenin içinde bir araya getiriyor.

Müzisyeni iyiden iyiye geniş bir kitleyle buluşturan performans, 2022’de Goya Ödülleri töreninde gerçekleşti. C. Tangana ile sahnelediği “Te venero”; cazın inceliği, bossa nova ve Latin tınılarının sıcaklığını harmanlayan Rita Payés’in sadelikten ödün vermeden dinleyiciyi bir duygunun içine çekebilen sahne karizmasının en belirgin örneklerinden biri.

2024 tarihli De camino al camino, tamamı Payés tarafından yapılmış bestelerden oluşan ilk albüm. Önceki işlerine kıyasla daha olgun, daha kişisel ve bir o kadar da duru bir anlatımla karşımıza çıkan bir müzisyen söz konusu. Kimi parçalarda yaylı dörtlüsü, kimi parçalarda daha yalın akustik düzenlemeler ön plana çıkarken Rita Payés yine cazla dirsek temasını koparmadan bir müzikal çeşitlilik yakalıyor. Annesi Elisabeth Roma’nın yanı sıra La Tania, Lucia Fumero ve Toni Vaquer gibi konukların katkılarını da barındıran albümden “Tantas Costas” parçasının stüdyoda çekilen canlı performans klibini de buradan izleyebilirsiniz.

Cazın duygusal derinliğini, Latin ritimleriyle buluşturarak her daim taze duyulan bir anlatım dili kuran Payés, kariyerinin henüz başlarında ama anlatacak çok şeyi olduğu kesin. Avrupa caz sahnesinde uzun yıllar adını duyacağımız müzisyenle İstanbul’da gerçekleşecek heyecan verici buluşma için biletlere buradan ulaşabilirsiniz.