Sezonun fiziksel ortamda gerçekleşecek ilk majör buluşması 77. Venedik Film Festivali’ne günler kala

2-12 Eylül tarihlerinde, her zaman olduğu gibi Lido adasında gerçekleştirilecek Venedik Film Festivali, bu yıl pandemi koşullarına ve dünyada esen değişim rüzgârlarına bağlı olarak kimi değişikliklerle birlikte geliyor. Cate Blanchett’in jüri başkanlığını yaptığı 77. Venedik Film Festivali’nde göze çarpan ilk değişiklik, bu seneki programın star odaklıdan ziyade yönetmen odaklı kurgulanması. Bu da art-house film ve bağımsız yapımlara daha çok destek demek. Festivalle ilgili sevindiren bir diğer detay da yarışacak filmlerin neredeyse yarısının kadın yönetmenler tarafından çekilmiş olması.


Elbette fiziksel mesafelenmeyle beraber gelen kısıtlamalar da söz konusu. 10-19 Eylül’de gerçekleşecek Toronto Uluslararası Film Festivali’ne Avrupa film endüstrisinin salgından dolayı katılmamayı tercih etmesiyle birlikte, Venedik Film Festivali de bu yıl daha çok Avrupa yapımlarına yer verecek. Buradan hareketle bu dönemde düzenlenecek uluslararası festivallerde, festivalin gerçekleştiği kıtanın biraz daha belirleyici olacağı öngörülebilir.

Öte yandan festivalin sanat direktörü Alberto Barbera bu yıl daha mütevazı bir şekilde gerçekleştirmek durumunda kalsalar da filmlerden ve festivalin bölümlerinden minimumda ödün verdikleri için son derece memnun. Barbera, dünyanın geçirdiği zorlu süreçte düzenlenen ilk uluslararası festival olan 77. Venedik Film Festivali’nin anlamlı bir kutlama olacağını ve salgından etkilenen sinema dünyasının geleceği için iyimser bir hava yaratacağını düşünüyor. Barbera ayrıca, COVID -19 konusunda aldıkları bir dizi önlemden söz etti. Festivalde tüm gösterimlerin açık havada olacağını belirten Barbera, festivalin fiziksel mesafeli alanlara daha fazla olanak tanıması için Sconfini Bölümü’nün de bu yıla mahsus olarak festivalden çıkarıldığını açıkladı. Festivale seyahat kısıtlamaları nedeniyle katılamayacak olan isimlerin basın toplantıları da internet üzerinden gerçekleşecek.

77. Venedik Film Festivali ana yarışmasında Altın Aslan için yarışacak filmler şöyle:

In Between Dying, Yönetmen: Hilal Baydarov
Le Sorelle Macaluso, Yönetmen: Emma Dante
The World to Come, Yönetmen: Mona Fastvold 
Nuevo Orden, Yönetmen: Michel Franco 
Lovers, Yönetmen: Nicole Garcia
Laila In Haifa, Yönetmen: Amos Gitai 
Dear Comrades, Yönetmen: Andrei Konchalovsky
Wife of a Spy, Yönetmen: Kiyoshi Kurosawa 
Sun Children, Yönetmen: Majid Majidi 
Pieces of a Woman, Yönetmen: Kornel Mundruczo
Miss Marx, Yönetmen: Susanna Nicchiarelli 
Padrenostro, Yönetmen: Claudio Noce
Notturno, Yönetmen: Gianfranco Rosi 
Never Gonna Snow Again, Yönetmen: Malgorzata Szumowska
The Disciple, Yönetmen: Cahitanya Tamhane
And Tomorrow the Entire World, Yönetmen: Julia Von Heinz
Quo Vadis, Aida?, Yönetmen: Jasmila Zbanic 
Nomadland, Yönetmen: Chloe Zhao 

Sanal Gerçeklik Bölümü artık tamamen çevrimiçi

2017’de festivale eklenen Venedik Film Festivali Sanal Gerçeklik Bölümü’yle ilgili de yeni haberler gündemde. Lido Adası’na çok yakında bulunan ve 15. yüzyılda asla geri dönmemek üzere yollanan cüzzamlı kolonileri barındırmış tarihî Lazzaretto adasında gerçekleşen sanal gerçeklik bölümü, bu yılla birlikte tamamen çevrimiçi platforma taşınıyor. Dünyanın her yerinden ulaşılabilir olacak bölümde, aralarında Koç Üniversitesi’nden Karma Lab’in de bulunduğu pek çok sanal gerçeklik ekibiyle iş birliği yapılarak, üç boyutlu fiziksel mekân deneyimi serileri sunulacak. Burayı ziyaret ederek festivalin sanal gerçeklik bölümü hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz. Ayrıca buradan da sanal gerçeklik bölümüne kayıt olabilir, VR gözlüklerinizi takarak  keyfini çıkarabilirsiniz.

Yazı: Biçem Kaya