Sinemacılardan MUBI’ye ortak bildiri: “Sessiz kalmak, taraf olmaktır!”
Dijital platform, yapım şirketi ve film dağıtımcısı MUBI; İsrail ile bağlantılı Sequoia Capital’den mayıs ayında 100 milyon dolarlık yatırım almasının ardından giderek büyüyen haklı tepkilerle karşı karşıya. Tepkilerin merkezinde, Sequoia Capital’in aynı zamanda Kela adlı İsrail merkezli bir savunma teknolojisi şirketinin de yatırımcısı olması yer alıyor.
Dünyanın dört bir yanından sinemacılar, Filistin İçin Sinema Emekçileri (Film Workers For Palestine) gibi kolektiflerin öncülük ettiği çağrılarla 30 Temmuz’da MUBI’ye açık bir mektup göndermiş; soykırımdan kâr elde eden Sequoia Capital’in kamuoyu önünde kınanmasını, bu şirketin ortağı Andrew Reed’in MUBI yönetim kurulundan çıkarılmasını ve gelecekteki yatırım kararlarında etik politikalar benimsenmesini talep etmişlerdi. İmzacılar arasında Radu Jude, Aki Kaurismäki, Miguel Gomes, Sarah Friedland, Joshua Oppenheimer gibi isimlerin yanı sıra İsrailli yönetmenler Ari Folman ve Nadav Lapid de bulunuyordu.
MUBI’ye tepkisini Türkiye sinema ve televizyon sektörü emekçileri de gösterdi. Sektörden yaklaşık 400 isim, yayınladıkları ortak bildiride; Filistin İçin Sinema Emekçileri’ne (Film Workers For Palestine) desteklerini açıkladı ve filmleri aracılığıyla görünürlük elde eden MUBI’nin, Gazze’deki savaş ve insanlık suçlarıyla bağlantılı bir şirketten yatırım almasını kabul etmediklerini vurguladı.
Mektubun tamamını aşağıda bulabilirsiniz. İmzacıların isimlerine buradan ulaşmak mümkün.
“Bizler, Türkiye’de sinema ve televizyon alanında üretim yapan emekçiler ve sinema paydaşları olarak, kuruluşundan bu yana maddi ve manevi destek sunduğumuz ve bağımsız sinema alanı için varlığını önemli bulduğumuz MUBI’nin, filmlerimiz aracılığıyla elde ettiği görünürlüğü; Gazze’de yaşanan soykırım ve savaşı finanse eden bir şirketle paylaşmasını kabul etmiyoruz.
2025 yazında, küresel sanat sineması platformu MUBI, ABD merkezli özel sermaye şirketi Sequoia Capital’den 100 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Sequoia Capital, İsrail askeri istihbarat mensupları ve Palantir’in eski yöneticileri tarafından kurulan Kela adlı savunma teknolojisi girişimine de yatırım yaptı. Kela’nın, İsrail ordusuna yapay zekâ entegrasyonu sağlayan bir savaş yazılımı sistemi geliştirdiği gerçeği, MUBI’yi bu ekonomik ağın bir parçası ve dolaylı olarak bu suç ortaklığının bir bileşeni hâline getirmektedir. Bu durum, MUBI ile çalışan biz sinema emekçilerini, festivallerden dağıtım süreçlerine kadar emeği geçen tüm sektör bileşenlerini ve platformun varlık nedenini oluşturan izleyicileri doğrudan ilgilendirmektedir. Gazze’de süregiden soykırıma hizmet eden bu ekonomik zincire dolaylı olarak dahil olmak istemiyoruz.
Sinemayı yalnızca bir mecra değil; aynı zamanda bir vicdan, ifade ve adalet alanı olarak görüyor; MUBI’ye Filistin İçin Sinema Emekçileri (Film Workers for Palestine) kolektifinin 9.000’i aşkın sinema çalışanı adına yazılan açık mektubunu ve ardından uluslararası 38 sinemacının yaptığı ortak çağrıyı destekliyoruz.
MUBI’nin bugün aldığı her tutum, yalnızca iş modelini değil, onu var eden sanatçıları, izleyicileri ve kültürel hafızayı da doğrudan etkilemektedir. Gözlerimizin önünde büyük bir insanlık suçu işleniyorken, MUBI’nin sektörden gelen ihtarları ciddiye almasını istiyor, acilen sorumluluk alarak bu korkunç yanlıştan ivedilikle geri adım atmasını bekliyoruz…
Sessiz kalmak, taraf olmaktır!”