Sun Ra Arkestra, Living Sky ve hoş geldin Omni Sound

Kozmik caz öncüsü Sun Ra 1993’te bu dünyadan ayrıldı ancak 50’lerden beri üretimini sürdüren grubu Sun Ra Arkestra ve eşsiz tınılar barındıran Afrofütürist mirası, bugün 98 yaşındaki bir başka efsane, saksafonist Marshall Allen önderliğinde yaşamaya, yeni nesillere ilham vermeye devam ediyor. 


15 Haziran 2021’de Philadelphia’daki Rittenhouse SoundWorks stüdyosunda toplam 19 müzisyenin emeğiyle kaydedilen Living Sky, Omni Sound etiketiyle yayında. Albüm, kolektifin 2020’ye tarihlenen son uzunçaları Swirling’i takip ediyor.

Omni Sound’a hızlı bir bakış

Living Sky, New York ve İstanbul merkezli bağımsız plak şirketi Omni Sound’un ilk yayını aynı zamanda. Omni Sound besteciler, müzisyenler ve birbirinden farklı disiplinlerden gelen sanatçılar ile uluslararası bir ağ oluşturarak; kürasyonu özenle yapılmış, tür kalıplarını kıran, kültürlerarası yayınlar geliştirmek niyetinde. 

Projenin yöneticisi, Sun Ra Arkestra’nın 1990 tarihli İstanbul konserinin organizasyonunda bulunan ve Babylon’un kurucularından olan Ahmet Uluğ. Kendisine, yardımcı prodüktör olarak Palmiyeler davulcusu Rana Uludağ eşlik ediyor. Omni Sound’un isim tercihine ise Sun Ra’nın 1990’daki İstanbul ziyareti öncesinden kalan bir el yazısı not yön vermiş. Sun Ra notta, tüm evrenlerin toplamı olan Omniverse’ün vatandaşları olmaya davet ediyor okuyanları. 

Albüme dair birkaç not

Spiritüel, hipnotik, groove dolu ve şifalı bir sesler bütünü vadeden Living Sky’ın miks ve mastering’ini Grammy ödüllü prodüktör Dave Darlington üstlenmiş. Albümü tanımlayan tüm bu sıfatların görsel karşılığını cömertçe veren kapağı, Black Monument Ensemble’ın lideri olarak da bilinen aktivist sanatçı Damon Locks’un ellerinden. Grafik tasarım Ulaş Eryavuz, animasyonlar ise Bora Genel imzalı.

Temmuzda koleksiyonla tanışmamızı sağlayan, geçmişi 1955’e dayanan “Somebody Else’s Idea”, döngüsel bir melodi etrafında çeşitlenen nefis enstrümantasyonuyla ayaklarımızı yerden kesmişti. Albümden ikinci ve son iştah açıcı olarak yayımlanan “Chopin”de de benzer bir ayin havasını solumaya devam ettik. Adından da anlaşılacağı üzere Frédéric Chopin’in “Prelude in A major, Op. 28 No. 7” adlı kompozisyonunu bir tür detaylandırma girişimi olan parça, sakin bir üflemeli sohbetinin arasından yükselen sade piyano melodileriyle yaptığı zarif bir açılışın ardından, Marshall Allen’ın saksafonundan yayılan ekşi tonlar ve fransız kornosu virtüözü Vincent Chancey’in ağırbaşlı sololarını birbirine karıştırıyordu. Artık koleksiyondan beş yeni kaydı daha dinlemek mümkün.