The Armed, Sex Week ve bu hafta başka ne dinlesek?
Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Tuğçe Hitay, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal
Haftanın yeni müzikleri: The Armed, Sex Week, 3pillie, DEBBY FRIDAY, Baba Sad, Sofia Kourtesis, Shit and Shine, David Boulter, Master Peace, Wisp, IDLES ve dahası…
Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.

ALBÜM: The Armed – THE FUTURE IS HERE AND EVERYTHING NEEDS TO BE DESTROYED
(Sargent House)
Detroit’in çekici post-hardcore kolektifinin altıncı albümü ne ataklarını ne yumruklarını sakınmış. Albüm için Lübnanlı deneysel / post-punk projesi Prostitute ve QOTSA gitaristi Troy Van Leeuwen ile basçı Justin Meldal-Johnsen’ı da kadroya katan ekibe ait albümün kavramsal belkemiğini ise Almancadaki Weltschmerz tabiri oluşturuyor. Kabaca “dünya acısı” anlamına gelen kelimeyle ideallerin yarı yolda bıraktığı varoluşun sancısına konuşan koleksiyonda köşeyi her dönüşte beklenmedik bir şeyle karşılaşmak mümkün. Abartısızca distopik dünyadan türeyen öfkeyi en görkemlisinden bir ses hortumuna dönüştürerek zihni kuşatan sound’u, bu vorteksin duvarlarına işlenmiş türe ters aranjmanlarla beklenmedik tınılar yaratıyor. Cara Drolshagen’in geri vokalleri, synth melodileri, saksafon gibi eklemeler albümün melodikliğine oynarken grup çiğ ama düşünceli, epey de ruhani distortion aşkına kendi özgün tonunu pekiştiriyor.
EP: Sex Week – Upper Mezzanine
(Grand Jury Music)
Brooklyn çıkışlı duo Sex Week ikinci kısaçalarlarına “Bir önceki sefer yaptığımız şeyi nasıl daha iyi yapabiliriz?” sorusuyla yaklaşmış. Geçen sene yayımlanan ilk projelerini bir haftada kaydedip çok beklemesine izin vermeden yayımlayan ikili, Upper Mezzanine’in yazım ve kayıt sürecinde biraz daha emin adımlarla ilerlemiş. Vokalist Pearl Amanda Dickson şu an dünyanın hâliyle ilgili duyduğu korkunun yeni EP’ye ister istemez sızdığını söylüyor. Bu korku beş şarkılık kısaçalarda bazen soğuk gitar ve synth seslerinden, bazen Dickson ve partneri Richard Orofino’nun tutsak edici vokallerinden, bazen de sözlerinden dinleyiciye geçiyor. Sex Week’in önceki işlerinden biraz daha pop tınılarına da eğildiği iş yarım saatten az süresinde neredeyse elle tutulur, sinematik bir evren inşa ediyor.

TEKLİ: 3pillie – HOLLUP!
(DB Music)
Çok yönlü müzik insanı, multienstrümanist, MC, proüdktör ve besteci 3pillie, ne mutlu ki bu aralar daimi bir üretim ve paylaşım hâlinde. 2025’teki üçüncü yayını olan “HOLLUP!”, yine tüm enstrümanlarını bizzat çalıp kaydettiği bir groove yağmuru. Kalp atışlarını hızlandıran davul – bas yürüyüşü ve melodik vokallerinin yarattığı coşkunun ardından parça yavaş yavaş katmanlarından sıyrılıp yalın bir piyano partisyonu ile finiş çizgisine ulaşıyor. Dinlediğiniz şarkı, RELAPSE PREVENTION adlı 3pillie albümünün yaklaşmakta olduğunun da habercisi.
ALBÜM: Wisp – If Not Winter
(Music Soup / Interscope Records)
Natalie Lu, 2023 yılında bir gece TikTok’ta “Your Face” şarkısıyla shoegaze sularına etkili bir iniş yapmıştı. Wisp adıyla hazırladığı ilk albümü If Not Winter çıkış teklisi “Sword” ile ipuçlarını vermişti aslında. Sakin ve dalgalanan salınımlarla keskin ve metalik sesler arasında dolanan albüm, mırıldanan vokaliyle cesaret isteyen yüzleşmelerin hikâyesini anlatıyor. Bunu yaparken bazen elinde sihirli değneği olan bir peri, bazen tüm her şeyi yıkmaya hazır biri Wisp.

ALBÜM: OK Cool – Chit Chat
(Take A Hike Records)
Chicago çıkışlı ikili OK Cool’un 2023 tarihli ilk albümü fawn 20 dakikanın altındaki bir sürede alternatif rock ve emo-pop türlerinde gezinen referanslarını enerjik ve parlak bir formda harmanlıyordu. Yeni albüm Chit Chat’te de OK Cool’un coşkulu, enerjik melodileri ve gitarların birbirine dolandığı, katman katman açılan bir yapı söz konusu. 90’lar alt-rock’ından, modern Midwest emo’suna uzanan bir ses manzarasında; kimi zaman içinden çıkamadığı duygu düğümlerini gitar pedallarıyla çözüyor kimi zaman ise daha içe dönük, folk esintili anlarla baş başa kalıyor. İkili, bu albümle birlikte lo-fi estetiğini bırakmadan daha büyük şeyler söylemenin bir yolunu bulmuş gibi.
TEKLİ: Blake Mills & Pino Palladino – Contour
(New Deal / Impulse!)
Yetenekli gitarist Blake Mills ve bas efsanesi Pino Palladino’nun 22 Ağustos’ta gelecek ortak albümlerden ikinci tekli “Contour”, yılın bitmesine aylar olmasına rağmen sene sonu listelerine en tepelerden girecek zaman dışı bir albüme tanıklık edeceğimiz hissini güçlendiriyor. Oldukça hareketli, Afrika’ya selam çakan “Taka”dan sonra yeni tekli çok daha sakin; akustik arpejlerin, perküsyonların, perdesiz gitarların özenle ördüğü bir güzellik. Blake Mills sosyal medyada “Gitarın akor düzenini kim bulacak?” diye meydan okurken! biz keyfini çıkaralım. Albümü de heyecanla beklemeye devam ediyoruz.

TEKLİ: Baba Sad – Sonsuz Gece
(Hexe Music)
Yağız Nevzat İpek, Efe Sanlav ve Dehan Kılınçarslan’dan oluşan Baba Sad, ilk EP’si Öfke Hediye öncesinde yayımladıkları ilk tekliyle karşımızda. Canlı bir kayıt olan “Sonsuz Gece”, pes perdeli bir haykırış gibi duyulan vokali ve altında ağır ağır ilerleyen bas–davul hattıyla, üçlünün hem çiğ hem de oturmuş kimyasının göstergesi. Bol gürültülü gitarların yalın ama etkili dokunuşlarıyla şekillenen bu karanlık punk parça, sözleriyle de sound’u kadar doğrudan ve sert.
TEKLİ: Yazmin Lacey – Two Steps
(AMF Records)
R&B, caz ve pop ekseninde üretimlerini sürdüren Nottingham çıkışlı vokalist Yazmin Lacey, geçtiğimiz yıl Ezra Collective’e eşlik ettiği “God Gave Me Feet For Dancing” ile gündemimizdeydi. Sırada yeni bir albüm var, ismi Teal Dreams ve yayın tarihi 24 Ekim. İngiliz müzisyen yeni teklisini şu sözlerle detaylandırıyor: “‘Two Steps’, sınır çizebildiğim ânın sesi; keskin, tavizsiz ve çoktan gelmesi gereken bir çıkış. Her iki tarafın da uyumsuz olduğu, birbirinin ayağına bastığı ve sınırları zorladığı toksik bir ilişkinin ritmi. Bir seçenek gibi muamele görmekten, öncelik yerine arka plana atılmaktan ve uzun süre fazla şeye göz yummaktan doğan bir hayal kırıklığından çıktı.”

EP: Domo Genesis & Graymatter – WORLD GONE MAD
(Things Happen Records)
Inglewood çıkışlı eski Odd Future’cunun şıp diye bitiveren 10 dakikalık kısası dingin ve gözlemsel bir EP. Geçen yılki stüdyo albümü What Don’t You Get?!’i takip eden WORLD GONE MAD’de camiaya varlığını cool bir edayla tekrardan hatırlatan Dominique Marquis Cole’a sofistike beatleri ve nostaljik sample’larıyla eşlik eden prodüktör Graymatter da analog enstrümantasyonu ve bu sefer daha beat hassasiyetli duruşuyla yakaladığı ılık atmosferi pekiştirmiş. Boom bap ritimlerle, kicksiz düzenlemelerle sakin bir hip hop çıkartması. Ön tekli “Weezy Face” ve Los Angeles’ın kimi alternatif kent sembollerine yer veren samimi klibi için hemen şuraya.
TEKLİ: Master Peace – Shake Me Down
(Speedy Wunderground / GRGDN Müzik)
Londra çıkışlı Master Peace, indie rock ile pop punk arasında sık sık hat değiştiren diskografisine yeni bir tekli daha ekledi. Dan Carey’nin (Wet Leg, Fontaines D.C., Kae Tempest) prodüktörlüğünde şekillenen parçanın parlak gitarları ve dans pistinden ödünç alınmış groove’u ön planda. Funk tonlarıyla besleniyor ve, Master Peace’in karakteristik enerjisini cilalıyor. “Shake Me Down” ve önceki tekli “Harley” gelecek bir albümün habercisi mi, henüz beklemedeyiz.

ALBÜM: Shit and Shine – Please Bring Cool Friends
(Bağımsız)
Şapkasından ne zaman ne çıkacağını kestirmenin pek kolay olmadığı Shit and Shine’ın sonn numarası tam anlamıyla bir ritmik uzun metraj; 3 saat 13 dakikayı bulan bu deneyim, 35 şarkıdan oluşuyor. Minimal tekrarların içinde öyle bir yoğunluk var ki her bir loop bir sonraki tuhaf vurguyla çatılıyor ve algıyı tazeliyor. Bu kadar uzun olmasına rağmen albüm baştan sona kesintisiz bir döngü; tıpkı diyalogsuz ama konuşan uzun bir performans gibi. “Ciddiye alınmayan ama dikkate değer” bir ayin demek mümkün. Dinlemesi hem yorucu hem büyüleyici. Geleneksel albüm yapısını yerle yeksan eden bir deney, zaten “cool arkadaşlar”ı davet etmek için böyle bir şey lazım değil mi?
TEKLİ: Schnieke – Schnieke Tallava
(Asphalt Tango Records)
Berlin merkezli üçlü Schnieke, geçtiğimiz yıl dijital platformlarda yayımladıkları ilk albümü Hediye ile uluslararası festivallerde kendilerine yer bulmaya başlamıştı. Müziği en iyi “Anadolu elektroniği” olarak tanımlanabilecek Schnieke, kültürlerarası öğeleri electro-funk tınılarıyla harmanlayarak özgün bir müzikal kimlik yaratıyor. Ekibin 2025’te paylaştığı ikinci tekli olan “Schnieke Tallava”, adını Kosova’daki Roman topluluğunda doğan Balkan müziğinden alıyor. Parça, bu estetiğin saf ve duygusal ritminden ilhamla yazılmış.

EP: David Boulter – Whitby
(The Spoken World)
“Whitby ile Sandsend arasında, neredeyse ıssız bir sahilde oturmak beni gerçekten etkiledi. Mutlak güzellik ve bunun ne kadar yabancı göründüğü… Işığın kayalara vurma şekli, sahile dağılmış hâli; dalgaların çarpması… İnsan hayatının yok olduğunu hayal ettim.” Tindersticks üyesi David Boulter, İngiltere’nin Kuzey Yorkshire kıyılarından Whitby ile sesleniyor. EP, bir boşluğu paylaşıyor ama öznesi var olmak. Rüyadaymış gibi hissettiren ambient dokularıyla doğanın geri çağırdığı bir benliği hatırlatan kısaçalar, kapitalist değerlerin sürüp gittiği dünyanın huzurlu bir yerine ayak basmış gibi hissettiriyor.
ALBÜM: DEBBY FRIDAY – The Starrr of the Queen of Life
(Sub Pop)
Toronto’da yerleşik DEBBY FRIDAY, The Starrr of the Queen of Life ile pırıl pırıl ışıldıyor resmen. İsmini antik Babil’deki astrolojik bir hikâyeden alan, 2023 yılında çıkardığı ilk albümü Good Luck’ın devamı bu 10 parça, elektronik seslerin içerisinde pişen hip hop ve pop etkileriyle çılgın ve hiçbir utangaçlık kırıntısının bulunmadığı dans pistlerini dolduruyor. Şehvetli ve coşkulu synthleriyle nefes nefese bırakan koleksiyon korkusuz bakış açısıyla terleten bir kaçış yeri.

TEKLİ: The Streets – Brave St Andrew
(Mike Skinner Ltd)
Mike Skinner’ın Amazon Prime’da yayımlanan Built in Birmingham: Brady & The Blues. belgesel serisi için Birmingham FC ve memleketine adadığı tekli, konsepte yaraşır kıvamda. Senfonik düzenlemeler, gözdağı veren ritmik kurgu ve cesaretlendirici dizelerle dramada zirve yaşatan tekli, takımın Tom Brady’nin tartışmalı himayesinde sezon boyunca geçirdiği dönüşümünü aktaran yapım için yapılmış, nezih bir epik. Teklinin çimen üstü, otel odası, bunun küvet banyosu veya tatil teknesi gibi abes mekanlarda gerçekleşmiş kayıt sürecini konu eden making of videosunu ise şöyle bıraktık.
ALBÜM: Emily Hines – These Days
(Keeled Scales)
Folk sahnesinin yeni seslerinden Emily Hines’ın ilk albümü These Days sakin ve yumuşakça melankolik, nostaljik ve içgörü sahibi dünyasını yaratıyor. Akustik gitarı ve Hines sağlam bir güç kalkanı oluştururken müzisyen aynı zamanda da kendine karşı olan dürüstlüğü ve hayatına tuttuğu aynayla yumuşak karnımızdan vuruyor. Narin vokalleri rüzgârda uçan bir yaprağı andırırken müzisyenin tercih ettiği biraz pürüzlü ve işlenmemiş ses dünyası albümü çok gerçek ve hayatın içinden bir düzleme oturtuyor.

EP: Sofia Kourtesis – Volver
(Ninja Tune / GRGDN Müzik)
Electronica’nın yeni gözdelerinden Perulu DJ ve prodüktör Sofia Kourtesis, 2023’teki çıkış albümü Madres’in başarısını yeni EP’siyle taçlandırmayı başarıyor. Son 10-15 yıldır özellikle Berlin kulüplerinde adını duyuran yetenekli isim, 2023’te Ninja Tune bünyesine geçtikten sonra artık büyük liglerde diyebiliriz. Girişteki “Corazón” ve kapanıştaki “Sisters” ile Madres’teki sounduna bir selam çaktıktan sonra Daphni ile ortak kotardığı “Unidos” ile ritmi yükseltiyor, Haçienda dönemi soundlarını hatırlatıyor. Albümün yıldızı ise Latin havalarının domine ettiği ve Perulu hemşerisi Miguél Ballumbrosio’nun konuk olduğu “Ballumbrosio” olmalı. Kourtesis’in elini attığı her şey altın olmuyor belki ama günümüz dans müziğine katkısının göz ardı edilemeyeceği de bir gerçek.
ALBÜM: Skee Mask – E
(Bağımsız)
Her yıl en az birkaç iş yayımlamasına alışık olduğumuz Alman elektronikçi Skee Mask, 2025’te şu âna kadar suskundu. E, onun 2022’de başladığı alfabetik toplamalar serisinin beşincisi. 2016-2021 yılları arasında kaydettiği işlerden oluşmakta. En büyük numarası mastering işleminden geçmemiş olmaları. Bu da kesinlikle daha rock’n’roll bir hava katıyor şarkılara. Ambient işlerin yanı sıra Skee Mask’ten duymaya alışık olduğumuz drum & bass tatları da mevcut. Özellikle Aphex Twin severlerin kendilerini yakın bulacakları şarkılar içeriyor. Günümüzün elektronik müzik dahilerinden biri, ne yapsa üst kalite oluyor zaten.

ALBÜM: Rumbo Tumba – Cordillera Latiendo
(Bağımsız)
Rumbo Tumba, yeni albümü Cordillera Latiendo ile And Dağları’nın eteklerinde sesli bir yolculuğa çağırıyor. Arjantinli müzisyen Facundo Salgado’nun imzasını taşıyan proje, Güney Amerika folklorunun kökleriyle psikedelik tınıları buluşturuyor. Hem doğaya hem içe doğru akan bir müzik bu; ezgiler aracılığıyla bir yandan manzaraların güzelliği, bir yandan da içsel bir keşif anlatılıyor. Albümde TOCH, Delia Montanha ve Santiago Andersen gibi konuklar da müziğe kendi renklerini katıyor. Bu yolculuğun bir de aynı adı taşıyan, büyülü gerçekçilikle bezeli kısa filmi var. Albüm 1 Ağustos’ta yayımlandı, film de yakınlarda izleyiciyle buluşacak.
TEKLİ: IDLES – Rabbit Run
(Protozoa / Partisan Records / GRGDN Müzik)
90’lar New York punk sahnesinden ilham alan yeni Darren Aronofsky filmi Caught Stealing için IDLES tarafından bestelenen müziklerden ilk tadımlık. Grup aynı zamanda Rob Simonsen’in ellerinden çıkan film müziklerini de yorumlamış. Albümde ayrıca Junior Marvin’in yazdığı ve The Clash’in 1977 tarihli ilk albümünde seslendirdiği “Police and Thieves” parçasının bir cover’ı da yer alacak. “Rabbit Run”ın lirik videosu da burada.