“Chernobyl”, Hollywood’un kendi nükleer felaketi “The Conqueror”ı hatırlattı

2019’a damgasını vuran “Chernobyl”, Hollywood tarihinin en büyük felaketi olarak anılan, film ekibinden aralarında ünlü oyuncular John Wayne ve Susan Hayward’un da bulunduğu 46 kişinin hayatına mal olan “The Conqueror”ı da gündeme getirdi.

Görsel: Sadi Güran

Başarısızlığından ötürü “lanetli” olarak anılan, çokça eleştirilen ve alay konusu haline gelen 1956 yapımı Dick Powell filmi The Conqueror’ın asıl laneti seneler sonra ortaya çıktı. Amerikan ordusunun 1950’lerin başında nükleer denemeler yaptığı Utah çölündeki test merkezinin yakınında çekilen The Conqueror, 220 kişilik ekibinden 92 kişinin kanser olması ve aralarında yönetmen Powell, ünlü oyuncular John Wayne, Susan Hayward ve Pedro Armendáriz’in de bulunduğu 46’sının ölümüyle sonuçlandı. (Armendáriz, teşhis konduktan sonra bu acıyla yaşamak yerine intihar etmeyi seçmişti.) Hollywood’un en kötülerinden biri olarak anılan ve gerçek anlamda en lanetli filmi olarak tarihe geçen The Conqueror, Mongol lideri Timuçin’in Cengiz Han’a dönüşme sürecini ele alıyordu ve Türkiye’de Hakanlar Çarpışıyor adıyla gösterildi.

“The Conqueror”

Yayını ertesi IMDb’nin en çok puan alan diziler listesinde birinci sıraya yerleşen Chernobyl dizisi, insan eliyle gerçekleştirilmiş en büyük felaketlerden biri sayılan patlamayı ve ardından yaşananları aktarıyor. Dizide Jared Harris’in canlandırdığı Valery Legasov’u, halktan saklanan bilgilerle ilgili şu sözleri söylerken izliyoruz: “Söylediğimiz her yalan, gerçeğe borçlanıyor. Er ya da geç bu borç ödenir.” 1950’lerde sette maruz kalınan ağır radyasyon nedeniyle ileride ölüm saçacak The Conqueror da bu karmayı kanıtlayan tarihî bir örnek.

Jared Harris, “Chernobyl”

Çernobil felaketinin yaşandığı 1986 yılından 30-35 yıl önce, Amerika’nın nükleer deneylerinin yapıldığı Nevada Test Merkezi, 100’ü aşkın nükleer silah bulundurması ve bunlarla yapılan büyük çaplı deneylerle gündemdeydi. Metrelerce yükselen bulutlar ve civarda esen güçlü rüzgârlar sebebiyle radyoaktif maddeler, Utah çölüne kadar taşındı. The Conqueror filminin yapımcısı Howard Hughes ve ekibi, test merkezinden yüzlerce kilometre ötede olan bu çölün deneylerden etkileneceğini düşünmedikleri için filmi burada çekmeyi uygun gördüler. Hatta daha da fenası Hughes, Utah’da çekimlerin tamamlanmasının ardından çekimlere aynı ortamda devam edilebilmesi için Hollywood’a tam 60 ton radyoaktif kum taşıttı. Bu kararların yol açtığı felaket ancak yıllar sonra, ekipte ardı arkası kesilmeyen kanser teşhisleriyle anlaşıldı. Daha sonrasında yapılan araştırmalar, bölgenin 2007 yılına kadar radyasyon etkisinde olduğunu ortaya çıkardı.

Önce akciğer kanseri teşhisi konan ve tedavisine başlanan John Wayne, 1979’da mide kanserinden dolayı hayatını kaybetti. Kendisi hastalığını günde beş-altı paket sigara içme alışkanlığına bağlamıştı ama ünlü aktörün iki oğlunda da The Conqueror setini ziyaret ettikten sonra tümör bulunması, bu tezi çürütür nitelikteydi. Susan Hayward ise film kariyerine hız kesmeden devam ederken The Conqueror çekimlerinden 18 yıl sonra beyin kanserinden hayata veda etti. Birbirini takip eden ölümlerin bir tesadüf olmadığını fark eden yapımcı Hughes, filmin burada çekilmesine karar veren kişi olduğu için duyduğu suçluluk nedeniyle 12 milyon dolar karşılığında filmin yer yüzündeki tüm kopyalarını satın aldı.

(Yazı: Cansu Çubukçu)