The Paper, Dreams ve bu hafta başka ne izlesek?

Yazı: Burcu Teker

Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde The Office’in yolu gözlenen spin-off’u The Paper, Dag Johan Haugerud üçlemesinin son halkası Dreams, Mark Ruffalo başrollü suç dizisi Task ve çok daha fazlası yer alıyor. 


The Paper (Peacock, 4 Eylül)

Nedir: Yıllardır “Dönüyorlar!”, “Hayır, şaka yapmışlar!”, “Galiba özel bir bölüm için bir araya geliyorlar!”, “Yok, yine yalan haber yapmışlar!” gibi heyecan ve isyan dalgaları ile gündeme gelen The Office, bir mokümanter spin-off dizisiyle anıları canlandırmaya hazır. The Paper, kurgusal kâğıt şirketi Dunder Mifflin’in Scranton şubesini yıllarca kayıt altına alan belgesel ekibiyle yeniden buluşturuyor.

Neye benzer: John Morton’ın, 2012 Londra Olimpiyatları’na hazırlanan Olimpiyat Teslim Komitesi’ndeki görevlileri takip eden BAFTA ödüllü projesi Twenty Twelve ve BBC yönetimini tiye alan sequel’i W1A.

Kimler var: Orijinal serinin ardındaki isim olan Greg Daniels’ın Nathan for You yazarlarından Michael Koman ile güçlerini birleştirdiği, yıllar sonra yeni bir proje için kolları sıvayan ekibi izleyen yapımda başroller Sabrina Impacciatore ve Domhnall Gleeson’a emanet edilmiş. Oyuncu kadrosunda Chelsea Frei, Melvin Gregg, Gbemisola Ikumelo, Alex Edelman, Ramona Young ve Tim Key gibilerini görüyoruz.

Drømmer / Dreams (Vizyon, 5 Eylül)

Nedir: 75. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’ya uzanan Dreams, Norveçli sinemacı Dag Johan Haugerud’un arzu, kimlik, insan ilişkileri ve sosyal normların karmaşıklığı üzerine eğilen üçlemesinin son halkası. Sex ve Love’ın ardından gelen filmde, romantik idealler ile gerçeklik arasında sıkışan Johanne’in anne ve büyükannesinin eline, genç kadının hissettiklerini kâğıda döktüğü günlüğünü okuma fırsatı geçiyor. Yazılanların içeriği ilk başta şok etkisi yaratsa da göz bebeklerinin edebi potansiyelinin azımsanacak türden olmadığında hemfikir oluyorlar. Johanne’in kendini keşfetme, aşk ve cinsellik gibi çetin duygularla yüzleşmesi ise filmin bel kemiğini oluşturuyor.

Neye benzer: Yaratıcısı Mae Martin’in tanımıyla “hayatın kendisi gibi hem komik hem yürek parçalayıcı ve zaman zaman bütünüyle tuhaf” ödüllü seri Feel Good.

Kimler var: Senaryo ile birlikte reji sorumluluğunu da Haugerud üstlenmiş. Başrolleri paylaşan isimler Ella Øverbye, Selome Emnetu, Ane Dahl Torp ve Anne Marit Jacobsen. Görüntü yönetmeni koltuğu ise Sex ve Love’da olduğu gibi yeniden Cecilie Semec’e bırakılmış.


Bunlar da var! 

Task (HBO Max, 8 Eylül)

Pandemi günlerine bir güneş gibi doğan Mare of Easttown’un yaratıcısı Brad Ingelsby, aynı janrın farklı tınısındaki yeni mini draması ile geri döndü. Tekrardan Pennsylvania’dayız ve tıpkı Kate Winslet’in Mare Sheehan’ı gibi Mark Ruffalo’nun hayat verdiği FBI ajanı Tom da alkol ve ikili ilişki problemlerinden muzdarip. Görünüşte şüpheye mahal bırakmayan aile babası Robbie (Tom Pelphrey) esaslı bir hırsızlık çetesi kumanda ederken biz de Tom önderliğindeki özel birim ile peşlerine düşüyoruz oturduğumuz yerden. Kadroda göze çarpanlar Silvia Dionicio, Emilia Jones, Fabien Frankel, Alison Oliver, Jamie McShane.

Highest 2 Lowest (Apple TV+, 5 Eylül)

Akira Kurosawa’nın 1963 tarihli ikonik suç – gerilim filmi High and Low’un modern yorumu, Denzel Washington ve Spike Lee’yi beşinci kez bir araya getiriyor. New York’un acımasız mahallelerinde fink atıyoruz bu kez. Müzik dünyasının kodamanlarından, “sektörün en iyi kulağı” lakaplı David King (Denzel Washington) ve şoförü Paul (Jeffrey Wright), ahlaki açıdan zorlayıcı bir fidye komplosuna karışıyor. Kadrodaki diğer isimler arasında A$AP Rocky, Ice Spice, Ilfenesh Hadera, Wendell Pierce var.

Pokémon Concierge – 2. sezon (Netflix, 4 Eylül)

Tropik ada yerleşkesi Pokémon Resort’ta çalışan Haru’nun, Pokémon misafirleri ile ilgilenirken başından geçenleri ve adım adım benliğini keşfetmesini takip eden, The White Lotus x Pokémon titreşimli stop-motion animasyon serisi. Hit animeyi cazip kılan nostaljik sadelikteki çekim tekniğine yakın konumlanmasıyla olumlu eleştirileri toplayan serinin yeni sezonunda Haru yerleşkedeki hayatına henüz uyum sağlamışken dengesini bozan eski partneri Kent beliriveriyor bir anda. Baş karakterimizin adada öğrendiği problem çözme yöntemlerini kendi meselelerine uygulayıp uygulamayacağı da anlatının genel atmosferini belirliyor. Tema müziği Tatsuro Yamashita’dan “ONOMATOPOEIA ISLAND”.

The Conjuring: Last Rites (Vizyon, 5 Eylül)

2025’in ilk günlerinden bu yana hâlâ yeterince korku filmi izlemediğini düşünenler varsa, gerçek olaylardan esinlendiği iddiasındaki franchise “Ben de buradayım!” diyor. Bu hafta şahitlik ettiğimiz geri dönüşlerden bir diğeri olan, paranormal hadiselerin aranan yüzleri Ed – Lorraine Warren, 1986 Pennsylvania’sında kendi yağında kavrulan Smurl ailesine musallat olan şeytani gücün peşinde. Vera Farmiga ve Patrick Wilson, The Conjuring serisinin dördüncü ve final filmi için tekrar buluşmuş. Michael Chaves’in dümende olduğu yapımın tüyleri diken diken eden işitsel dünyası da Benjamin Wallfisch tarafından şekillendirilmiş.


The Runarounds
Gözden kaçmasın

*Wednesday – 2. sezon 2. kısım (Netflix, 3 Eylül)

*The Walking Dead: Daryl Dixon – 3. sezon (AMC, 7 Eylül)

*The Runarounds (Prime Video, 1 Eylül)


Dope
Hâlâ izlemediyseniz

*Başlangıçlar (TV+, 26 Ağustos)

*Dope (Netflix, 1 Eylül)

*RRRrrrr!!! (Disney+, 5 Eylül)