Yeni yıl hediyeleri dağıtıyoruz!

Bant Mag.’ın (geleneksel) yeni yıl hediyesi yarışmaları sürüyor! Yılbaşına kadar her gün soru soruyor, gelen cevaplardan seçtiklerimizin sahiplerine farklı hediyeler dağıtıyoruz. Bugünün yarışmaları aşağıda devam ediyor, önceki günlerin yarışmalarının kazananları ve verdikleri yanıtlar ise sayfanın aşağısında. Katılan herkese çok teşekkürler!

31 ARALIK PAZARTESİ

2018’in son hediyesi Aylin Güngör’ün Bant Mag. Yayınları’ndan çıkan This Magical Depression fotoğraf kitabı ve şapkası! Bugünkü soruyu da özellikle sona bıraktık:

2018’de duyduğun en iyi espri ya da 2018’in en komik anı sana göre neydi?

Cevaplarınızı gece yarısına kadar (00.00) bant@bantmag.com adresine bekliyoruz.
Gelenler arasından seçilen ve hediyeyi kazanan cevaplar, yarın öğlen Bant Mag. sosyal medya kanallarından yayınlanacak.

ÖNCEKİ GÜNLERİN KAZANANLARI

30 ARALIK PAZAR – 3 YARIŞMA, 3 HEDİYE (Sona ermiştir.)

Soru: 2010’ların son senesine giriyoruz. İleride 2010’ların hangi özellikleriyle hatırlanacağını düşünüyorsun?
Ödül: Gözyaşı Çetesi plağı

“Selam Bant Mag.

Ben 2010’ları zıtlıkların on yılı olarak hatırlayacağım galiba. Mesela tam bu teknoloji nereye gidiyor, uzay çağı falan derken her yeri bir “vintage” olayı sardı. Yeniden öyle tiksindik ki eskiyi popüler yaptık. Kötü müzikten bıktık derken türlü güzel alternatiflere boğuluverdik. Sanatı kısıtladılar biz kısıtı sanat yaptık. Tam anlamıyla hem güldük hem ağladık. Beyoğlu’nu bitirdiler, Kadıköy’ü ördük. Gezi’de en güzel rüyayı sonrasında türlü kabusları gördük. Hem öldük hem direndik. Birlikte güzeldik.” – Ece Balekoğlu

Soru: 2018 istediğin zaman ziyaret edebileceğin bir yer olsa neresi olurdu?
Ödül: Gaye Su Akyol – İstikrarlı Hayal Hakikattir CD’si ve çantası

Selam Bant,

Küçük bir şehirden izmir’e üniversite için taşındım. Şehirdeki 4. yılımdayım ve 2018’in son 3-4 aylık döneminde İzmir Karaca Sineması’nı ve beraberinde Başka Sinema’yı keşfettim. Kendi halimde bağımsız sinemayı Mars-mafya grubunun arthouse’a “serpiştirdiği” filmlerden ibaret sanar iken böyle bir keşif heyecan kattı hayatıma. 4 senedir bundan bihaber film koşturduğuma üzülmekten ziyade keşfin verdiği keyfi yaşıyorum. Hal böyle olunca 2018 benim için kesinlikle Karaca Sineması olurdu. Emeği geçen herkese burdan sarılıyorum. – Ziya Dedebaş

Soru: “2019’da ben” temalı fotoğraf/meme/çizim/kolajlarınızı bekliyoruz!
Ödül: Ahmet Kenan Bilgiç’in Sarmaşık filmi soundtrack plağı

LLL

– Batuhan Erdoğan

29 ARALIK CUMARTESİ GÜNÜ YARIŞMASI (Sona ermiştir.)
Soru: 31 Aralık gecesi kozmik bir kriz çıksa ve zamanın akışı kaysa, 2019’a değil de hangi yıla girmek isterdin? Neden? 
Ödül: 5 kişiye April Yayıncılık’tan kitap.

bant2012

Soruya oldukça etkileyici yanıtlar aldık ve nihayetinde bu beş senaryoda karar kıldık. 

“1987 yılına yeniden girmek isterdim. 11 yaşındaydım, ilkokul beşinci sınıfa gidiyordum ve bir süredir ortalarda dolaşan bir haber nedeniyle heyecandan ölüyordum. 1987 Şubat ayında müthiş bir dergi çıkacaktı. Posterleriyle, çıkartma ve ekleriyle hem de Türkçe bir müzik gençlik dergisi: Blue Jean.
Ben tabii hemen ilk sayıdan itibaren satın almaya başladım. Odam tamamen posterle, kitap ve defterlerim çıkartmalarla kaplandı. Michael Jackson’ın tam boy posteri, La Isla Bonita’nın çevirisi duvarda dünyamı büyütüyor, bana hayatın küçücük mahallemizden ve taşranın küçük şehri Isparta’dan taşabileceğini sezdiriyordu.
Unutulmaz bir yıl oldu. Heyecanım dinmedi hiç sonra.” – Boray Biçer

“Zaman kayması sonucu 2919’a girmek isterdim. Çünkü sonsuzdan bir önceki galaksiye ulaşılmış. Bütün türler ve formlar sonrakinin peşinde. Türler arası geçiş serbest. İster balık, ister cadı, gaz ya da zihinsel bir varlık gibi takılabiliyorsun. Hislere göre uzmanlaşmış gezegenler var, tanımlanamayan bir sürü his bulunmuş ancak içine girince duyulan.
Dünya kayıp, efsane olduğu düşünülüyor, bir grup insan peşinde.
3023 hedefi Dünya’yı bulmak ve yeniden inşa etmek. Selamlar, sevgiler.” – Sevinç Özkan

“2121’miş yıl. Şans eseri tam iyi ve incelikli insanların Dünya’yı tamamen bırakıp başka bir gezegene gideceği yıla gitmişiz. Birtakım kötülük ve kabalıkları geride bırakıp hoop uçuyoruz birkaç Dünya’dan ve insanlıktan ümidini kesmiş canlı.
Eski bir zamana gitmedim çünkü nostaljiyi ben de sevsem de geçmişte zulümsüz bir yıl olmadığını da biliyorum. Mecburen umudumuz gelecekte. ✌” – Feyzanur Yılmaz

“2005 yılına girmek isterdim. Bol bol kaçırdığım Cemiyette Pişiyorum konserlerine giderdim. Bir de ne yapıp ne edip Kadıköyde bir pilavcı açardım. 2018’e gelene kadar işler kesin büyürdü…
Sevgiler” – Burak Aktaş

“Çok abartmış olmak istemem ama ben şöyle ilkçağlara doğru bi gitmek isterim. Bergama taraflarına, felsefenin yeni pıtıklanan çiçek gibi ordan oraya sıçradığı dönemlere. İnsanların algılarını kirleten bir sürü beyin yorucu, ruh boğucu aktiviteden yoksun ama bol düşünmeli, bol sorgulamalı güzel mi güzel zamanlar. Nedeni de şöyle ki, her türlü olayda çıtayı en tepeye çıkaran yaygaracı tipler yok ilk olarak. Mutlu olmak tatmin olmanın arkasında üvey evlat gibi boyun  büküp oturmuyor. Tatmin duygusu için ekstra bir telaş, çaba da yok. Herkes “şarap içem, düşünem” kafasında. Kısacası “öz”ün hakettiği değeri bulduğu zamanlar. Tam da benim istediğim gibi. Şeyler de yok mesela, insanlığın oluşturduğu zevkler ve renkler deryasındaki varyasyonun kökünü kurutan, tüm renkleri silip illede kendi boyasını çekmek isteyen duvarlara, işte o saygısızlar da yok o dönemde. Kısacası sevgili bant mag., ben kimsenin herkesten farklı olan “öz”ünü, onu biricik yapan taraflarını unutmasını istemiyorum. Herkes içindeki inciyi korusun istiyorum. Böylece dünya resminde, ressamların gece gündüz boyaları karsalar dahi ulaşamayacakları kadar güzel renklere sahip olsun ve benim de renkli mi renkli bir resmim olsun. Onun için sanırım, o ihtimaller dahilindeki kozmik kriz benim için unutulmaz bir hediye olur. Sevgiler.” – bilge etc.


28 ARALIK CUMA GÜNÜ YARIŞMASI (Sona ermiştir.)
Soru: Yeni yıldan ne BEKLEMİYORSUNUZ?
Ödül: İki kişiye “Dosya No:2 – Ethem Onur Bilgiç”

Kazanan müthiş yanıtlara buyurun: 

“Merhaba bant mag.,
Öncelikle 2018’de olduğu gibi, yeni yılda da kimseyle aynı gemide olmayı beklemiyorum.
Dilerim 2019’da Peter Jackson yeni bir edebiyat uyarlaması çekmez, Kevin Spacey ortalarda görünmez ve Morrissey bizi daha fazla üzmez.
Son olarak değerli Ethem Onur Bilgiç’in R’leri söylemesini beklemiyorum ama yeni yılda da her yerden karşımıza çıkıp, ‘Onu da mı o çizmiş!’ dedirtmesi çok hoş olurdu.
Sevgiler” – Ezgican Şahin

“Her sene bayram havasında gecen ve 0-0 biten Lecce-Cagliari maçindan bu sene de gol beklemiyorum.” – Diren Can Çakmak


27 ARALIK PERŞEMBE GÜNÜ YARIŞMASI (Sona ermiştir.)
Soru: 2018’i bir çırpıda özetleyen bir fotoğraf seçin. (İsteyen kendi “meme”ini de hazırlayabilir.)
Ödül: İki kişiye “Bazı Nefis Filmler” defteri

Yine seçmekte zorlandık ama sonunda başardık! İşte kazananlar, seçtikleri fotoğraflar ve hikâyeleri:

“Merhaba bant mag.,
Hayatımdaki bir geçiş dönemi 2018,  geçmek zorunda olunan köprü.
O an için ben de bir takada olmayı yeğlerdim ancak filtreli bir otobüs camından,  aralarında eski kendilerimden bir tanesinin de olduğunu düşündüğüm çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanları arkamda bırakışımı izlerken kulağımda çalan müzik yine bu senenin başlarında keşfettiğim Alejandro Jodorowsky filmi La Danza de la Realidad’ ın müziği Los Mineros idi.
Yalnız, o nasıl güzel bir defter olmuş öyle  ya.. <3
Mutlu seneler!” – Cansu Can

“Bu yılın ortalarında düşündüğümüz ve eksik olarak gördüğümüz Kürtçe bir sinema kanalı eksikliğini doldurmaya çalışmak için heyecanla oluşturduğumuz ilk araştırma ve nasıl olacağının taslağı. Çalışmalarda baya yol katettik ama daha zamanı var. 2019’da yayına başlayıp tamamlayacağız projemizi. Yarışma kazanmasa da bir duyuru olur en azından.” – Mahmut Temel

26 ARALIK ÇARŞAMBA GÜNÜ YARIŞMASI (Sona ermiştir.)
Soru: 2018’de en sevdiğiniz “kelime” ne oldu? Neden?
Ödül: İki kişiye “Dosya No:1 – Sadi Güran”

Kazananlar ve seçtikleri kelimeler:
Soruya o kadar harika yanıtlar aldık ki hediyeyi bir kişiye vereceğimizi duyurmamıza rağmen dayanamadık ve iki kişiyi ödüllendirdik. Bu yeni kelimelerle dağarcığımızı genişlettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Her ikisine de bundan böyle başvuracağımızdan emin olabilirsiniz!

“Melleleşmek”
“2018’de en sevdiğim kelime ‘melleleşmek’ oldu. Ana dili Kürtçe olan (‘molla’ yerine ‘melle’ deniyormuş Kürtçede) bir aile dostumuz, başına gelen şeyler karşısında artık daha sakin kaldığını, daha anlayışlı, daha bilge birine dönüştüğünü anlatırken söyledi ‘Melleleştim artık’ diye, laf arasından çektim ezberledim. Bir süredir bu durumu anlatmak için ‘Poşet gibi oldum’, ‘Pamuk şeker gibiyim’ vs. diyordum. Son derece melleleştiğim bu zaman diliminde böyle bir ruh halinin fiil halini öğrenmek müthiş oldu.” – Tanya Varer

“Gergeveş”
“2018’in kelimesi benim için ‘gergeveş’ oldu. Bu kelimeyi ben türettim. Çok sevdiğiniz birinin en az sizi sevdiği kadar başka birini sevmesi durumunda kullanılır. Genelde en yakın arkadaşlarımızın sevgilileri bu sıfatla tanımlanır. Örneğin; ‘Gergeveş Onur’.” – Betül Altu


25 ARALIK SALI GÜNÜ YARIŞMASI (Sona ermiştir.)

Soru: Yılbaşında saat 12’de hangi parçayı dinleyeceksin? Neden?
ÖdülKendine Has Demonation Festivali No:9 için iki kişilik davetiye.

Kazanan cevaplar ve seçtikleri şarkılar:
“Geçtiğimiz günlerde ‘Roma’ filmini izledik. Yılbaşını kutladıkları bir sahne vardı. Oradan aklımıza geldi, eskiden ‘Lambada’ diye dans vardı. 🙂 Biz de ‘Lambada’ çalıp dans edeceğiz.” – Güray Batur

“2019’a girerken King Gizzard & The Lizard Wizard’tan ‘Beginners Luck’ dinleyeceğim evimde. Bu şarkı 2018’in ilk günlerindeyken hayatımın baştan aşağı değişmesinde tanıklık ederken başlangıç şarkımdı aslında. Değişmez dediğim şeyleri değiştirmeme cesaret verdi. Hem korkuttu hem sevindirdi. Hayatımda ‘İşte o kişi’ dediğim beyefendi, Tinder’da şarkının marşım olduğunu görünce ‘Konserine gidiyor musun?’ diye muhabbet başlattı. 🙂
O yüzden bu şarkı güzel bir kapanışı hak ediyor.
Mutlu yıllar Bant mag.!” – Özlem

Yükleniyor...