3 soruda Görültü ve hikâyesi

Röportaj: Ekin Sanaç

2025’te Nil Kural, Deniz Tortum, Murat Güneş ve Okay Karadayılar tarafından hayata geçirilen Görültü, sinemayı ortak düşünce ve üretim için bir zemin olarak gören bağımsız bir kültür inisiyatifi. Film izlemeyi, tartışmayı ve yeni üretimleri önceleyen kolektif heyecanımızı kabartan programlarını duyurmaya başladı. Görültü, ilk gösterimi ve buluşmasını 25 Ekim’de Pera Müzesi’nde Pera Film ev sahipliğinde düzenliyor. 

Nostaljik Olmayan Gelecek adını taşıyan ilk programda sırtını nostaljiye yaslamayan, ancak geçmişi de yadsımayan dört film yer almakta. Gösterimlerin ardından Berna Göl, Merve Erol ve Eren Şenkardeşler’in katılımıyla “Geçmişe ve geleceğe nostaljinin dışından nasıl bakabiliriz? Yeni bir kültürel fütürizmi denkleme nasıl ekleriz? Habis nostaljiyi nasıl defedebiliriz?” sorularına yanıt arayan bir panel de düzenlenecek. Etkinliğin detaylarına buradan ulaşabilir, iki ayda bir e-posta kutunuza düşecek Görültü bültenine de buradan kayıt olabilirsiniz. 

Görültü ekibi, yola çıkma motivasyonları ve film kürasyonlarının ardındakilere dair sorularımızı yanıtladı.


“Topluluk inşasına, benzer şekilde düşünenlerin yıl boyunca bir araya gelebileceği bir inisiyatif olmaya önem veriyoruz.”

Uzun yıllardır kültür-sanat alanının farklı noktalarında üreten kişilersiniz. Bir araya gelme, film izleme, tartışma ve üretme bağlamında hangi gözlem, ihtiyaç ya da hayalleriniz böyle bir inisiyatif kurmak için sizi harekete geçirdi?  

Hepimiz farklı alanlarda olsak da bazı ortak eksikliklerden muzdariptik. Filmlerin festival telaşında yılın birkaç gününe hapsolması, filmler etrafında yeterince tartışma yapılmaması ve sözel bölümlerin, yayınların gitgide azalması gibi. Ayrıca her alanın kendi içine kapanması ve sinema ile güncel sanat, müzik ve fotoğraf gibi farklı disiplinler veya sivil toplumun başka bileşenleri arasında ilişkilerin zayıflaması da dikkatimizi çekiyordu. 

Dünyada festivallerin dışında yıla yayılan gösterimlere, kültür platformlarına ve her bir programa uzun süre çalışabilecek gücü ve imkânı olan inisiyatiflere bakıp “bizim de olsa” diyorduk. Bu tür yapıların etrafında bir plak dükkânı gibi aidiyet hisseden ve gidip gelip orada olacağını bildiği bir topluluğu bir araya getirme gücü oluyor. Biz de topluluk inşasına, benzer şekilde düşünenlerin yıl boyunca bir araya gelebileceği bir inisiyatif olmaya önem veriyoruz. Bunların uzun sürede kafamızda şekillenmesi ve birbirimizle konuşmalarımız ve aynı şeyleri hayal ettiğimiz anlamamız dördümüzü bir araya getirdi ve önce Hareketli İmajlar Derneği sonra da Görültü böyle kuruldu. Kuruluş aşamasında Armağan Uslu’nun da çok önemli katkıları oldu.

Önümüzdeki günler ve aylar için heyecan uyandırıcı gösterim programlarınızı duyurmaya başladınız. “Nasıl bir sinema?” diye sorsak, Görültü kürasyonları adına cevaplayabilir misiniz?

Kurmaca uzun metraj Türkiye’de en fazla gösterim imkânı bulan görsel format. Bunun dışında kalan kısa film, belgesel, video essay ve video art gibi görsel formların kullandığı yaratıcı anlatım imkânlarını göstermek, Görültü’nün kürasyon tercihlerinde önemli.  

Alışıldık formatların dışındaki filmler bizi daha çok ilgilendiriyor. Filmleri birlikte göstererek birbirleriyle konuşmalarına izin vermek veya etraflarında dönebilecek bir tartışmanın bizi heyecanlandırması önemli. Şöyle diyebiliriz: Festival programı yaparken de yılda sizi özel olarak etkileyen üç – dört film çıkar, “Bunlara tüm vaktimi ayırabilsem, Türkiye’yi çok ilgilendiriyor” diye düşünür, herkesi onlara çağırmak istersiniz; işte Görültü’nün üzerinde durduğu filmler bunlar. İkinci gösterimimiz exergue – on documenta 14, 14 saatlik süresiyle bir festival içinde göstermesi, hakkıyla konuşması zor bir film mesela ama sanat ile kurumlar üzerine anlattıkları bize Buradan Nereye? ile ortak bir gösterime ve forum düzenlemeye itti. Filmler kendi tartışmalarını ve ihtiyaçlarını belirliyor. Dolayısıyla Görültü salt gösterim yapmayacak.  

“Görültü” ismindeki “gürültü” göndermesinin sizler (ve diğer izleyiciler, üreticiler vb.) için taşıdığı anlamları ve ihtimalleri bizim için biraz açabilir misiniz? 

İsim bulmak yolculuğun en zor kısmıydı. Dördümüz konuşup şakalaşırken Murat (Güneş) bu kelimeyi uydurmasaydı ve Okay (Karadayılar) üzerinden konuşulup geçilen bu ihtimali video ile görselleştirmeseydi bizi bir süre daha “isimsiz proje” olarak görebilirdiniz.  

Türkiye’den bir inisiyatif olarak ismimizin Türkçeden yola çıkması bizim için önemliydi. Görselliği ve çoğulculuğu çağrıştıran bir isim arayışının sonucunda vardığımız “Görültü” kelimesi, görme eylemini oyuncu bir üslupla çoğullaştırıyor ve 21. yüzyılda görme biçimlerinin yol açtığı “gürültüyü” de imliyor dediğiniz gibi. Kurumsal bir çağrışım yapmayan, biraz ters köşe bir isim arıyorduk. Herhalde hepimiz fanzinler döneminde büyüdüğümüz ve punk’ın ters ve sert hâllerini sevdiğimiz için çağrıştırdığı gürültü bize bunları hatırlattı ve kafamızda oturdu. Sonradan, yayıncı arkadaşımız Selim Karlıtekin “görültü”’ kelimesinin  erken Cumhuriyet Türkçesinde “gürültü” yerine kullanıldığını da bulunca çember tamamlanmış oldu. 

Ataka51 – Veba Ağıtı (Gimn Chume)
Nostaljik Olmayan Gelecek programından
exergue – on documenta 14