4×4: Klasik adidas sneakerlarına dair bilinmesi gerekenler

Sneaker kültürünün yapıtaşı halini almış dört adidas modelini mercek altına alıyoruz. Her modelin tarihi, kültürel olarak ifade ettikleri ve popüler kültürdeki yansımalarına dair dörder maddeyle, bir sneakerhead olmasanız da bilmeniz gerekenler…

Samba

*İlk olarak 1950 yılında futbolcuların buzlu ve zorlayıcı zeminlerde idman yapabilmesi için tasarlandı. Sonrasındaysa markanın en ikonik modellerinden biri olarak günlük spor giyimin vazgeçilmezlerinden birine dönüştü. Futbol sahalarından popüler kültürün merkezine doğru hızla yol aldı.

*Samba’nın yakın ilişkiler içinde olduğu bir diğer spor dalı da golf. Golf dünyasının en prestijli turnuvalarından Open Championship için tasarlanan özel Samba modelleri, modelin ilk olarak yaratıldığı yıla saygı duruşunda bulunmak amacıyla yalnızca 1950 adet üretildi.

*Queen solisti Freddie Mercury’nin sıklıkla giydiği Sambalar, Bohemian Rhapsody filminde Oscar ödüllü Rami Malek’in de ayaklarındaydı. Beverly Hills Cop filminde Eddie Murphy, You, Me and Dupree filminde Owen Wilson ve That 70’s Show’da Ashton Kutcher’ı bu modeli giyerken görmek mümkün.

*Samba, özellikle futbol fanatikleri arasında fazlasıyla popüler olmasının ardından adidas, farklı dokunuşlarla hayat verdiği Samba 85, Samba JP ve Samba Super gibi modellerle günlük spor giyimde kendine sıkı bir yer edindi. Bunun yansımalarını doğrudan popüler kültürde de görmek mümkün. Kristen Stewart, Justin Timberlake ve Ellen Degeneres gibi tanıdık yüzler, sıklıkla Samba modelleri giymeyi tercih edenler arasında öne çıkıyor.

Gazelle

*Gazelle modellerinin renkleri, söz konusu modelin hangi amaçla üretildiğinin ipuçlarını taşıyor. Kırmızı Gazelleler, hentbol için tasarlanırken; mavi Gazelle modelleri antrenmanlar düşünülerek yaratılmış.

*1972 Olimpiyatları’nda 7 altın madalya kazanarak tarihe adını yazdıran Amerikalı yüzücü Mark Spitz’in vereceği bir söyleşi öncesinde yayına gelen Adi Dassler’in oğlu Horst Dassler, Spitz’i söyleşi sırasında bir çift adidas sneaker giymek konusunda ikna etmişti. Pantolonlarının paçaları sebebiyle ayakkabılarının görünmeyeceğini düşünen Spitz de çareyi iki Gazelle’i elinde tutmakta bulmuş.

*1980’lerde İngiltere’nin kuzeyinde en fazla rağbet gören sneaker modellerinin başında gelen Gazelle, kültürel bir sembol halini aldı. Gazelle’in 1960’ların ortasına kadar uzanan tarihinin en belirleyici dönemi olan 1980’lerin sonuna geldiğimizde Gazelle, küresel anlamda en yaygın olarak giyilen sneakerlardan biri oldu.

*1980’lerin sonlarında hip hop kültüründe epey popüler olan Gazelle, 1990’larda farklı müzik tarzlarıyla da özdeşleşmeye başladı. Oasis, Blur gibi britpop akımının öncü gruplarının yanı sıra 90’lar denince akla gelen ilk türlerden biri olan trip hop sahnesinde de yaygın olarak tercih edilen Gazelle, Spice Girls üyelerinin de ayaklarında sıklıkla karşımıza çıktı.

Superstar

*Önümüzdeki sene 50 yaşına girecek ve ilk başta Pro Model basketbol ayakkabısının low-top versiyonu olarak satışa çıkan Superstar, sneaker kültürüne iz bırakan, burun bölgesindeki “shelltoe” kaplamasıyla klasikler arasındaki yerini aldı. Modelin ilk ünlü yüzü de bir NBA yıldızı, Kareem Abdul-Jabbar oldu. Karakteristik görüntüsüyle de basketbolcuların ilgisini çeken Superstar, Abdul-Jabbar’ın önderliğinde NBA sahnesinde hızla popülerleşti ve ligde forma giyen oyuncuların %75’inin tercih ettiği model oldu.

*1980’lerle birlikte Superstar’ın basketbol kortlarından sokağa transferi gerçekleşti. Farklı tasarım ve özel serileriyle bugünün sneaker kültürünün temel yapıtaşlarından biri olan Superstar, farklı coğrafyalarda farklı akımların merkezinde kendine yer buldu.

*1986 yılında “My adidas” isimli bir şarkı yayınlayan RUN D.M.C., markanın üç bantına ve Superstar modeline olan bağlılığını, modeli bir kültürel sembole dönüştürerek gösterdi. RUN D.M.C. için hazırlanan özel Superstar modelleri, adidas’ın spor dünyası dışında yaptığı ilk sponsorluk anlaşması ve dahasıyla Superstar, markanın hip hop dünyasına girişinin ilk büyük adımını beraberinde getirdi.

*Modelin 35. yaşı için “iş birliği” ekseninde özel bir proje hayata geçiren adidas, sahnede de Superstar giyen müzisyenlere kendi sneaker’larını tasarlama imkanı sundu. Red Hot Chili Peppers, Missy Elliot, RUN D.M.C. ve Underworld üyesi Karl Hyde gibi isimlerin tasarımı olan özel Superstarlar, 2005 baharında limitli sayıda satışa sunuldu. 2015’te güçlerini Pharrell’le birleştiren adidas, toplamda 50 farklı Suprstar modelini kapsayan özel bir seri yayınladı. O dönem çatı kampanya olarak hazırlanan “I Am Superstar” filmi de aşağıda:

Stan Smith

*1960’larda tenis ayakkabısı üretmeye başlayan adidas ve 1973 yılında şampiyon tenisçi Stan Smith’le güçlerini birleştirdiğinde, hem spor hem sneaker tarihine iz bırakacak imzalar attığını bilmiyordu. Sneaker Report’un “Sneaker sponsorluğu tarihinin en değerli anlaşmalarından biri” olarak tanımladığı iş birliği, halihazırda üretilen Haillet modelinin Stan Smith’le birlikte güncellenmesi üzerineydi. İlk yıllarda Haillet ismini koruyup Stan Smith’in portresini modellerin diline yerleştiren adidas, beş yıl sonra bu modelin ismini adidas Stan Smith olarak değiştirdi.

*adidas Stan Smith modeli 1988 yılında, yani yalnızca 15 yıllık zaman diliminde, tam 22 milyon çift satışına ulaşmıştı. Bu da beraberinde bir Guinness Rekoru getirdi. 2005 yılında yapılan açıklamada, satışların 40 milyona ulaştığı yönündeydi.

  • adidas’ın sneaker modelleri arasında Stan Smith’i ayıran en belirgin özelliklerden biri, dışarıdan eklenmiş bir üç bant logosunun olmaması. adidas’la özdeşleşmiş olan üç bant görünümünü, ayakkabının iki yanındaki deliklerle veren Stan Smith modeli, genel olarak markanın görünümünün en minimal olduğu tasarımlardan birine sahip.

*2011 yılında, Roland Garros’ta yapılan açıklamayla Stan Smith üretimini durduğunu duyurduğunu açıklayan adidas, ortaya atılan birçok spekülasyon ve iddiaya rağmen bu kararın nedenini resmi olarak açıklamadı. 2013 sonlarında gelen resmi açıklamayla modelin 2014’te yeniden geri döneceği belirtildi. adidas’ın 2014 yılında Stan Smith’i geri getirdiği kampanyasında, herkes –kısa bir süreliğine de olsa- kendi tasarımını yapabilme hatta ismini modelin üstüne yazdırma şansına sahipti. Bu geri dönüş için Luca Finotti’nin hazırladığı reklam klibi aşağıda: