“Apaçık bir haksızlık”: Açık Radyo davası Danıştay’da

Yazı: Cem Kayıran

Açık Radyo’nun karasal yayın lisansının iptaline ilişkin dava Danıştay’a taşındı. 31 Mart 2026 sabahı Depo’da düzenlenen basın toplantısında radyodan Ömer Madra ve İlksen Mavituna ile avukatlar Ümit Altaş ve Erdem Türkekul, davaya ilişkin son durumu paylaştı.

RTÜK’ün yaptırım zinciri, 24 Nisan 2024 tarihli Açık Gazete programında bir konuğun kullandığı “Ermeni soykırımı” ifadesiyle başladı. Kurul, söz konusu ifadeleri “toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etmek” kapsamında değerlendirerek para cezası ve beş gün yayın durdurma kararı verdi; ardından yaptırımın uygulanmadığı gerekçesiyle lisansı iptal etti.

Fotoğraf: Evrim Altuğ

Yesayan Kültür ve Edebiyat Derneği tarafından düzenlenen Hantibum Festivali kapsamında Depo’da mart ayı boyunca ziyarete açık olan Meydan-ը sergisinden Larissa Araz’ın “Uzaktan Gelen Ses, 2022” başlıklı radyo yerleştirmesinin hemen yanına kurulan masada gerçekleşen toplantıda sözü ilk olarak Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra aldı.

Madra konuşmasına “Yeryüzünde modern tarihin en ürkünç dönemlerinden birinin içindeyiz. Dünya büyük bir krizin içinde, boğazımıza kadar batırıldığımız bir çamur çukurundayız” sözleriyle başladı. Süreci “apaçık bir haksızlık ve karşımıza çıkan duvar” olarak tanımlayan Madra’ya göre RTÜK tarafından gönderilen elektronik tebligatta yer alan yayın durdurma tarihlerinin bulunduğu ek sayfa görüntülenemediği için karar uygulanamadı; buna rağmen lisans iptali süreci işletildi. Madra, para cezasının ödendiğini ve kapatma tarihlerine dair teknik sorunların resmi dilekçelerle bildirildiğini de vurguladı. “Tebliğ edilen kararda yer alan para cezası ödenmiş, kapatma tarihlerine ilişkin teknik sebepler beyan edilerek yeni tarih talep edilmiş olmasına rağmen dilekçelerimize cevap dahi verilmeden Açık Radyo susturuldu” diyen Madra sözlerine şöyle devam etti:

“Dava boyunca ifade özgürlüğü, haber alma, habere erişme hakkı ve haber verme göreviyle ilgili önemli noktalara değinmeye çalıştık. Bağımsız yayıncılığın doğası gereği ne Açık Radyo ne de başka bir medya kuruluşu, konuklarını veya programcılarını bir otosansür mekanizmasına tabi tutar. Belirli kavramların telaffuz edilmesi üzerinden yayın kuruluşunu cezalandırmak, yalnızca Açık Radyo’nun değil; Türkiye’deki tüm ciddi medya organ ve kuruluşlarının ortak sorunudur ve ülkedeki yayıncılık özgürlüğü için son derece ciddi bir problem oluşturur.”

Fotoğraf: Evrim Altuğ

Açık Radyo’nun lisans iptaline giden süreçte radyonun avukatlarından Ümit Altaş, yaptırım kararına karşı ilk iptal davasının 14 Haziran 2024’te açıldığını hatırlattı. Mahkemenin ret gerekçesinde “soykırım” ifadesinin toplumun bir kesimini rahatsız edebileceği yönündeki değerlendirmeye yer verildiğini belirten Altaş, kararın en dikkat çekici yönlerinden birinin ise söz konusu ifadenin bireysel kullanımda ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği kabul edilirken radyo yayını söz konusu olduğunda bu kapsamın dışında bırakılması olduğunu söyledi.

“Yaklaşık iki yıldır devam eden bu süreçte, canlı haber yayınına katılan konuğun kullandığı, hem yerleşik ulusal hem de ulusal üstü içtihatlara göre ifade özgürlüğü kapsamında olduğu açık olan bir ifade nedeniyle, programın tümü ve maksadı bütünlüklü değerlendirilmeden yalnızca kelimeleri cımbızlayarak radyomuza en ağır idari yaptırımlar uygulanmıştır. Sunduğumuz dilekçeler, deliller, beyanlar değerlendirilmeden ölçüsüz ve orantısız bir müdahale ile hakkaniyetli olmayan bir şekilde bir yayın kuruluşunun faaliyetleri tamamen durdurulmuştur.”

“Bu tablo, yalnızca kurumumuza yönelik bir işlem değil; ifade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne ve hukuk devleti ilkesine yönelik ciddi bir ihlaldir. Hukuki mücadelemiz Danıştay nezdinde sürmektedir. Bu süreçte amacımız yalnızca kurumumuzun haklarını değil; herkes için geçerli olması gereken ifade özgürlüğünü, haber alma ve verme serbestliğini ve hakkını savunmaktır.”

Açık Radyo, 30 yılı aşan yayıncılık geleneğini, değerlerini tam anlamıyla muhafaza ederek sürdürüyor. 8 Kasım 2024 itibarıyla Apaçık Radyo adı altında sürdürülen dijital radyo yayının yanı sıra YouTube üzerinden de içerik akışı devam etmekte. Danıştay’a taşınan karasal yayın lisansı davasının nasıl seyredeceğini de hep birlikte göreceğiz ama unutmamak gerekir ki #AçıkRadyoSusturulamaz.


2024 sonbaharında, 30. yılı vesilesiyle radyonun yayıncılık ilkelerine, şehrin ritmine karışan hikâyelerine, ilklerine, mekânlarına ve meraklarına ilişkin hazırladığımız A’dan Z’ye: Açık Radyo dosyasına da buradan ulaşabilirsiniz.