Arter Öğrenme Programı ekibi anlatıyor: Bugünü sanat üzerinden yorumlama

Arter Öğrenme Programı, her yaştan kullanıcılarla diyalog kurarak onları yaratıcı sürecin birer parçası olmaya çağırıyor. Öğrenme Programı’nın kurgusunun arkasındaki ekibe yürüttükleri etkinlikler ve uzun soluklu programların detaylarını sorduk; motivasyonlarını ve yaklaşımlarını anlattırdık.



Öğrenme Programı’nın Arter’in kullanıcılarıyla ilişkilerini sıkılaştırmak adına yolunu çizmedeki temel yaklaşım ve motivasyonlarını kısaca açıklayabilir misiniz?

Herkesin yaratıcı sürecin parçası olabileceği bir ortamı mümkün kılmayı amaçladığımız Arter Öğrenme Programı’nda, çağdaş sanatı üretildiği bağlam, ziyaretçilerin gündelik deneyimleri ve hayal gücüyle ilişkilendirerek yorumlamaya açmayı önemsiyoruz. Sanatçılar, ziyaretçiler ve paydaşlar arasında uzun süreli bağlar kurmayı hedefleyen programda Yorumlama Etkinlikleri, Yetişkin Atölyeleri, Çocuk Atölyeleri, Açık Atölye, Rehberli Turlar, İşaret Dili ve Duyu Turları, Öğle Arası, Çağdaş Sanat Seminerleri, Hareket Atölyeleri, Podcast Yayınları, yanı sıra Gençlik Konseyi ve Arter Araştırma Programı başlığı altında katılımcıların ilgi ve ihtiyaçları etrafında şekillenen uzun soluklu programlar yer alıyor.

Arter açıldığından beri, gelen talep ve önerileri duymamızı sağlayacak süreçleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Mesela, her ayın ilk Perşembe günü saat 12:30’da Atölye’de Öğle Arası adını verdiğimiz buluşmalar düzenliyoruz ve duyurusunu Arter’in sosyal medya hesapları ile Öğrenme Programı web sayfasından yapıyoruz. Birlikte yemek yiyerek, Arter ekibinin kullanıcıları ve komşuları duyarak Arter programlarını ziyaretçilerle birlikte değerlendirmesine yönelik diyaloğa zemin oluşturmayı amaçlıyoruz. Kullanıcılardan gelen geribildirimlere kısa ve uzun vadeli tepki geliştirmeye odaklanıyoruz.

Öğrenme Programı’nın arkasında nasıl bir ekip var?

Öğrenme Programı’nın İz Öztat, Berat Meryem Örnek, Meltem Özer ve Aslı Özdoyuran’dan oluşan 4 kişilik tam zamanlı çalışan bir ekibi var. Arter’in açık olduğu her gün saat 14:00 ve 17:00’de gerçekleşen sergi turları ve talep üzerine gelen özel turlar için Alev Berberoğlu, Nuray Nisan Köknar, Zeynep Kaynar, Aslı Yolcu ve Dilan Salkaya’dan oluşan beş kişilik rehber ekibiyle çalışmaktayız. Her birimizin farklı eğitim geçmişi ve ilgi alanları sayesinde, sanatın yorumlanmasına yönelik tavır ve pratiklere çok yönlü yaklaşabiliyoruz.

Öğrenme Programı ekibi:  Aslı Özdoyuran, Berat Örnek, Meltem Özer, İz Öztat.

Öğrenme Programı kapsamında yürütülen etkinlik ve faaliyetler Arter’in şehrin içindeki konumuyla nasıl ilişkileniyor? Ondan nasıl ilham alıyor?   

Arter, Dolapdere’deki binanın planlama sürecinin başlamasıyla birlikte, içinde bulunacağı yeni çevreyi tanımaya yönelik çalışmalara başladı. Yakın çevresinde bulunan sivil toplum kuruluşlarıyla devam eden ilişkiler kurmayı; YADA Vakfı tarafından etnografik yöntemlerle hazırlanan bir araştırma raporu aracılığıyla hem mahallenin güncel sosyal yapısını anlamayı hem de Arter’in mahelleye gelişiyle ilgili komşuların beklenti, umut ve endişelerini duymayı amaçladı. Açılış öncesinde Öğrenme Programı’nı şekillendirirken, komşularımızın Arter’le nasıl ilişkilenebileceğine dair varsayımlar yaparak yukarıdan belirlenen programlar oluşturmamayı; daha ziyade komşularımızı duyabilmeye ve duydukça tepki geliştirebilmeye odaklandık. Yorumlama Etkinlikleri kapsamında gerçekleşen konuşmaların bir kısmının Arter ölçeğinde bir kurumun, Dolapdere’deki konumu üzerine düşünmeye yönelik programladık. Mesela, Maria Lind’i, sanat kurumlarının yakın çevreleriyle ilişkilenmesine yönelik kendi uyguladığı metodolojileri paylaşması için davet ettik. Mine Söğüt, Dolapdere bölgesinde çalışarak 2010 yılında yazdığı Dolapdere: Kürt Kediler Çingene Kelebekler başlıklı kitabının araştırma ve yazma süreçlerini anlatarak, metni bugünden değerlendirdi. İlk sorunuzu cevaplarken bahsettiğimiz Öğle Arası buluşmaları da, komşularımızla karşılaşıp önerilerine tepki geliştirmemizi mümkün kılıyor. Arter açıldığı gibi, mahalledeki çocukların Arter’i ziyaret etmeye başlaması ardından, her Çarşamba günü 15:00 – 18:00 arasında, 7 yaş üzerindeki çocuklar için Açık Atölye yapmaya başladık. Bir de, 10 – 14 yaş aralığındaki yirmi çocuğun sekiz ay boyunca katıldığı Gençlik Konseyi’ni oluştururken Arter’in konumu nedeniyle, Beyoğlu ve Şişli’de yaşayan çocukları davet ettik.

Gençlik Konseyi uzun soluklu program ve Mayıs 2020’ye kadarki ilk dönemi sanatçı Güneş Terkol yürütücülüğünde gerçekleşiyor. Gençlik Konseyi katılımcıları nasıl belirlendi?

Gençlik Konseyi’ni oluşturmak için, öncelikle Şişli ve Beyoğlu bölgesindeki ortaokul Görsel Sanatlar öğretmenleriyle Nisan 2019’da bir ön toplantı yaptık. Gençlik Konseyi ilke ve hedeflerini beraber tartıştığımız bu toplantı sonrası, programdan en çok yarar sağlayabilecek 10 – 14 yaşları arasındaki öğrencilerini Gençlik Konseyi’ne yönlendirmelerini rica ettik. Mayıs’ta ise öğretmenler tarafından yönlendirilen öğrenciler ve velileriyle Güneş Terkol eşliğinde ilk buluşmamızı gerçekleştirdik. Komşumuz Tarlabaşı Toplum Merkezi’yle (TTM) Gençlik Konseyi fikrinin oluşumundan beri irtibat halindeyiz, TTM’ye düzenli devam eden çocukların Gençlik Konseyi’ne katılmalarını önemsedik. TTM ile işbirliği içinde, TTM’den bir gönüllünün de her hafta bize kolaylaştırıcı olarak eşlik ettiği bir düzen kurmuş olduk. Gençlik Konseyi, her hafta Cumartesi günü yirmi çocuğun katılımıyla, farklı ifade araçlarıyla karşılaşmalarını sağlayan atölye çalışmalarıyla devam ediyor.

Gençlik Konseyi çalışmaları kapsamında ortaokul öğrencileri Arter programındaki sergi ve etkinliklerle nasıl ilişkileniyor?

Gençlik Konseyi üyelerinin her hafta üzerinde çalıştıkları ve keşfettikleri süreçlerin müfredatı Güneş Terkol tarafından şekillendiriliyor. Güneş, katılımcıların meraklarına göre ve her bir atölye çalışmasının diğerini beslemesini sağlayacak bir süreç kurguluyor. Gençlik Konseyi programına eklemlenecek şekilde, 2020’de çağdaş sanatta ses ve müziğin ağırlıkta olduğu sergi programına eşlik edecek bazı atölyelerin hazırlığı içerisindeyiz.

Araştırma Programı, 2019-2020 sezonunda Merve Ünsal’ın yürütücülüğünde 10 kültür üreticisinin katılımıyla şekillenen, bir diğer uzun soluklu program. Program kapsamında ne gibi üretimler, nasıl etkinlikler izleyicilerle buluşacak? Arter Araştırma Programı, çağdaş sanat alanında çalışan kültür üreticilerinin, içinde yaşadığımız zamana dair kendi bakış açılarını, araştırma yöntemlerini ve ifade dillerini oluşturmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın, süreç odaklı ve kendiliğinden örgütlenmeyi önemseyen bir yaklaşımla, davet edilen katılımcılar ve program yürütücülerinin işbirliğinde şekillenmesi öngörülüyor; oluşan modeli ve katılımcıların üretimlerini kamu ile buluşturan etkinliklerle sonlanması planlanıyor. 

Programın bu yılki katılımcıları Deniz Aktaş, Eser Epözdemir, Ali Kemal Ertem, Ayşe İdil İdil, Gizem Karakaş, Neslihan Koyuncu, Sarp Renk Özer, Nora Tataryan, Ezgi Tok ve Alper Turan. Ekim ayından beri her hafta, Program Yürütücüsü Merve Ünsal ve Öğrenme Programı Koordinatörü İz Öztat’ın da katıldığı toplantılar ve ayda bir tüm gün süren, herkesin kendi araştırma sürecinden bahsedip geribildirim aldığı buluşmalarla yol alınıyor. Katılımcılar, herkesin kesişen ilgi alanlarına ve farklı araştırma yöntemlerine odaklanan ortak bir müfredat şekillendiriyor. Süreç odaklı bir çalışma yöntemi izlendiğinden, program resmi olarak sonlandığında ortaya neler çıkacağını şimdiden bilemiyoruz. Mayıs ayında, katılımcıların ihtiyaçlarıyla şekillendirdikleri bu modelin detaylarını; karar verme süreçlerini nasıl yapılandırdıklarını, verdikleri kararları belirleyen tavrı ve yaşanan deneyimi aktardıkları bir buluşma gerçekleşecek. Ayrıca, bu süreçle şekillenen bir yayın ortaya çıkması planlanıyor.

Şimdiye kadarki süreci değerlendirecek olursanız Öğle Arası buluşmaları size ne gibi geri dönüşler sağlıyor?

Şimdiye kadar iki Öğle Arası buluşması gerçekleştirdik ve açık uçlu bir süreç olan bu buluşmaların geri dönüşlerini değerlendirmek için bir süre daha deneyimlememiz gerek aslında. İki buluşma sonrasında şunu söyleyebiliriz; ileride paydaşımız olabilecek kişilerle Arter ekibinin enformel bir ortamda karşılaşmasını sağlamasının yanında, gelen kişilerin birbirleriyle de tanışması mümkün oldu. Arter’in barındırdığı imkânların ne tür süreçlere ilham verebileceği üzerine diyaloglar başlıyor veya başlamış olan diyaloglar devam edebiliyor.

Arter programından yola çıkarak yapılan Podcast yayınlarınız ismini trafik ışıklarından karşıya geçerken duyduğumuz anonstan alıyor. Bu isimde nasıl karar kılındı?

İsim önerisi programı birlikte yaptığımız sanatçı Volkan Aslan’dan geldi. Arter’e Taksim’den gelirken geçilmesi gereken trafik ışığında bu sesi duyuyoruz. “Karşıya geçme” ifadesi herkesin kendi çağrışımlarına açık. Biz bu başlığın, Arter’in binasındaki içeriğin dijital bir mecra aracılığıyla, binaya gelemeyen kişilere de ulaşma potansiyeline işaret edebileceğini düşünüyoruz. “Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz” podcast serisi, bir arşiv oluşturmak, Arter’in ürettiği içerik etrafındaki diyalogları derinleştirmek ve ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla oluşturuldu.

Kat -1’de yer Atölye haftada üç gün, rezervasyon yaptırdıkları takdirde ziyaretçilerin kullanımına açık. Açık Atölye’ye ilgi nasıl?

Arter’in üretilen bir mekân olmasını ve üretim araçlarına erişim sağlamasını önemsiyoruz. Açık Atölye Çarşamba, Perşembe, Cuma ve 2020 yılı itibariyle Pazar günleri 15:00 – 18:00 arasında dileyen herkesin rezervasyon yaparak Atölye’deki üretim araçlarını, kendi ihtiyaçları doğrultusunda, gerektiğinde destek alarak kullanmalarına imkân sağlıyor. Bahsettiğimiz gibi, Açık Atölye’yi Çarşamba günleri çocuklar kullanıyor. Perşembe ve Cuma günleri ise yoğunluklu olarak okuldaki dersleri kapsamında üniversite öğrencileri kullanmaya başladı.

Sanatçılar ve ziyaretçilerle bağları güçlendirmek adına program kapsamında önümüzdeki günlerde eğilmek istediğiniz yeni yaklaşımlar var mı?

İhtiyaçları ve önerileri duyup, her durum için tepki geliştirmeye devam edeceğiz. Güneş Terkol ile, daha önce kadınlarla yapmış olduğu çalışmalardan yola çıkarak, 2020’de ücretsiz gerçekleştirilecek atölye çalışmaları planlıyoruz.