Bant Mag. No:29’dan // Radikal demokrasi için kamera başına!

“Demokrasi” kavramının gündemimizi bir hayli meşgul ettiği bu günlerde Doc Next Network “radikal demokrasi” üzerine bir video yarışması düzenlemekte. Yarışmanın Türkiye ayağı ile ilgilenen ise daha önce gene Bant Mag.’da röportaj yaptığımız MODE İstanbul olacak. İlgilenenler ve kamerasına davranmak isteyenler çıkacaktır dedik ve MODE İstanbul kurucularından Gökçe Su Yoğurtçuoğlu’na yarışma hakkında bir kaç soru yönelttik.

Malûm “ileri” demokrasi ile başımız epey dertte. Bir diğer yandan, hem global ölçekte, hem de Türkiye özelinde radikal demokrasi örneklerinin sık yaşandığı bir dönemde hayatımızı sürdürüyoruz… Peki bir de senden alsak bir tanım, nedir radikal demokrasiyi radikal kılan özellikler?

TDK büyük sözlükte “radikal” kelimesinin karşılığına baktığınızda şunu görüyorsunuz: “Köklü, nedene yönelik, herhangi bir hastalığın kaynağına, nedenine yönelik girişim.” Radikal demokrasi konseptini bu bağlamda düşündüğünüzde çok şeyi açıklıyor aslında!

Hem global ölçekte, hem de Avrupa ve Türkiye’de gerek ekonomik, gerek politik anlamda krizler yaşıyor ve kutuplaşmaya doğru gidiyoruz. Bu hepimiz için bir dönüm noktası. Demokrasi ve temsiliyet kavramlarını yeniden değerlendirip alternatifleri kitleler hâlinde hayata geçirmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Hem fiziksel hem de mental anlamda tanımladığımız kamusal alan üzerinden haklarımızı arıyoruz, şeffaflık ve sosyal adalet talep ediyoruz. Farkındalığımız artarken yeni bir toplum ve vatandaşlık anlayışı yerleşiyor; bu deneyimden birlikte geçiyoruz. Tam bu noktada kendi istek ve seçimlerimiz çok büyük bir önem taşımaya başlıyor çünkü bir fark yaratabileceğimizin bilincine varıyoruz, mevcut algıları sorguluyoruz ve aksiyona geçiyoruz. Daha kapsayıcı ve katılımcı bir anlayış istiyoruz.

Tüm bu yaşananlar, Doc Next Network olarak yürüttüğümüz Radikal Demokrasi Video Yarışması’nın çıkış noktası oldu. Web sitesindeki terimler sözlüğü (lexicon) altında radikal demokrasi kavramını şu şekilde tanımladık:

1// Demokrasinin kökü;
2// Mevcut güç dengelerini sorgulamak;
3// Duvarları yıkarak açık (şeffaf) bir toplum yaratmak;
4// Ayrıcalıklı azınlıktan halkın çoğunluğuna, hem kültürel hem politik olarak güç transferi yapmak.

Bu yarışmayı, herkesin yaşamak istediği toplum, gelecek, kültürel ve politik ortamı tanımladığı, kendi fikrini ve “radikal” hikâyelerini paylaştığı, özellikle içinde bulunduğumuz dönemde hem Türkiye hem de Avrupa’da seçimler ekseninde yapılan tartışmaların bir parçası olabildiği bir platform yaratmak amacıyla başlattık. Bu da bizim içinradikal demokrasi tanımının bir uzantısı: kendimizi ve birlikte yaşadığımız toplumları, video, karikatür ve duvar yazısı gibi yaratıcı medya yapıtlarını kullanarak, yalnızca aracılardan medet umarak değil, daha direkt bir şekilde ifade ve temsil etmeye başladık. Birbirine ağlarla bağlanan büyük bir toplumun (networked society) parçası olduğumuzu, internet, sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının gücünü göz önünde bulundurduğumuzda, zaten “kökten” bir değişim içinde olduğumuzu kavrıyor, otomatik olarak bunun bir parçası hâline geliyor ve bu bilinci yayma gayretine giriyoruz.

Bant Mag. No:29’da yer alan röportajın devamını okumak isterseniz sizi şöyle alalım.

Röp: Yetkin Nural