Colin Farrell başrollü bir dedektif serisi

90’larda yer aldığı Ballykissangel’ı dışarda tutarsak kariyeninin ilk televizyon dizisi olan True Detective’de Dedektif Ray Velcoro’ya hayat veren Colin Farrell, altı senenin ardından bir başka dedektif rolüne hazırlanıyor.


Sugar isimli serinin arkasında; I am Legend, The Cell ve Thor gibi yapımların yaratıcısı olan, son olarak -pek de iyi eleştiriler almayan- Spike Lee filmi Oldboy için kalem oynatan Mark Protosevic var. Haklarını Apple TV+’ın elde ettiği Sugar hakkında bildiklerimiz, şimdilik oldukça sınırlı olsa da “modern bir özel dedektif öyküsü” olduğunu söylemek mümkün.

Gözümüz yollarda beklediğimiz The Batman’deki The Penguin portresiyle şimdiden çok konuşulan Farrell’ın, Sugar dışındaki yaklaşan projelerini de anımsayalım istedik.

The Batman
The Batman

Robert Pattinson’ın Kara Şövalye’yi canlandırdığı; kadrosunda ayrıca Zoe Kravitz, Paul Dano, Andy Serkis ve Jeffrey Wright’ı barındıran The Batman için heyecan dorukta. Matt Reeves’in yönettiği filmde Colin Farrell da The Penguin rolüne soyunuyor. 

Geçtiğimiz günlerde, The Penguin’in yeraltı suç dünyasında yükselişini merkeze alan bir uzantı dizinin de sinyalleri verildi. HBO çatısı altında geliştirilecek projede, The Batman’deki ekran süresinin kısıtlı olduğu söylenen Farrell’ı doya doya izleyeceğiz.

The Banshees of Inisherin

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri ile ödül sezonunda fırtınalar estiren Martin McDonagh; In Bruges ve Seven Psychopaths’ta birlikte çalıştığı Farrell ile tekrar bir araya geliyor. İrlanda kıyılarında, uzak bir adada geçen öyküde uzun yıllardır birbirini tanıyan bir  arkadaş grubunda yaşanan ayrılığa ve devamında yaşanan kimi tuhaf olaylara tanık olacağız. The Banshees of Inisherin ekibinde yine In Bruges‘dan Brendan Gleeson; ayrıca Kerry Condon ve Barry Keoghan da var.

The Lobster
Love Child

Yunan Tuhaf Dalgası’nın öncülerinden Yorgos Lathimos’un The Lobster’ından sonra Colin Farell ve Rachel Weisz ikilisi Love Child’da bir arada. Annesini aşırı sahiplenmesinden ötürü babasını alaşağı etmeyi planlayan 11 yaşındaki bir çocuğun yaşadıklarına odaklanacak projede anne rolünü Rachel Weisz üstleniyor. Farell’ı ise ailenin hayatlarına girerek olayları iyice karmaşıklaştıran bir yabancı rolünde izleyeceğiz. Yönetmen koltuğunda Welcome to the Dollhouse, Happiness, Life During Wartime, Palindromes gibi yapımlardan hatırlanabilecek Todd Solondz var.

Thirteen Lives

Son filmi Hillbilly Elegy ile ağızlarda kötü bir tat bıraksa da kariyeri A Beautiful Mind, Frost/Nixon, Apollo 11 gibi ödüllü filmlerle bezeli Ron Howard; Thirteen Lives’da aşanmış bir öyküyü beyaz perdeye aktarıyor. Tayland’da bir grup genç futbolcu ve koçlarının sular altında bir yeraltı mağarasında mahsur kalışını odağına alacak filmde; Farrell dışında Viggo Mortensen, Joel Edgerton ve Tom Bateman’ı da izleyeceğiz.

Yazı: Elif Çelik