/dergi/no-59/adan-zye-gary-numan/
192253

Kariyerinin yirmi ikinci albümünü yayınlayacak Gary Numan’a dair A’dan Z’ye bilinmesi gerekenler.


Küresel ısınma sebebiyle tamamen çöle dönüşmüş post apokaliptik bir dünyadan ilham aldığı yirmi ikinci stüdyo albümü Savage (Songs from A Broken World) ile 15 Eylül’de dört yıllık sessizliğini bozacak olan İngiliz synth-pop ve new wave efsanesi Gary Numan’ın kariyerine A’dan Z’ye bakıyoruz.

Asperger sendromu
Resmi olarak tanısı konmuş olmasa da Gary Numan kendisinde Asperger sendromu olduğu görüşünde. Konu, müzisyenin eşi Gemma O’Neill’ın şans eseri okuduğu bir makale aracılığıyla sendromun belirtilerinin Numan’da olduğunu fark etmesiyle gündeme gelmiş. 2001 yılında verdiği bir röportajda konuya değinen Numan, insanlarla sakin ve kibar ilişkiler kuramayışının sebebinin Asperger olduğunu öğrenmiş olmanın kendisini rahatlattığını söylüyor.

Bill Sharpe
Kendinden yaşça büyük olan caz piyanisti Bill Sharpe ile 1985 yılında Sharpe & Numan ismiyle üretimler yapmaya başlayan Gary Numan, single’ları “Change Your Mind” ile başarılı olmuş ve listelerde yerini almıştı. Bill Sharpe’ın solo üretimlerine devam ettiği yıllarda Numan da kendi çalışmalarını sürdürmüş ve hatta ikili sık sık birbirlerinin albümlerine konuk olmuştu. Birlikte geçirdikleri verimli zamanları 1989 yılında Automatic isimli bir albümle taçlandıran ikili, daha sonra Sharpe’ın başka müzisyenlerle olan çalışmaları sebebiyle sona ermişti.   

Image

Cars
Synth-pop türünün öncü ismi Gary Numan’ın 1976 çıkışlı parçası “Cars”, bir döneme damgasını vuran kayıtlardan olmuştu. Gary Numan’ın “İlk defa bir şarkıyı yazarken hit olacağını hissettim” açıklamasını yaptığı parça, aynı zamanda yine kendisi tarafından ortalama bir şarkı olarak da nitelendirilmişti. “Cars”, özellikle İngiltere’de bu dönemde pek de yaygın olmayan synth öğeleri barındırmasıyla herkesi ilk dinleyişte yakaladı. Parçanın bir diğer önemli özelliği de Gary Numan’ın kendi grubu Tubeway Army’den ayrıldıktan sonra yayınlandığı ilk parça olması.

Derek Burbidge
Gary Numan’ın canlı performansını izlediğimiz “Cars” klibi için yönetmen koltuğuna, 70’li ve 80’li yıllarda müzik dünyasının birçok önemli ismi için klipler çeken Derek Burbidge vardı. Numan’ın birçok farklı kostümle karşımıza çıktığı klipte, aynı zamanda İngiliz müzisyene canlı performanslarında eşlik eden grup üyeleri de yer aldı. Burbidge’in bol bol ayna efekti kullandığı klibin sonundaki keyifli detaylardan biri de Numan’ı bir Moog klavye üzerinde araba kullanır gibi görmemiz. Queen’in “We AreThe Champions”; The Police’in “Message in A Bottle”, “So Lonely”, “Roxanne”; The Undertones’un “Teenage Kicks” kliplerini de çeken Derek Burbidge, AC/DC, Stray Cats gibi isimlerle de çalıştı.

Electric Pioneer: An Armchair Guide To Gary Numan
Gary Numan İngiltere’de punk müziğin hâkim olduğu 70’li yılların sonunda synthesizer kullanarak adeta bir müzik kültürü yarattı. Paul Goodwin’in Gary Numan için kaleme aldığı, Helter Skelter Publishing etiketiyle yayımlanan Electric Pioneer: An Armchair Guide To Gary Numan kitabında, İngiliz müzisyenin kariyerinin en başından (Tubeway Army günleri dahil olmak üzere) günümüze dek yayınladığı bütün single ve albümlere yoğunlaşılıyor.

Fred Saberhagen
Sanatsal üretimlerinde yoğun bilim kurgu referansları ve etkileşimlerine yer veren Gary Numan’ın bu alana olan ilgisi çocukluk yıllarına dayanıyor. Lise döneminde bilim kurgu edebiyatıyla bir hayli içli dışlı hale gelen Numan, özellikle Amerikalı yazar Fred Saberhagen’in romanlarından etkilenmiş. Saberhagen’in ilki 1967 yılında yayımlanan Berserker serisinden yola çıkarak bir de albüm kaydeden Numan, 1984 sonbaharında yayınlanan aynı isimli albümünde de bu romanlardaki atmosferi işitsel olarak yaratmıştı.

Gazoz reklamları
80’lerin başlarında Avrupa’da da kendine geniş bir market yaratmak isteyen ünlü gazoz markası 7-Up, İngiltere’den bir ajans vasıtasıyla Gary Numan’a ulaşıyor ve 30 saniyelik iki farklı reklam müziği için kendisine teklifte bulunuyor. Sözleri reklamcılar tarafından yazılmış olan şarkılar için gelen teklifi kabul eden Numan’ın iki kısa şarkıyı da kaydetmiş olmasına rağmen ajans ve marka temsilcileriyle olan toplantısına katılamamış olmasıyla proje rafa kaldırılıyor. Numan’ın bu toplantıyı kaçırmasının sebebi de kurucusu olduğu (!) Numanair havayollarının Southampton’dan havalanan uçağında benzinin bitmiş olmasından dolayı gerçekleşen kaza. Herhangi ciddi bir yaralanmanın yaşanmadığı kazadan dolayı asla yayınlanmayan reklam müzikleri, uzun yıllar sonra internette yerini aldı.

Hybrid
Kariyerinin her aşamasında başka müzisyen ve prodüktörlerle ortak üretimlere imza atan Gary Numan, 2003 yılında heyecan verici bir derleme albümle karşımıza çıktı. Hybrid ismini taşıyan çift CD’lik albümde Telekon, Replicas ve The Pleasure Principle gibi albümlerden şarkılar farklı perspektiflerle yapılmış remiksler ve cover’larla yer aldı. Andy Gray, Alan Moulder, Sulpher, Rico, Flood ve Curve gibi donanımlı isimlerin çeşitli parçalara el attığı albümde üç de yeni Gary Numan parçası bulunuyor.

I Die: You Die
1980 yılının ağustos ayında yayınlanan “I Die: You Die” single’ı, resmi olarak herhangi bir Gary Numan albümünde yer almasa da müzisyenle özdeşleşmiş parçalardan biri. Numan’ın söz konusu single’dan bir ay sonra yayınlanan dördüncü stüdyo albümü Telekon’da yer verilmeyen şarkı, sonrasında albümün farklı ülkeler için hazırlanan basımlarında kullanıldı. Bir elektro gitar partisyonunun belkemiği olduğu “I Die: You Die”, narin klavye dokunuşları ve İngiliz müzisyenin isyankâr vokal melodileriyle akılda kalıyor. Birçok Gary Numan derlemesi ve konser albümünde de yer alan “I Die: You Die” parçasının The Magnetic Fields yorumu da tavsiye edilir.

Jean-Michel Jarre
Fransız müzisyen, besteci ve prodüktör Jean-Michel Jarre’ın birçok heyecan verici işbirliğine ve düete yer verdiği iki albümlük serisi Electronica’nın konuklarından biri de Gary Numan olmuştu. Serinin 2016 çıkışlı ikinci yayını olan Electronica 2: The Heart of Noise’da Jarre’la birlikte karşımıza çıkan isimler arasında Julia Holter, Peaches, Jeff Mills, Pet Shop Boys ve Hans Zimmer gibi farklı disiplinlerden müzisyenler bulunuyor. Gary Numan’ın vokalleriyle konuk olduğu şarkı “Here For You”, on sekiz şarkılık albümün en özel kayıtlarından biri olarak ön plana çıkıyor.

Kipper
Gerçek ismi Mark Eldridge olan Grammy ödüllü müzisyen ve prodüktör Kipper, 1990’lı ylların başında Gary Numan’la birlikte birçok albümde birlikte çalıştı. Kendi grubu One Nation’la yayınladığı albümlerin ardından Numan’ın orkestrasına gitarist olarak katılan Kipper, müzisyenin 1992 yılında yayınladığı Machine + Soul albümünün de prodüktörlüğünü üstlenmişti. Numan diskografisinin en zayıf albümlerinden biri olarak gösterilen Machine + Soul, müzisyenin karakteristik tınısından epey uzak bir perspektifle kaydedilmiş bir çalışma. Numan söz konusu albüm için “sonsuza dek pişman olacağını” söylese de 90’ların ortasına kadar Kipper’la çalışmayı sürdürdü.

Living Ornaments
Stüdyo albümleriyle olduğu kadar canlı performanslarıyla da müzik dünyasına damga vuran Gary Numan, 1979 ve 1980 yıllarındaki turnelerinde yapılmış kayıtları albüm formatında yayınladı. Beggars Banquet etiketiyle yayınlanan ve her biri farklı onar şarkıdan oluşan Living Ornaments ’79 ve Living Ornaments ’80 isimli albümler, 1981’in bahar aylarında hem ayrı ayrı albümler hem de özel bir set olarak satışa çıkarıldı. “Are Friends Electric?”, “This Wreckage”, “Cars”, “I Die: You Die” ve nice klasikleşmiş Gary Numan şarkısının canlı performanslarının yer aldığı albümler, Londra’daki Hammersmith Odeon’da gerçekleştirilen konserlerde kaydedilmiş.

Image

My Machines
Deneysel müziğin son döneminin en ilham verici ekiplerinden biri olan Battles’ın ikinci albümü Gloss Drop’taki konuklarından biri de Gary Numan olmuştu. Grup üyelerinden John Stanier’ın fikriyle efsanevi müzisyenin kapısını çalan Battles, Gary Numan’dan hızlı bir şekilde onay almış. Boston’daki bir konserinin ardından Battles üyeleriyle tanışan Numan, dinlediği şarkıyı fazlasıyla garip bulduğunu ve ekiple çalışmayı çok istediğini söylemiş. İngiliz müzisyenin yazdığı sözler içerisinden ismi konulan “My Machines”, fazlasıyla vurucu ve kaotik bir atmosfer sunuyor. Nefis düet için Daniels tarafından Creators Project ortaklığıyla çekilen klip de tek kelimeyle şahane!

Numanoids
Önümüzdeki yıl 60. yaşını kutlayacak olan Gary Numan, bir dönemin en önemli müzik ikonlarının başında geliyor. Numan’ın ne punk ne de yeni romantik diyebileceğimiz kendine has tarzı sebebiyle birçok dinleyici Numan’a obsesif hale gelmişti. Kendilerini Numanoids olarak adlandıran Gary Numan hayran grubu, yayınlanan tüm formatlardaki albümler ve single’ları satın almalarının yanı sıra konserlere giderken üzerlerine giydikleri kıyafetlerle uyumlu olacak şekilde saçlarını boyamalarıyla da tanınıyordu. Numan’ın üzerinde görmeye alışık olduğumuz kırmızı ve mavi deri takım elbiseleri kendilerine göre uyarlayan Numanoids hayran grubu, Numan’ı görmek için havaalanına da bu özel kostümlerle gidiyordu.

Odokuro
Daha önce MTV ve SY FY gibi kanallar için çeşitli animasyon çalışmalarına imza atan Aurelio Voltaire’in altı dakika uzunluğundaki kısa filmi Odokurocam bir fanusta korunan maymun-fare karışımı bir tür hayvanın kemiklerinin bir kaza sonucu yeniden canlanmasıyla yaşanan olayları konu eden gotik ve bilim kurgu harmanı bir film. Gary Numan’ın anlatıcısı olduğu Odokuro, hayatın ne anlam ifade ettiğini sorgulayan güçlü alt metni ve harika görselliğiyle aralarında Dragoncon Film Festival, Terror Film Festival, Brainwash Film Festival ve Atlanta Horror Film Festival gibi festivallerin yarışmalarından ödüller kazandı.

Praying To The Aliens
Müzik tarihinin belki de en kendine has figürlerinden biri olan Gary Numan, 1998 yılında raflardaki yerini alan otobiyografisi Praying To The Aliens ile hayatı ve müzikal geçmişini en detaylı şekliyle kaleme aldı. Steve Mallins’in asistanlığıyla birlikte tamamlanan kitap, ismini Replicas albümünde yer alan şarkıdan alıyor. Çocukluk yıllarından, kitabın yayımlandığı yıl dinleyicilerle buluşan The Mix albümüne kadar uzanan otobiyografide Numan’ın punk rock’la, synthesizerlarla ve bilim kurguyla olan ilişkisine dair nefis detaylar ve hikâyeler yer alıyor.

Image

Radial Pair
Gary Numan’ın hayatındaki ilginç tutkulardan biri de uçaklar.1980 yılında hayata geçirilen Numanair isimli havayolu bir kenara, birçok farklı tipte uçakta pilotluk yapan Gary Numan’ın uçak cambazlığıyla ilgilendiği de biliniyor. Bunun en etkileyici örneklerinden biri şüphesiz ki Radial Pair ismini taşıyan kısa film. İngiliz müzisyen ve Norman Lees’i “Kiss Me and Die” isimli Gary Numan şarkısı eşliğinde uçak cambazlığı yaptığı Radial Pair, 1994 yılında yayınlanmış ilginç bir video.

Image

Savage (Songs from A Broken World)
Kariyeri boyunca birçok konsept albüme imza atan Gary Numan, diskografisinin tam yirmi ikinci uzunçaları olacak Savage (Songs from A Broken World) ile de küresel ısınma sebebiyle tamamen çöle dönüşmüş post apokaliptik bir dünyada doğu ve batı kültürlerinin harmanlanmasını konu ediyor. Prodüktörlüğünü Ade Fenton’ın üstlendiği on şarkılık albüm, Pledge Music aracılığıyla başlatılan kampanyada toplanan ve hedeflenen miktarı fazlasıyla aşan imza ve desteklerle hayata geçirildi. Geçtiğimiz haftalarda “My Name Is Ruin” ve “What Got Intended” adlı şarkıları yayınlanan Savage (Songs from A Broken World) albümünde, Ghost In The Shell filminde demosuna kulak verdiğimiz Numan şarkısı “Bed Of Thorns”un orijinali de yer alacak.

Tubeway Army
İngiltere’nin new wave, elektronik ve post-punk türünde müzik yapan ilk gruplarından biri olarak bilinen Tubeway Army 1976’da kurulmuştu. Gary Numan, amcası Jess Lidyard ve Paul Gardiner’ın değişmeyen üyeleri olduğu grubun 1976 yılında yayınladığı ilk single “Are ‘Friends’ Electric?”, hem Gary Numan’ın hem de grubun kariyerindeki en parlak çalışmalardan biri olarak hatırlanıyor. Aktif oldukları üç yıla iki stüdyo albüm sığdıran Tubeway Army, BBC başta olmak üzere birçok kült müzik programına konuk olmuş ve John Peel Sessions’a da katılma şansı da bulmuştu.

Underdog
Synth-pop ve new wave akımlarının öncülerinden olan Gary Numan’ın parçaları her zaman farklı türlerden müzisyen ve prodüktörler için ilham kaynağı oldu. Beggars Banquet etiketiyle 1997 yılında yayınlanmaya başlayan Random serisinde de birçok farklı estetikten ismin Gary Numan parçalarına yaptığı ilginç remiksler dinleyicilerle paylaşılıyor. Serinin ilk yayınında 1990’ların deneysel hip hop prodüktörlerinden Underdog’un harika bir remiks çalışması bulunuyor. Numan’ın kült albümlerinden The Pleasure Principle’da yer alan “Films” parçasına Underdog tarafından yapılan remiks, albümün en iyi ve özgün çalışmaları arasında.

Valerian
Asıl ismi Gary Anthony James Webb olan Gary Numan Tubeway Army’deyken henüz Numan soyadını kendine seçmemişti. İlk kez 1967 yılında yayımlanan Fransız bilim kurgu çizgi romanı Valerian and Laureline’den ilham aldığı söylenen Gary Numan, Tubeway Army albümlerinde Valerian mahlasını kullanıyordu.

You Are In My Vision
1979 yılında yayınlanan Replicas albümünde yer alan “You Are In My Vision” şarkısı, albümün adıyla anılan ilk parça olarak akla gelmese de özellikle 80’lerde ortaya çıkmış birçok akımda ve melez türde izlerini takip etmenin mümkün olduğu bir kayıt. Çoğunluğu Minimoog etrafında kurulu albümün gitar sound’unu merkezine alan az sayıdaki parçasından biri olan “You Are In My Vision”, Replicas’ın kavramsal bütünlüğü ve hikâyeciliğinde de kilit bir rol oynuyor.

Zero Bars (Mr. Smith)
“Zaman hiçbir şeyi iyileştirmez / Sadece hafızayı yeniden yerine getirir / Bu boş barlarda / Zaman bile hevesini yitirmiştir…” Gary Numan’la özdeşleşen yabancılaştırıcı lirikleriyle 1978 tarihli ilk Tubeway Army albümünün son şarkısı olarak karşımıza çıkan “Zero Bars (Mr. Smith)”, sonrasında yalnızca bir kez daha yeniden basıldı. 2010 yılında Vinyl 180 tarafından şık ve gösterişli bir ambalaj içinde sunulan ve 500 kopyayla sınırlanan dört plaklık koleksiyon 78/79 Box Set, Gary Numan ve Tubeway Army’nin ilk üç albümünde yer alan parçaların tamamının yeniden master edilmiş hallerine yer vermişti. Bunun yanı sıra ender rastlanan parçalar ve demolardan bir derlemeyi de dinleyiciye sunan koleksiyona ulaşmak isteyenlerin pamuk elleri ceplerine atmaları gerekiyor. 

Image
  1. Chewbacca ve arkadaşları aramızdalar: Mako Miyamoto

    Star Wars sayesinde tanıştığımız nazik dev Chewbacca ve arkadaşları dünyamıza gelse ne olurdu? Amerikalı fotoğraf sanatçısı Mako Miyamoto’nun Wookies / Neon Werewolf serisi bu sorunun cevabını hepsi birbirinden eğlenceli, atmosferik, ince detaylarla örülü fotoğraflarla belgeliyor.

  2. Bir kamusal pratik olarak banyo: Ruth Kaplan

    Fiziksellik, sosyallik, mahremiyet, ritüeller, duyusal erotizm, röntgencilik, utanç, arınma gibi katmanlar ve Kanadalı fotoğraf sanatçısı Ruth Kaplan’a göre teatral tabloları andıran kamusal banyolar...

  3. Kişisel dürtüler ve bilimsel merakların hayal gücüne açılan kapıları: Dışarıdan Gelen

    Ankara doğumlu araştırmacı, yazar ve sanatçı C.M Kösemen’in yeni solo sergisi Dışarıdan Gelen 23 Eylül’de Bina/Bant Mag Havuz’da açılıyor. Resmin yanısıra zooloji, paleontoloji, tarih ve mistisizm gibi alanlarla ilgilenen ve araştırma kitapları yazan Kösemen’le yeni sergi, çalışma teknikleri, çok yönlü üretim ve işlevsiz karamsarlık üzerine sohbet ettik.

  4. “Bir rap iyi başlamazsa, iyi rap değildir”: Ezhel ve Büyük Ev Ablukada

    Büyük Ev Ablukada’nın çoğunluğunun azınlığı Canavar Banavar, Galvaniz ve Aslan, Ezhel’le derinlemesine lafladı. 

  5. A’dan Z’ye: Gary Numan

    Kariyerinin yirmi ikinci albümünü yayınlayacak Gary Numan’a dair A’dan Z’ye bilinmesi gerekenler.

  6. Nesilden nesle aktarılan bir müzik dayanışması: A-WA

    Yemenli kadınların sözlü tarihi ve eski yıllara dayanan dayanışma kültürünü İsrail’de liste başına taşıyan ve dünyaya yaşamı kucaklayan pozitif enerjisini salan Haim kardeşler Türkiye’deki ilk konserlerine hazırlanırken, gelenekselle kurdukları bağları nasıl güncele taşıdıklarını ve 2018’de yayınlanacak yeni albümün detaylarını anlattılar.

  7. Bir ideoloji mezarlığı ve müzik: Berlin

    İlginç bir şekilde son on yılda Berlin’in techno, endüstriyel müzik, karşı-kültür, squat hareketi gibi mevzularını konu edinen hiçbir yazar bu ağır yükün altından kalkabilmiş değil ve Berlin’de yaşamış bir Amerikalı olan Paul Hockenos’un kaleme aldığı, geçtiğimiz Haziran ayı yayımlanan Berlin Calling de bir istisna yaratmıyor.

  8. Yeni albümler, konseptler ve yaratıcı süreçler üzerine: Goralı ve Reverie Falls On All

    Müzikal serüvenlerinde birçok kez yolları kesişen Goralı, Reverie Falls On All’u, yeni üretimleri üzerinden bir sohbete koyulmaları için bir araya getirdik. Yılın en etkileyici kayıtlarından Qualia ve Stellar Stream’in perde arkasına buyurun.

  9. Teftiş: Bu ay ne dinlesem?

    Yakın zamanda keşfettiğimiz, etkilendiğimiz ve paylaşmak istediğimiz müziklerden bir seçki.

  10. Tansiyon oynatan filmleriyle: Michael Haneke

    Gerçeğin soğuk tokadını, burjuvazinin iki yüzünü ve kibrin karanlık geçmişini çektiği akıl almaz filmler üzerinden akıl ve ruh sağlığımıza enjekte eden, sinemanın eşsiz mucizelerinden Michael Haneke’nin ilk filminden, bu ay Filmekimi’nde izleyeceğimiz son filmi Happy End’e uzanan gergin bir yolculuğa hazır mısınız?

  11. Cebi sorular ve yanıtlarla doldurmak: İşe Yarar Bir Şey

    Yönetmen Pelin Esmer’le buluştuk ve kendisinden 36. İstanbul Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülüyle ayrılan, 27 Ekim’de vizyona girecek, senaryosunu Barış Bıçakçı’yla yazdığı son filmi İşe Yarar Bir Şey’i dinledik.

  12. Türkiye sinemalarından küçük mutluluklar: Yeniden gösterim furyası

    Yaz aylarında yeniden sinema salonlarına yolu düşen Kieslowski şaheseri Three Colors üçlemesi, Jim Jarmusch harikası Night On Earth, bilim-kurgu klasiği Terminator 2: Judgment Day ile hararetlenen yeniden gösterim furyası, yeni sezonda da güçlü bir sinefil coşkusu yaratmaya devam edeceğe benziyor.

  13. Gözden kaçmaması gerekenler: 15. İstanbul Bienali

    Elmgreen ve Dragset’e emanet edilen 15. İstanbul Bienali bu yıl “İyi Bir Komşu”yu tanımlamaya çalışıyor. Bu vesileyle bienale göz atıp atlanmaması gerekenlere baktık.

  14. “Rick and Morty” fırtınasından önce: Animasyon dostlukları

    Adult Swim’in fenomen animasyon serisi Rick and Morty’den önce hayatımıza giren ikililer.

  15. “Sayborglar hâlâ hayatta ve keyifleri yerinde”: Joe Dumit

    California Üniversitesi Davis kampüsünde antropoloji, bilim ve teknoloji çalışmaları ve performans sanatları programlarında dersler veren Joe Dumit, sayborglara “değiştirilmiş insanlar” olarak yaklaşıyor ve hepimizin birer sayborg olduğunu iddia ediyor.

  16. Künye