Dry Cleaning, ZU ve bu hafta başka ne dinlesek?

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal

Haftanın yeni müzikleri: Dry Cleaning, ZU, Bonnie “Prince” Billy, Robyn, SAULT, Pullman, Bîdar, Winged Wheel ve dahası…

Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.


ALBÜM: Dry Cleaning – Secret Love
(4AD / GRGDN Müzik)

Londralı dörtlü Dry Cleaning, üçüncü albümü Secret Love’da tanıdık sound’a yaslanmakla kalmıyor, aynı zamanda o karakteristik post-punk dokusunu daha rafine bir hâle getiriyor. Florence Shaw’un gündelik hayatın tuhaflıklarına dair keskin ve bazen alaycı gözlemleri yine albümün merkezinde. Ama Secret Love, önceki işlerine kıyasla daha sıcak bir atmosfer sunuyor; türün mesafeli duruşu hâlâ hissedilirken ironi dozunu biraz düşürüp yerini duygusallığa bırakıyor. 

TEKLİ: Crack Cloud – Safe Room
(Meat Machine)

Kanadalı kolektifin demo-vari estetikteki son teklisi, 13 Mart’ta teşrif edecek sıradaki albüm Peace and Purpose’ın da habercisi. Kurucusu, lideri ve davulcusu Zach Choy “uzun süren bir kederin kışından doğduğunu” açıkladığı albümü çoğunlukla tek başına kaydetmiş. DIY’cılığın bu sefer daha ön planda olduğu, sentezleyici çıktılı vuruşların katmanlanmış gitar akorları ve ekipten geri vokallerle süslendiği, üzücü ama huzurlu bir parça “Safe Room”. Grubun hayatlarından seçili anılara ait görüntülerden derlenmiş hem buruk, hem hayat dolu video klibini izlemek için şöyle buyrun. 

TEKLİ: Robyn – Sexistential / Talk To Me
(Konichiwa / Young / GRGDN Müzik)

Robyn’in renkli, alaycı, hızlı akan zihninin çıktısı iki tekli, 27 Mart’ta dinleyeceğimiz yeni bir albüm haberinin hemen arkasından çıkageldi. Koleksiyonun “atmosferden çok yüksek hızda geçen ve yere çakılan bir uzay gemisi gibi hissettireceğini” söyleyen Robyn, iki parçayla bu duyguları serbest bırakıyor. “Sexistential” baş döndürücü elektronik sesler içinde filizlenip daha özgüvenli ve üzere yapışan bir çekiciliği yayıyor. “Talk To Me” ise gece geç saatlerin duygusal yoğunluğuna eşlikçi bir parlaklık saçıyor. Robyn, hâlen cesurca dans ettirmeye niyetli anlayacağınız. 

TEKLİ: Iron & Wine – In Your Ocean
(Sub Pop)

ABD menşeli şarkıcı / şarkı yazarı ekolünün son 20 yıldaki önde gelen isimlerinden Iron & Wine (Sam Beam) 27 Şubat’a randevu verdiği 8. albümü Hen’s Teeth’ten ilk şarkısıyla karşımızda. Daha çok 70’lerin folk rock işlerini hatırlatan tekli, akustik gitar ve mandolinlerin susmadığı, vokalin her tarafı doldurduğu hareketli bir çalışma. Sevenlerini memnun edecektir. Bir çiftin vahşice bir kavanozu açmaya çalıştıkları videosuna da göz atın deriz. 

ALBÜM: Pullman – III
(Western Vinyl)

Geçtiğimiz sene kolektif enstrümantal albümler alanında çok verimliydi. Bu seneye de dakika bir iyi başladık. Aslen 90’larda Chicago post-rock ortamlarının tanınan yüzleri Tortoise’dan Ken “Bundy K.” Brown ve Doug McCombs, Rex’ten Curtis Harvey, Come’dan Chris Brokaw ve davulcu Tim Barnes’ın bir araya gelişiyle oluşan Pullman, 1998 ve 2001’de iki albüm yayımlamıştı. 25 yıl sonra bir üçüncüsüyle karşımızdalar. Davulcu Barnes’ın 2021’de, genç yaşındaki Alzheimer teşhisi sonrası; o ve Brown sıkı bir stüdyo mesaisine girişmişler ve ortaya bu duygusal yoğunluğu yüksek, usta işi albüm çıkmış. Akustik gitar tabanlı şarkılar arka planı dolduran ambient atmosfer ve ritimlerle baştan sona insanı duygu durumuna belirgin bir etki yapabilme kapasitesine sahip. Şiddetle tavsiye ederken, Barnes’a da geçmiş olsun dileriz. 

TEKLİ: Buck Meek – Gasoline
(4AD / GRGDN Müzik)

Big Thief’in gitaristi ve vokalistlerinden Buck Meek senelerdir solo yolculuğunda da epey işe imza attı. 27 Şubat’a randevu verdiği yeni albümünden ilk teklisi soluksuz olduğu kadar dokunaklı, dokunaklı olduğu kadar telaşlı bir güzellik. Koşarçasına bir gitar yürüyüşü ve şarkıya ruhunu katan davulları ile iddialı bir aranjmana sahip “Gasoline”. Canlı kaydedilen parça, sonlarına doğru eklenen elektronik elementlerle daha da telaşlı ve karışık bir hâle bürünüyor.

TEKLİ: Bîdar – Hiç Durmadan
(GROW)

2018’de “Oyun” adlı teklisiyle tanıştığımız Bîdar, bu sefer daha farklı ses oyunlarıyla bizlerle. Söz ve müziği kendisine ait olan “Hiç Durmadan”, son dönemlerde ilişki kurma biçimlerimizi ve gündelik hayat pratiklerimizi oldukça şekillendiren sosyal medya kullanımının yarattığı yapay gerçekleri Afrobeat etkisinden aldığı enerji ile “Dizilse köprüler sıraya, ulaşamaz yine de yanına. Kafandaki kurguya.” sözleriyle ele alıyor. Miks ve mastering işlemlerinde ise Özgün Tuncer var. 

TEKLİ: MEMORIALS – Cut Glass Hammer
(Fire Records)

Verity Susman (Electrelane) – Matthew Simms (Wire) ikilisi MEMORIALS’ın ikinci albümü All Clouds Bring Not Rain yolda. Sonbaharla birlikte gelecek albümden ilk sesler, Yoko Ono’nun retrospektifinde yer alan cam çekicinden ilhamla yazılmış. Grubun imzasını taşıyan videosuyla birlikte de sürreal ve folklorik imgeleri film noir estetiğiyle buluşturuyor. MEMORIALS ile ilk albümü Memorial Waterslides üzerine röportajımızı da buradan okuyabilirsiniz.

ALBÜM: ZU – Ferrum Sidereum
(House of Mythology)

İtalyan avangart metal üçlüsü ZU, Ferrum Sidereum ile gürültü ve yapıya yönelik uzun soluklu araştırmasını bir adım ileri taşıyor. 80 dakikayı aşan bu enstrümantal kayıt, günümüzün hız takıntılı dinleme alışkanlıklarını bir kenara iterek ritüelistik bir yoğunluğu tercih ediyor. Albümün adı Latince “yıldızların demiri” anlamına geliyor ve antik dönemlerde kutsal kabul edilen göktaşı menşeli metallere referansla seçilmiş.

TEKLİ: Cate Le Bon feat. St. Vincent – Always the Same
(Mexican Summer)

Cate Le Bon, 2025 tarihli Michelangelo Dying albümünden artakalan şarkılardan biri “Always the Same”  yumuşak ama hafif huzursuz synth dokuları, akışkan gitarlar ve mesafeli vokaller şarkıyı rüya ile gerçek arasında asılı bırakıyor. Parçaya eşlik eden St. Vincent ise bu kırılgan atmosferde, Cate Le Bon’un sesine gölge gibi destek yapıyor. Minimal yapısı içinde küçük sapmalarla ilerleyen “Always the Same”, tekrarın içinde yeni duygular bulmanın mümkün olduğunu fısıldayan, yavaş yavaş içine çeken bir parça.

ALBÜM: SAULT – Chapter 1
(Forever Living Originals)

Funk damarını korurken soul-santrik seyrederek son beş yıldaki işleriyle gospel türüne gittikçe yaslanan kolektif, 13. albümünde de inanç merkezli, fakat bu vibe’ı daha psikedelik bir yere koyuyor. Olumlama ve temennilerle dolu parça listesinin prodüksiyonu gür, sound’u geniş: bas hatları SAULT tınısını korurken davul kayıtları capcanlı. Fuzz gitarlar, tiz ve cızırtılı klavye notaları Zambian rock enerjisi çağırırken, 60’lar ve 70’ler referanslı iyice retro groove’lara eklenen borulu çalgılar, yaylılar ve coşkun geri vokaller albümün sinematikliğine ekleme yapıyor. Başı çeken Inflo ve kariyerinin en çeşitli vokal performansını sergileyen Cleo Sol’a, sık sık ortaklaştıkları Jack Peñate’yle beraber efsanevi prodüktör ikilisi Jimmy Jam & Terry Lewis eşlik ediyor. 

TEKLİ: Ireke – Abanije ft. Nayel Hóxò
(Underdog Records)

Julien Gervaix – Damien Tesson ikilisinin çekirdeğini oluşturduğu, Yorùbá dilinde “şeker kamışı” anlamını taşıyan Ireke, Ayô Dele yani “neşe bana geliyor” isimli ikinci albümlerinin ilk teklisi “Abanije” ile direnç ve neşe saçıyor. Afrobeat, funk, soul, caz seslerinin kesişerek tropik bir dinleme deneyimi yarattığı parça, Beninli-Nijeryalı rapçi Nayel Hóxò’nun hayal etmeye cesaretlendiren sözleriyle sahip olduğu kolektif ve gülümseyen güneşli enerjisini etrafa bulaştırıyor. Hem içimizde ortaklaşa paylaştığımız ve sürekli kontrol altında olan duygularımıza dokunup onları gevşetirken hem de bizleri yaşamaya, dans etmeye ve düş kurmaya cesaretlendiriyor tekli. 

ALBÜM: Jenny On Holiday – Quicksand Heart
(Transgressive Records)

Let’s Eat Grandma’nın yarısı olarak tanıdığımız Jenny Hollingworth, Jenny On Holiday adıyla yayımladığı ilk solo albümünde duygularını minimal jestlerle açığa çıkarıyor. Quicksand Heart, kapalı ve imgesel bir anlatımla kalp kırıklığını işlerken, Steph Marzano prodüksiyonu ile şekillenmiş. 80’ler synth-pop referanslarıyla örülü, kalp kırıklığını dans pistine taşıyan şarkılar arasında dolaşıyor; kırılganlıkla coşku aynı anda var oluyor. Bazen tanıdık pop klişelerine dokunsa da Quicksand Heart, etkileyici melodik çizgileri ve güçlü pop balladlarıyla Hollingworth’un solo kariyerine güçlü bir başlangıç olmuş. Albümün kapak fotoğrafı ise Steve Gullick’ten.

TEKLİ: Bonnie “Prince” Billy – They Keep Trying To Find You
(Domino / No Quarter / GRGDN Müzik)

Çalışkanlık ve aktiflik konusunda kendini farklı bir seviyede görebileceğimiz Will Oldham; son yıllardaki düzenli albümlerine bir yenisini daha ekliyor. Kariyerinin 31. albümü olacak We Are Together Again 6 Mart’ta gelmeden önce tadımlık ilk teklimiz de müzisyenin kariyerinden aşina olduğumuz “karanlık” sözlerle aydınlık vokalinin ve akorlarının bir bileşimi. İçine kapanmayı tercih eden bir karaktere yazılmış şarkı, net akustik gitara eşlik eden flüt ve akordiyonla oldukça temiz, fazla süslemeye kaçmadan kaydedilmiş. Oldham’ın vokali de her zamanki gibi şahane. Modern danslı bir videosu olduğunu da hatırlatalım.

TEKLİ: BIG SPECIAL – SLUGLIFE
(SO Recordings)

Geçtiğimiz yılki NATIONAL AVERAGE. uzunları ardından çıkardıkları teklileri ve Sleaford Mods’la olmuş iş birliklerini, “hayatı yere yakın ve yavaş yaşamak” hakkındaki bu parçayla takip eden ikili yavaşlamaya, yeniden ayağa kalkmak için gereken zamanın utanılacak, hırpalanacak bir şey olmamasına konuşarak tam da bu hâle bir nevi övgüde bulunmuş. Akustik gitar tıngırtıları, davulcu Callum Moloney’nin düşülen yolları çağrıştıran desenleri ve  Joe Hicklin’in spoken word icrasını haykırmalı vokaliyle birlikte sunduğu parça folk damarından akmakta. 

TEKLİ: The Orielles – You are Eating a Part of Yourself / To Undo the World Itself
(Heavenly Recordings / GRGDN Müzik)

Manchester çıkışlı üçlünün iki parçalı yeni ysyını aslında toplam sekiz dakikalık bir tefekkür hâli âdeta. İlk parça doğaçlama arşivlerinden çıkarılan bir gitar loop’u ile belirmeye başlamış. Adını bir video işinden alan “You are Eating a Part of Yourself “ adım adım artan deneysel seslerle bir genişleme veya sabırlı bir patlamaya doğru ilerliyor. İkinci parçaya geldiğimizde ise reverb efektli vokaller biraz daha ön planda. Çığ gibi büyüyen bir yükselişe giderken, tıpkı ilk parça gibi son düzlüğünde sıfır noktasındaki sakinliği yakalıyor. Parçaların başlangıç ve bitişlerinde aynı hissi yakalaması da şarkılarıilham kaynağı olan loop mantığında dinlenmeye uygun kılıyor.

EP: Toshimasa Matsumoto – おひるね (nap)
(DORAKU)

Geçtiğimiz yılarda Bant Mag. Havuz / Bina’da da konuğumuz olan Tokyolu deneysel müzik kolektifi KUFUKI’nin üyelerinden Toshimasa Matsumoto, yaklaşık dokuz yılın ardından ilk kez bir solo yayınla karşımızda. KUFUKI müziğine az çok aşina olanlar, Toshi’nin vokallerinin sihriyle tanışmıştır. Akustik gitarlar, ıslıklar ve arada beliren soyut elektronik katmanlarla örülü yalın düzenlemelere yer verdiği nap EP’sindeki parçaların taşıyıcı unsuru da müzisyenin şarkı söyleyişi ve melodik zenginliği.

ALBÜM: The Kid LAROI – BEFORE I FORGET
(Columbia Records)

Anaakım müzikte yılın ilk büyük heyecanı diyebileceğimiz albüm, Avustralya’nın genç R&B / pop yıldızı The Kid Laroi’dan geldi. Geniş bir prodüktör künyesine sahip BEFORE I FORGET’in konuk sesleri arasında Andrew Aged, Clara La San ve Lithe var. Spot ışıklarının altındaki bir aşkın ardından yaşadığı kalp kırıklığıyla yazdığı albüm, müzisyenin vokal yetenekleri, piyano baladları ve hip hop eğilimiyle adından söz ettirecek.

ALBÜM: Winged Wheel – Desert So Green
(12XU)

Winged Wheel’in yeni albümüne dalmadan önce bu akılalmaz oluşumun üyelerini şöyle bir sıralayalım: Whitney Johnson (Matchess, Circuit des Yeux), Cory Plump (Spray Paint), Matthew J. Rolin (Powers/Rolin Duo), Steve Shelley (Sonic Youth), Lonnie Slack ve Fred Thomas (Idle Ray, Tyvek). Üçüncü kez bir stüdyo albümü için bir araya gelen süpergrup, bu sefer ilk iki albümdeki yaklaşımlarından farklı olarak, çok daha planlı bir kayıt süreci geçirmiş. Şarkılardaki doğaçlama hissi hâlâ mevcutsa da aslında duyduğumuz çoğu hook, riff, detay hep kasıtlı. Zaten başarması en zor denge de herhalde bu. Winged Wheel oldukça dinamik ve tahmin edilemez bir enerji ve titiz bir besteciliği bir araya getiriyor.

EP: Renatto Olivares  – Aguas Raras
(Bağımsız)

Şili merkezli bağımsız müzisyen Renatto Olivares, Aguas Raras adlı yeni EP’siyle gitar odaklı müziklerin duyusal potansiyelini genişleten bir ses mimarisi sunuyor. Altı parçalık bu koleksiyon, alışıldık rock formunun sınırlarına dokunmakla yetinmiyor; onun üzerine eğilip bükülen, zaman zaman içe çöken, bazen de dışarı doğru genişleyen bir yapıya evriliyor. Elektrik gitarın katmanlı dokusu ile atmosferik alanlar arasında kurulan diyalog, özellikle “Viroca” ve “Trabajo del Tiempo” parçalarında belirginleşiyor.