Dünya dönüyor: Idaho’daki Büyük Patates Oteli, İskoçya’nın Loch Ness Canavarı’na dair efsaneleri sarsan makale ve diğerleri

Dünyanın farklı noktalarından, büyük gündem yaratmayan haberler.

Fotoğraf: Samuel Kubani/AFP/Getty Images)

ABD’de yapılan anket, biseksüel bireylerin sayısında büyük bir artışa işaret ediyor
ABD’de yılda iki kez yapılan genel anketlerin sonuçları kendini biseksüel olarak tanımlayan bireylerin sayısının hiç olmadığı kadar yüksek bir rakama ulaştığını gösterdi. 2008’de yüzde 1 olarak açıklanan oran, 2018’de yüzde 3’e yükselmiş görünüyor. Bu da ABD’de yaklaşık 10 milyonluk bir biseksüel nüfus olduğu anlamına geliyor. Uzmanlar bu artışın kadınlara işaret ettiğini ve daha ziyade beyaz olmayan kadınların yanıtlarıyla ulaşıldığını açıklamış. Ankete göre kadınların yüzde 6’sı, siyahların da yüzde 7’si kendilerini biseksüel olarak tanımlıyor. Kendini biseksüel olarak tanımlayanların yüzde 4’ü ise “farklı etnisite” olarak belirtilmiş. Sosyologların ulaştığı bir diğer sonuç da kendilerini biseksüel olarak tanımlayan erkeklerin sayısında son 10 yılda herhangi bir değişim gözlemlenmemesi. Aynı şekilde, kendilerini lezbiyen ya da gay olarak tanımlayanların sayısı da değişkenlik göstermemiş.

Nebraska’da bir şirket müşterilerini çıkmadıkları tatillere çıkmış gibi gösteriyor
The Breaker Upperers filminde ilişkisini bitirmek isteyen ama bunu partnerine söyleyemeyen kişilerin ilişkilerini yıkmak için her türlü hizmeti sunan bir şirket işleten iki arkadaşı izlemiştik. Akla bu filmi getiren bir senaryoyla karşı karşıyayız. Ama bir film izlemiyoruz değiliz ne yazık ki. Nebraska’daki Fake a Vacation isimli şirket, sizi hiç çıkmadığınız tatillere çıkmış gibi gösteriyor.

Şirket, 19.99 dolardan başlayan hizmet paketleri dahilinde müşterilerine sosyal medya kanallarında kullanmaları için onları popüler tatil noktalarında çekilmiş gibi gösteren sahte fotoğraflar hazırlıyor. Fotoğrafların yanı sıra bu mekânlara dair birtakım bilgiler de (hikâyelerini doğru düzgün anlatabilmeleri) için derlenip iletiliyor. Florida, Las Vegas ve Hawai gibi destinasyonlar revaçta görünüyor. Şirketin motivasyonunun ardında Y kuşağı üzerine yapılmış bir çalışma var. Çalışmaya göre Y kuşağının yarısından fazlası son dakika iptalleri, yüksek fiyatlar ya da sosyal medyada tanınırlığı artırmak gibi gerekçelerle tatile gitmeden gitmiş gibi yapıyor. Bu da belli ki böyle bir ihtiyaç doğuruyor. Gerçekten bundan haberimiz yoktu.  

Büyük Patates Oteli’ne hoşgeldiniz
Idaho’da 2012 yılında, Idaho Potato Commission’ın 75. yaşını kutlamak için dikilen devasa patates heykeli, şehrin patates çiftçilerini onurlandırma misyonunu tamamlamış olacak ki yeni bir fonksiyona kavuşturulmuş. Yedi yıldır, belli aralıklarla tanıtım amaçlı “turneye” çıkarılan heykelin yeni bir versiyonla güncellenmesine karar verildi. İnşa ettiği hobbit evleriyle 2014’te ilk kez sosyal medyada adını duyduğumuz Kristie Wolfe, yeni patates heykelini tasarlarken bunu tek odalı bir otele dönüştürmeyi ihmal etmemiş. Mayıs sonu itibariyle ziyaretçilerin kullanımına açılacak “Büyük Patates Hoteli” için AirBNB üzerinden rezervasyon alınmaya başlandı bile! Olur da yolunuz Idaho’ya düşer ve geceyi dev bir patatesin içinde geçirmek isterseniz, 200 doları gözden çıkarmanız gerekecek.

Loch Ness Canavarı’na dair efsaneler büyük bir yanılgı mı?
Efsaneleri 6. yüzyıla dek uzanan Loch Ness Canavarı ile ilgili yeni teoriler gündemde. İskoçya’nın Highlands bölgesinde yer alan bir vadi set gölü olan Loch Ness’te yaşadığı iddia edilen canavara dair söylentiler, 1934 yılında Londralı jinekolog Robert Kenneth Wilson tarafından çekilen fotoğrafıyla geniş kitlelere ulaşmıştı. Uzun yıllar arkeolog ve araştırmacılların gündemini meşgul eden Loch Ness Canavarı hakkında büyük bir yanılgıya işaret eden yeni bir makale yayımlandı. Earth Sciences History’de çıkan Charles Paxton ve Darren Naish imzalı makalede, ilk olarak 1801’de görüldüğü iddia edilen Loch Ness Canavarı hakkında beyanlardaki tarifin, 1934’te ortaya çıkan ve gerçekliği hâlâ tartışma konusu olan fotoğrafla birlikte %50 oranında uzun boyunlu bir deniz yaratığı şeklinde değiştiğine dikkat çekiliyor.

Makalenin iddiası, ilk kez 1819’da ortaya çıkarılan dinozor fosillerinin, Loch Ness Canavarı’nın tanımlanmasında ilham kaynağı olduğu ve bugüne dek anlatılan birçok şeyin aslında büyük bir yanılgı olduğu yönünde. Bu iddiayı 1960’larda bilim kurgu yazarı L. Sprague De Camp de ortaya atmış. Paxton ve Naish ikilisi, denizde yaşayan dinozorlara dair bulunan fosillerin akıllardaki Loch Ness Canavarı imajını fazlasıyla etkilediğini düşünüyor. Ama canavarın gerçek görünümü için 2018’de başlatılan ve Loch Ness’ten alınan DNA örnekleriyle bu göldeki tüm canlıların görünümünü ortaya çıkarmayı amaçlayan yeni çalışmaların sonucunun beklenmesi gerektiği görüşündeler.

Hollanda’da inşa edilen çevreye duyarlı yeni kuş gözlem evi
Hollanda’nın güneyinde, Haringviliet bölgesinde yeni bir kuş gözlem evi inşa edildi. Amsterdam merkezli RAU Architects ve Ro&Ad Architects’in ortak çalışması olan gözlem evi, sürdürülebilirlik ilkesi temel alınarak tasarlanmış devasa bir ahşap yapı. Yapının şekli, yakınlarda yuva yapmış binlerce deniz kırlangıcının yumurtasından kaynaklanıyor. En çarpıcı özelliği ise modüler bir yapı olarak düşülmüş olması; yani parçalarına kolaylıkla ayrılabiliyor, taşınıp başka yerde yeniden inşa edilebiliyor. Tij’in baş mimarlarından Thomas Rau, “Hiçbir değer kaybetmeden tüm parçalarının birbirinden ayrılabilecek şekilde tasarlanması, yapıyı ekosisteme duyarlı kılıyor” açıklamasında bulunmuş.