Dünyadan müzik basını manzaraları: MÜ Magazine

Bant Mag. No:74’te dünyanın farklı noktalarındaki birkaç editörden, geride kalan yılın değerlendirilmesine yönelik sorularımıza yanıtlar aldık. Kimi oldukça kurumsal yayınlarda çalışıyor, kimi müzik kültürünün geleceğe en adil şekilde nasıl taşınabileceğine kafa yoruyor, hatta kimi de bu ortamda yeni dergi çıkarmaya karar vermiş. Müzik basını neye yarar? Yaramalı mıdır? Krizlerin kültür üzerindeki çok katmanlı yıkıcı etkilerine karşı nasıl aksiyonlar alınabilir? Devam etmenin bir yolu baştan başlamak mı? Hangi yapılar en çok, hangileri en az etkilendi? Yeni müzikleri kutlamanın arkasında nasıl motivasyonlar var? Gelinen noktadaki dijital komünite fikri acaba ileriki dönemleri nasıl etkileyecek? Düşünmelik bir dolu soru var. Buyurunuz.  

MÜ Magazine yanıtlıyor

Merkez: Londra
Format: Basılı dergi.
İçerik: Müziği yaratıcı yazarlık, şiir, edebiyat, sanat gibi farklı alanlara kesiştiriyor. Sanatçı ve blogger Lisa Azarmi’nin yanı sıra kurucular arasında Killing Joke grubunun basçısı Youth da var. 
Ne zamandır var?: MÜ Magazine pandemi döneminde hayata geçirildi, ilk sayı Aralık 2020’de çıktı.

“Genel Yayın Yönetmenimiz Limor Tevet, Azorlar’da çalışan bir psikolog!”

Lisa Azarmi (Sanat Editörü ve Lifestyle Direktörü):MÜ Magazine’i çıkarmaya başlamak için bizi motive eden pandeminin kendisi oldu. Pandemi ve etrafa saçılan dünyanın küllerinden bir anka kuşu misali yükselen South London Arts Lab (SLAB) bizi harekete geçiren faktörlerdi. Brexit ve Trumpçılık dönemleri çok daha fazla insanın milliyetçiliği benimsemesi anlamına geldi. Çoğu insanın bencil, vurdumduymaz ve ayrık hareket ettiği bir “ben kuşağı” gibi hissedildi. Biz var gücümüzle birlikteliğe, eşitliğe, kapsayıcılığa inanıyoruz ve buna ulaşmanın en iyi yolunun yaratıcılıktan geçtiğini düşünüyoruz. MÜ Magazine de bunun bir nevi kutlaması.”

“Farklı insanları bir araya getiren bir kolektif kurma ve 60’ların Arts Lab hareketini yeniden alevlendirme fikri Youth’tan (Martin Glover) gelmişti. Biz de tam olarak bunu yaptık. Brixton, South London’daki bir pub’ın üst katında ayda bir buluşmalar düzenlerdik. Her buluşmanın bir teması olurdu, insanlar gitarını çalar, şiir okur, şarkı söyler, resim malzemelerini getirirdi. Hep birlikte bir şeyler üretirdik. Etkinlikler düzenledik ve fanzinler yaptık. Çok keyifliydi. Birbirimizle çok yakınlaştık bu süreçte. Koca ve çatlak bir aile gibiydik!”

“Karantina sürecinde buluşmalara çevrimiçi devam etme kararı aldık. Aramızda Zoom’un ne olduğunu bilen tek kişi Maryann’di sanırım. O da kurucu ortaklardan biri, fotoğrafçımız ve her şeyi düzelten gurumuz. Haftalık Zoom buluşmalarından çevrimiçi ve büyük başarı yakalayan iki sanat  ve müzik festivali çıktı. Dergi de bu şekilde doğmuş oldu.”

“SLAB halen haftalık buluşmalarını sürdürüyor. Birçoğumuz için pandemi sürecinde yaşam kaynağı oldu. Halen 600 üyemiz var!”

“Pandemiye adaptasyon sürecimizin çok başarılı geçtiğini düşünüyorum çünkü bildiğimiz şey zaten bu. Komünitemiz iyi niyetle işliyor, bir şeyleri ‘oldurabilen’ bir ekibiz. Kar amacı gütmeyen bir girişim bu ve ilk sayının ön satışından itibaren kendimiz fonluyoruz.”

“Ayrıca müzik her ne kadar içeriğinde önemli bir rol oynasa da MÜ’nün sadece bir müzik jurnali olmadığını da eklemeliyim. Yaratıcı insanlar arasındaki geçişlerden; harika müzisyenlerin aynı zamanda harika aşçılar, şairler ya da ressamlar olmasından çok etkileniyoruz. Hatta kimisi inanılmaz örgü örebiliyor örneğin!”

“MÜ Magazine yaratıcılığın her halini kapsıyor. Heyecan verici, taze, çeşitlilik sahibi ve gelişen bir yapımız var. Böyle de devam edeceğiz. Biz geliştikçe okuyucularımızın da peşimizden geleceğini umuyoruz. Ne kadar çok insan bu dünyadaki sıra dışı yeteneklere dair fikir sahibi olursa o kadar iyi olur, diye düşünüyoruz. Bu gibi bilgiler sosyal değişim ve nihayetinde kapsayıcılık için çok önemli. Her iki meselede de biz önemli bir role sahibiz.”

“İlk sayımız neredeyse tükenmek üzere ve şu sıralar ikinci sayımızı hazırlıyoruz. Basılı bir yayın olmayı sürdüreceğiz ama online üyeliğe de başlayacağız. Harika fikirlere sahip insanlarla hazırladığımız görsel sanat, bahçecilik, yemek, moda, felsefe, şiir, kısa hikaye, eleştiri gibi düzenli köşelerimiz var. Tüm ekibimiz kendi alanlarında tam zamanlı çalışan kişilerden oluşuyor ve dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdalar. Genel Yayın Yönetmenimiz Limor Tevet, Azorlar’da çalışan bir psikolog! Pandemi dergiye davet ettiğimiz konuklarla fiziksel olarak buluşamayacağımız anlamına geldi tabii. Ama yeni normale döndükçe bunun değişeceğini ve derginin daha da heyecan verici ve çeşitli bir hale geleceğini umuyoruz.” 

“Kriz halinde kültürlere şefkatle yaklaşmak: Dünyadan müzik basını manzaraları” dosyasının tamamını okumak için buradan Bant Mag. No: 74’e ulaşabilirsiniz.

Yükleniyor...