Ege Kanar, dünyayı imgeler aracılığıyla bilinebilir kılma arzusunu kurcalıyor

1981 doğumlu Ege Kanar, İstanbul’da yaşıyor ve Bahçeşehir Üniversitesi Fotoğraf ve Video bölümünde eğitim veriyor. Arşivsel fotoğraflar, metinler, ses ve video kayıtlarından yararlanarak temsil, hafıza, ritim, ölçek, dil ve cismanilik gibi çeşitli kavramlar etrafında projeler üretiyor. 2016’dan bu yana Retouch, Hammer for Scale ve Işığın Çapraz Geldiği Saat isimli üç kitap yayımladı.



Ege Kanar’dan son dönemde işlerine yön ve ilham veren başlıca unsurları, nelerin onu bir şeyler üretmeye ittiğini, geride kalan bir seneyi aşkın sürecin çalışma pratikleri üzerinde ne gibi düşündürücü / dönüştürücü etkileri olduğunu, bir hikâye anlatıcısı olarak neleri önemsediğini, fotoğraf makinesinin arkasında olmanın onun için ne ifade ettiğini, işlerinde kendisini nasıl konumladığını paylaşmasını istedik.

Ege Kanar yanıtlıyor

Son on yıl içinde fotoğrafla kurduğum ilişki, kamera aracılığıyla dünyayı kavramaya çalışan bir gözlemci pozisyonundan, başkaları tarafından üretilmiş görüntüleri kullanarak yeni bağlamlar oluşturmayı deneyen bir aracılık rolüne doğru evrildi. Son dönemde üzerinde çalıştığım malzemeyi, çoğunlukla bilimsel amaçlarla derlenmiş açık arşivlerden elde ediyorum. Belli çevreler dışında pek de popüler olmayan bu görüntülerin üretilme amaçları, dolaşıma sokulma biçimleri, hizmet ettikleri gündemler ve dünyayı bu imgeler aracılığıyla bilinebilir kılma arzusu kurcalamaktan heyecan duyduğum başlıca mefhumlar oldu. 

Şeyler arasında kurduğum ve izini sanatın yöntemleri ile sürebileceğime inandığım herhangi bir ilişki benim için tetikleyici bir rol üstlenebiliyor. Bazen bir cümle, bazen bir görüntü, bir ses ya da soyut bir fikir, içine dalmak isteyeceğim yeni bir araştırma alanı açabiliyor.

Ürettiklerim biçimsel olarak oldukça değişken. Son zamanlarda, içinde güvende hissettiğim fotoğraf mecrasının dışına doğru da oklar attığımı söyleyebilirim. İğneyle kuyu kazmayı, kendi zihinsel mağaramda vakit geçirmeyi seviyorum. Temel üretme isteğim, merakımı ve canlılık duygumu beslemekle, derinlerde zaman geçirme isteğimi tatmin etmekle alakalı sanırım.

Farklı metodolojiler

2019 yılında Versus Art Project’te açtığım Apparatus isimli serginin ardından hayatımda eskiden beri yeri olan müzikle ilişkim tekrar güçlenmeye başladı. Kapanma döneminin getirdiği belirsizlik içinde, çaldığım enstrümanla geçirdiğim zaman hayatımın etrafında şekillendiği temel referans noktasına dönüştü. Bu süreç yaklaşık iki seneye yayıldı ve ritim, tekrar, ses ve beden mekaniği gibi meseleler üzerine düşünmemi sağladı. Bugünlerde ürettiğim ve şu anda sergilenen ya da önümüzdeki günlerde sergilenecek yeni işlerin köklerinin de bu süreçten beslendiğini söyleyebilirim.

Ürettiğim işlerin ihtiyaç duyduğu farklı metodolojiler, bir sanatçı olarak pek çok farklı alanda var olabilmemi de gerektiriyor. Kendimi bazen bir arkeolog, bazen bir kimyager, bazen bir bilgisayar operatörü, bazen de bir tasarımcı rolünde buluyorum. Görüntüler, sesler, metinler ya da nesneler arasında çeşitli bağlantılar kurmaya çalışırken, çalıştığım malzemeye ve onun içinden çıktığı bağlama özen göstermeyi ve eleştirel kalabilmeyi önemsiyorum. Malzemeye en az müdahale ile nasıl biçim verebilirim ve bu sayede neyi duyumsanır kılabilirim, bunu merak ediyorum. Bu merak bir çeşit geçirgenlik fikriyle ya da başta bahsettiğim aracılık rolüyle özdeşleşmemi sağlıyor.

Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Apparatus, 2019, Ege Kanar
Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018
Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018, Ege Kanar
 Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018, Ege Kanar
Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018, Ege Kanar
Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018, Ege Kanar
Bir Tema Üzerine Çeşitlemeler, 2018, Ege Kanar
Hammer for Scale, 2017, Ege Kanar
Hammer for Scale, 2017, Ege Kanar

Ege Kanar’la birlikte Cansu Yıldıran, Cemre Yeşil Gönenli, Aino Väänänen, Ekaterina Solovieva, Civan Özkanoğlu, Devin Yalkın ve Cemil Batur Gökçeer’le röportajların yer aldığı 6 derece uzak teorisinden ilhamla 8 fotoğraf sanatçısı dosyasının tamamını okumak için buradan Bant Mag. No:76’ya ulaşabilirsiniz. 

Hazırlayanlar: Cem Kayıran, Ekin Sanaç, Cansu Çubukçu