Haunted Hotel: Lanetli bir pazar keyfi
Yazı: Meltem Demiraran
Netflix’in yeni animasyon dizisi Haunted Hotel, hem korku hem komedi türleri arasında salınırken kaotik mizahı ve absürtlüğü aynı potada eritiyor.
Dizinin yaratıcısı Matt Roller ve yapımcısı Dan Harmon daha önce Rick & Morty, Community gibi işlerden tanıdığımız isimler. Seslendirme kadrosu da en az hikâye kadar etkileyici: Katherine’i Scrubs ve Happy Endings’ten tanıdığımız Eliza Coupe; alık ama sevimli dayı Nathan’i ise SNL ve The Last Man on Earth’ten aşina olduğumuz Will Forte seslendiriyor. Esther karakteri ise Big Mouth’tan Natalie Palamides’in enerjisiyle hayat buluyor.
*Bu yazı, Haunted Hotel dizisini henüz izlememiş olanlar için bazı sürprizleri bozabilir.

Zaman dilimi ve mekân?
Undervale Oteli, zamanın ve mantığın unutulduğu bir kâbus durağı.
Konu nedir?
Bir anne, iki çocuk ve ölümle pazarlık yapmayı alışkanlık hâline getirmiş bir dayı… Undervale Oteli’nde aile komedisi, ölüm sonrası ticaret ve kaosun birleştiği bir şova dönüşüyor. Oteli yönetmek kolay değil; özellikle misafirlerin kolları yoksa, boyları yetmiyorsa ya da kafaları ışık saçıyorsa işler iyice karmaşıklaşıyor. Kısacası hayaletler, delilik ve aile bağları iç içe geçmiş durumda.
İlk intiba?
Otelin, başımıza gelecek fantastik olayların merkezi olarak konumlandırılmış olması, neredeyse kendi başına bir karaktermiş hissi yaratıyor. Exorcistlerin sahneye çıkışı, iblislerin ve hayaletlerin “boo”layarak verdiği tepkiler, serseri hayalet dayı… Tüm bunlar hem kaotik hem maceralara gebe bir atmosferde olduğumuzu hatırlatıyor hem de yan karakterlere dair beklentiyi yükseltiyor açıkçası.

En az neyi sevdin?
Dürüst olmak gerekirse, bazı espriler sanki fazla yavan kalıyor ve bazı bölümler, bizi heyecanla beklediğimiz maceranın kapısına kadar götürüp son anda “Eh, işte bu kadar.” deyip kapıyı çarpıyor gibi.
En çok neyi sevdin?
Karakterleri.
Karakterlere dair neler söyleyebilirsin?
Katherine: Her şeye yetişmeye çalışan bekâr bir anne; otelin, çocukların ve hayaletlerin sorumluluğu derken kendi hayatının gidişatına da tanık olmak, karakter gelişimini izlemeyi heyecanlı kılıyor.
Esther: Dizinin lokomotifi; macera arayışı, isyan dolu hâlleriyle hem abisini hem annesini zorlayacak ama bizi bol bol güldürecek gibi.
Nathan: Alık ama yufka yürekli dayı; yeğenlerine bayılıyor ve hayalet dostlarının ardını kolluyor. Hikâyesinin derinliklerini keşfedip keşfedemeyeceğimiz ise merak konusu.
Ben: Utangaç, gençliğin karmaşasında sıkışmış ama hayaletlerle arkadaşlığı ona beklenmedik bir derinlik katıyor. Yanlış anladığı “aşk” ise tatlı bir komedi unsuru.
Abaddon: Favori karakterim. Cehennemden dünyaya bir göreve gönderilmiş, bir rahibin oğlunun bedenine sıkışmış bir iblis; enerjisi, dünyaya bakışı ve her şeyi karmaşıklaştırışına bayıldım.

En çok hangi bölüme yükseldin?
İkinci bölüm “Unfinished Business”, dizinin gidişatına dair izleyicide rahatlatıcı bir teskin etkisi yaratıyor. Hayaletlerden oluşan çeteyi görmek ve onların dünyayla işleri henüz bitmediği için otelde sıkışıp kalmaları, klasik korku mitlerinin tiye alınması, dizinin kaotik mizahına dair akılda net bir fikir bırakıyor.
Sezonun seyir zevki açısından öne çıkan diğer bölümler ise yedinci bölüm “Seven Deadly Bens” ve dokuzuncu bölüm “The Esthercist”. Her ikisi de hem karakter dinamiklerini hem de absürt hayalet maceralarını en eğlenceli hâlleriyle sunuyor bana kalırsa.
Modunu nasıl etkiledi?
Evde pijamalarınızla geçireceğiniz yağmurlu bir pazar gününün çok iyi bir eşlikçisi olacağı kesin. Karanlık, sakin ama eğlenceli bir moda sokuyor insanı.
Soru işaretleri / varsa açtığı tartışmalar…
Dizinin tanıtımının yapıldığı bazı yayınlarda “Rick & Morty’nin yaratıcı ekibinden” denmesi, beklentiyi gereksiz yere şişiriyor ve izleyiciyi biraz yanıltıyor gibi. Evet, yaratıcı ekip destek vermiş ama Haunted Hotel ile Rick & Morty’nin patlayıcı absürtlüğünü aynı kefeye koymak pek mümkün değil. Bu arada, Haunted Hotel yer yer çocuklara da uygun gibi hissettirse de tam anlamıyla öyle denemez; biraz tuhaf bir orta yol bulmuş gibi.
Bunu seven şunları da sever
Çizgileri ve macera anlayışıyla Gravity Falls’u (2012-2016), kaotik hayalet komedisi ve karakter etkileşimleriyle de BBC’nin Ghosts’unu (2019-2023) listelerimize ekleyebiliriz.