Kitbag kadrosundan ayrılan Jodie Comer’ın yerini kim alıyor?

84 yaşında büyük bir çalışkanlıkla üretimlerini sürdüren Ridley Scott, bir yandan Napolyon Bonapart biyografisi Kitbag, yeni Alien uzantısı, Gladiator’ın devam filmi, Queen & Country isimli aksiyon/gerilim gibi farklı projelerle anılıyor; bir yandan da 2021’e sığdırdığı iki iddialı yapımla konuşulmaya devam ediyor. İtalyan moda evinin ardındaki aile imparatorluğu ve bir cinayetin inanması güç gerçek hikâyesine yakından bakan House of Gucci karışık yorumlar toplasa da Yüz Yıl Savaşları’nın ortasında Fransa’nın son onaylanmış düellosu üzerine bir ihanet ve intikam hikâyesi olan The Last Duel daha olumlu eleştirilerle karşılanmış; Marguerite de Carrouges’a hayat veren Jodie Comer, performansıyla en çok alkış toplayan isim olmuştu.


Ridley Scott da Comer’ın çıkardığı işten memnun kalmış olacak ki sıradaki projesi Kitbag’in baş karakterlerinden Joséphine de Beauharnais’yi kendisine teslim etmişti. Ne var ki yaşanan son gelişmeler, -uzundur ismi filmle zikredilen- oyuncunun kadroda yer almayacağını ortaya çıkardı. The Hollywood Reporter’ın Awards Chatter isimli podcastine konuk olan Comer, değişen çekim takvimine uyum sağlayamayacak olması ve devam eden pandemi şartlarının getirileri nedeniyle projeden ayrıldığını üzülerek duyurdu. 15 Ocak’ta başlaması planlanan prodüksiyon daha ileri bir tarihe ertelenmişti.

Kendisinin yerini alacak isim ise hiç yabancı değil aslında: Geçtiğimiz Akademi Ödülleri’nde Pieces of a Woman’daki varlığıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında adaylık elde eden, The Crown’ın Princess Margaret’ı olarak da anımsanabilecek Vanessa Kirby.

Kitbag geleneksel bir biyografi değil

Yaklaşan Kitbag projesi, Joaquin Phoenix’in canlandıracağı Napolyon Bonaparte’ın köklerine inecek ve savaş meydanları ile siyasetteki hızlı yükselişini takip edecek. Napolyon’un amansız hırsı ve şaşırtıcı stratejik zekası işlenirken en ünlü savaşlarından altı tanesi anlatıda yer edinecek. Geleneksel bir biyografi olmayacağı çünkü tüm olayların Napolyon’un biricik aşkı Joséphine de Beauharnais ile olan değişken ilişkisi üzerinden izleneceği söyleniyor.

Günümüzün en yetenekli oyuncularından Phoenix’in başrolde yer almasıyla ilgili, “Hiç kimse Napolyon’u onun gibi canlandıramaz” diyor Ridley Scott. Gladiator‘de sinema tarihinin en komplike imparatorlarından birini yarattığını, onun suretindeki Napolyon ile bir başkasını daha önümüze getireceklerini düşünüyor.

İsmini “There is a general’s staff hidden in every soldier’s kitbag” (Her askerin çantasında bir generalin gönderi gizlidir) sözünden alan projenin arkasında Apple Studios yer alıyor.

Bonaparte’ın Joséphine de Beauharnais’ye olan büyük aşkı

Kimdir bu Joséphine de Beauharnais dersek, Fransa’da çiftçi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen, zeki ve özgürlüğüne düşkün bir tarihi figür kendisi. Gösterişi, dansı, eğlenmeyi çok seven Joséphine doğduğu yere uyum sağlamayı reddedip ailesinden uzaklaşmak isteyince 17 yaşında Vikont Alexandre Beauharnais ile evlenmiş, iki de çocuğu olmuştu. Çok geçmeden, aristokrat eşi Fransız İhtilali’nde önce tüm servetini, sonra da hayatını kaybetti. 

Katıldığı bir baloda Napolyon Bonaparte ile tanıştı ve ilk görüşte aralarında bir çekim yaşandı. 1796’da evlendiklerinde imparator ona öylesine âşıktı ki yasalara aykırı olmasına rağmen eşini imparatoriçe ilan etti. Yeni ülkeler fethetme niyetiyle yollara düştüğü vakit Joséphine’e aşk mektupları yazarken, hislerinin tek taraflı olduğunu fark eden ve çocuk sahibi olmak isteyen Bonaparte, nihayetinde onunla yolları ayırmaya ve Avusturyalı arşidüşes Marie-Louis ile evlenmeye karar verdi. Ne var ki ölüm döşeğinde bile Joséphine’in adını sayıkladığı söylenir.