Mayıs 2022: 15 süper albüm

Kış gibi başlayıp kavurucu yaz sıcağıyla biten mayıs ayının yeni müzik dökümü. Yayımlandığından bu yana kulağımızdan düşmeyen yerli – yabancı karışık 15 albüm. Sıralama kronolojik.


hüma utku albüm
6 Mayıs: Hüma Utku – The Psychologist
(Editions Mego)

Berlin’de yerleşik besteci Hüma Utku soyut bir elektronik evrende, türlü ses dokuları ve ritimlerin antik duygular uyandırabileceği olasılıkları araştırıyor. Geçtiğimiz yaz hayatını kaybeden İngiliz-Avustralyalı müzisyen ve Editions Mego etiketinin kurucusu Peter Rehberg’in yayımlamayı seçtiği son kayıtlardan biri olan bu koleksiyon, Utku’nun hayatta yürüdüğü iki yolu birleştirme uğraşının bir sonucu. Müzisyenin her zaman ilham aldığı psikoloji geçmişini bu kez doğrudan ele alan, ruhun aydınlık ve karanlık mekânlarında volta atan, sarsıcı bir albüm.

kikagaku moyo albüm
6 Mayıs: Kikagaku Moyo – Kumoyo Island
(Guruguru Brain)

Japonya’nın psikedelik rock harikasının final albümü. Her kıvrımında canlandıran, heyecanlandıran fikirlerle bezeli Kumoyo Island, hayalî Kikagaku Moyo adasına bir seyahat olarak kurgulanmış. Vedalaşmayı hiç de kolaylaştırmıyor doğrusu! Belki de grubun 10 yıllık serüveninin zirve noktası bu albüm. “Hedefimize ulaştık, bizden bu kadar” diyen ekibin önümüzdeki yıllarda yeni müzikal doğrultularla neler yapacağını merak etmemek de elde değil.

lalalar albüm
6 Mayıs: Lalalar – Bi Cinnete Bakar
(Dunganga Records)

Köşeli ama kıvrak, isyankâr ama koyvermiş, buralı ama evrensel bir müzik dilini benimseyen Ali Güçlü Şimşek, Barlas Tan Özemek ve Kaan Düzarat üçlüsü Lalalar’ın 15 şarkılık ilk albümü. Ed Banger kataloğuna galon galon rakı dökülmüş gibi bir karışım, bir tür psikedelik Anadolu spoken word girişimi, adaletsizliklere, düzene savrulan salvolar ve dahası var içeride. 

ibeyi albüm
6 Mayıs: Ibeyi – Spell 31
(XL)

Fransız Afro-Kübalı ikiz kız kardeşler Lisa-Kainde ve Naomi Diaz’ın üçüncü uzunçaları. Dünyadaki kayıtsızlığa karşı bir panzehir olarak sunulan albüm, ikili tarafından şimdiye kadarki en cesur işleri olarak sunuluyor aynı zamanda. Ibeyi’nin imzası olan ruhani armonilerle elektronik neo soul titreşimlerinin enfes bir karışımı olan Spell 31’da müzisyenlere Pa Salieu, Jorja Smith ve BERWYN gibi Londra sahnesinden parlak isimler de eşlik ediyor.

saada bonaire albüm
6 Mayıs: Saâda Bonaire – 1992
(Captured Tracks)

Bremen merkezli Saâda Bonaire kolektifi, punktan new wave, reggae, dub, disco, Arap müziği ve dahasına uzanan geniş sonik paletinden çıkan ateşli tınılarıyla 80’ler sahnesine bırakılmış en güzel hediyelerden biri. Grubun 90’ların başında kaydettiği materyaller uzun süredir kayıptı; kurucu Ralph “von” Richthoven’ın akraba evinde bulduğu hırpalanmış bir kaset üzerinden oluşturulan yeni derleme ise artık yayında. Öteki olana hoşgörü duymaya teşvik etmeyi amaç edinen eklektik keşifler, Andrea Ebert’in caz ve soul etkileşimli vokali ve Stephanie Lange’nin rahat yorumundan çıkan bu büyülü sonik dilin uzun bir süre boyunca etkisi altında kalacaksınız.

the smile albüm
13 Mayıs: The Smile – A Light For Attracting Attention
(XL Recordings)

Radiohead’in Thom Yorke ve Jonny Greenwood’u ile Sons of Kemet davulcusu Tom Skinner’ı buluşturan The Smile, her seferinde aklımızı başımızdan uçuran tekli serüveninin sonuna gelip ilk stüdyo albümünü yayımladı. “You Will Never Work in Television” ve “The Hairdryer” gibi parçalar siyasetçilere ve tacizcilere göndermelerinde akıllıca yazılmış iğnelemelerine ve eleştirilerine devam ederken, “Pana- Vision” ve “Free in the Knowledge” gibilerinde totaliter dünya düzeniyle ilgili umutsuzluğa bizi elimizden tutup götürürken; “Open the Floodgates”te kafasındaki endişeleri, rock dünyası ve dinleyicisiyle ilgili çatışmalarını gün yüzüne çıkarıyor. Lakin “The Smoke”taki şaşırtan Afrobeat esintileri ve funky havaya benzer şaşırtıcı mutlu anlar da yok değil. A Light For Attracting Attention’da Radiohead’ın neredeyse her döneminden enstantaneler bulabileceğiniz gibi kafanızın endişelerle dolduğu garip bir boşluğa düşürüyor. 

florence + the machine albüm
13 Mayıs: Florence + The Machine – Dance Fever
(Polydor Records)

İngiliz indie rock grubu Florence + The Machine, gelişini gizemli ipuçlarıyla duyurduğu beşinci uzunçalarıyla karşımızda. Albüm, 16. yüzyılda Avrupa’da yayılan, özellikle kadınların sokaklarda zayıf düşene kadar tutkulu bir biçimde dans ettiği dönemi tanımlayan “dans vebası”ndan alıyor ismini. Nitekim sakin bir kapanışa götüren son iki parça hariç her anında dansa davet ediyor denebilir. Florence Welch, pandemide kendini performans sergilemeye ve dans eden insanlar görmeye hasret kalmış bir hâlde bulunca yazmaya başlamış Dance Fever’ı. The New York Times’a verdiği röportajda albümü, bir “Ne dilediğine dikkat et!” masalı olarak betimliyor. 

kendrick lamar albüm
13 Mayıs: Kendrick Lamar – Mr. Morale & The Big Steppers
(Aftermath / Interscope)

Çağının hip hop kahramanlarından Kendrick Lamar, son albümü DAMN’in rüzgârını kovalayan beş yılda Pullitzer Ödülü’ne uzanan ilk rap müzisyeni unvanını aldı, yeni koleksiyonun kapağında da görebileceğiniz gibi çocukları oldu, mental sağlığıyla ilgili zorlu bir süreçten geçti. Hayatındaki bu büyük değişimlerin izleri Mr. Morale & The Big Steppers’a sinmiş elbette; birçok farklı müzikal gelenek ve dönemden ilham alan, birbirinden yaratıcı sonik fikirler etrafında devamlı keskin dönüşler yapan, kişisel acıları kolektif travmalara bağlayan, dürüst sözleriyle dinleyeni silkeleyen, dopdolu bir kayıt bırakıyor 2022’ye.

aga b albüm
13 Mayıs: Aga B – Muamma
(debboy.)

Yerli hip hop sahnesinin sözden prodüksiyona, kayıttan video klibine kadar en bütünlüklü ve nitelikli işlerini çıkaran müzisyenlerinden Aga B, yayımladığı üçüncü stüdyo albümünde de bu yolda istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Toplum ve düzen eleştirilerinin doldurduğu albüm umursamaz, asabi, sert ve filtresiz sözlerle çarpıcı bir etki bırakıyor dinleyenin üzerinde. Olup bitenlerin içlerinde biriktirdiği öfkenin bir dışavurumunu arayanlar için albümün kapanış şarkısı “Yağ!” birebir. Her parça için özel olarak üretilmiş görselleştirmeler Aga B’nin YouTube kanalında; göz atmayı unutmayın. 

shabaka albüm
20 Mayıs: Shabaka – African Culture
(Impulse!)

İngiliz müzisyen Shabaka Hutchings; The Comet is Coming, Sons of Kemet, ARE Project gibi grupları ve saksafonuyla eşlik ettiği Sun Ra Arkestra, Mulatu Astatke, Floating Points, The Heliocentrics gibi harika projelerin ardından yayımladığı ilk solo albümünde, bir büyücü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Cazın topraklarına meditatif tohumlar eken koleksiyonda Afrika udu, Japon flütü gibi farklı coğrafyalardan seslenen etnik enstrümanların sohbeti, ruhunuzu olduğunuz yerden koparıp şifalı bir ayinin ortasına bırakıyor sanki. Zihni temizlemek için birebir.

koray kantarcıoğlu albüm
20 Mayıs: Koray Kantarcıoğlu – Loopworks 2
(Discrepant)

İstanbullu görsel / işitsel sanatçı Koray Kantarcıoğlu’nun geçtiğimiz iki yılda yaptığı besteler, 2018 çıkışlı Loopworks uzunçalarını takip eden yeni bir koleksiyonda buluştu. Serinin ilki, 60’lar ve 70’lerin yerli plaklarını kaynak materyal ediniyordu; bu kez 70’lerin televizyonlarından ve 80’lerin new age, caz kasetlerinden alınmış seslerle sample havuzu genişliyor. Albümde Ekin Fil, Berke Can Özcan gibi sonik deneyleri her zaman merak uyandıran müzisyenlerin katkıları da var. Dinlemeyi bitirdiğinizde upuzun bir rüyadan uyanmışsınız gibi hissetmeniz olası; rüyalar kadar şaşırtıcı, gizemli ve uçucu bir kayıt.

ben salisbury - geoff barrow albüm
20 Mayıs: Ben Salisbury & Geoff Barrow – Men
(Invada Records)

Ex Machina, Annihilation gibi yapımların ardından yönetmen Alex Garland ile besteci ikilisi Ben Salisbury ve Geoff Barrow’un ortaklığı hız kesmeden devam ediyor. Toksik ilişkilerin kadınlar üzerinde yarattığı tahribatı korku-gerilim hattından aktaran Men’i Türkiye’de izleme şansını henüz bulamamış olsak da işitsel eşlikçisine kulak vermek, yılın en çok beklenen filmlerinden birinin dünyasına dair epey fikir sahibi olmamızı sağlıyor gibi. Türlü sonik efektler ve operatik vokaller sağımızdan solumuzdan çekiştiriyormuşçasına gerim gerim geriliyoruz akış boyunca. Geçtiğimiz günlerdeCannes’da prömiyerini yapan projeye ve dahasına dair detaylar için Melikşah Altuntaş’ın yazdığı 75. Cannes Film Festivali izlenimleri’ne göz atabilirsiniz.

weird nightmare albüm
20 Mayıs: Weird Nightmare – Weird Nightmare
(Sub Pop)

Kanadalı noise rock grubu METZ ile tanıdığımız Alex Edkins’in ilk solo albümü. Konukları arasında Bully’nin Alicia Bognanno’su ve Sub Pop kataloğunun gediklisi Chad VanGaalen var. METZ’den aşina olduğumuz kir, pas, gürültü yine mevcut fakat bu kez biraz daha salaş rock’n’roll salınımıyla paketlenmiş. Tamamıyla bir pandemi dönemi ürünü, Edkins şöyle anlatıyor: “Pandemi sınırlarımı müzikal anlamda zorlamamda bana yardımcı oldu denebilir. Zaman mefhumu kayboluyor ve müziğin içinde kayboluyordum. Güzel bir kaçış yoluydu.”

sofie birch albüm
27 Mayıs: Sofie Birch – Holotropica
(Intercourse)

Danimarkalı elektronik müzik bestecisi ve ses tasarımcısı Sofie Birch, bir kez daha sonik dehlizler ve hayaller arasında gönül rahatlığıyla savrulmaya elverişli bir uzunçalarla karşımızda. İlhamını meditasyon hâli ve gebelik deneyiminden alan sekiz parçalık albümü için “Kapalı gözlerin ardında bir yer” yakıştırmasını yapmış Birch. Alan kayıtlarına usulca eklemlenen melodilerle 40 dakikalık süresi boyunca saydamlaşan duygu akışlarına sahne oluyor.

ozan tekin albüm
27 Mayıs: Ozan Tekin – Anarya
(Gülbaba Records)

Köln’de yerleşik besteci ve prodüktör Ozan Tekin’in sırayla Köln, İstanbul ve Adana’yı kapsayan üç duraktan oluşan bir “geriye doğru göç hikâyesi” olarak tanımladığı uzunçaları. Müzisyen ile 65 yaşındaki “bir ayağı çukurda” bir duvar piyanosunun birbirini akort etme sürecinin bir çıktısı olan; çağdaş klasik, caz ve ambient elementlerinden son derece dokunaklı bir seçki sunan albüm sadeliğin gücüne bir övgü âdeta.

Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, İlayda Güler