Ne okusak: “Yetişkinlerin Yalan Hayatı”, “Vesvese”, “Kitapları Kurtaran Kedi” ve dahası

Son dönemde çıkmış farklı farklı kitaplardan önümüze düşenler, merak uyandıranlar, tavsiyeler. 

Yetişkinlerin Yalan Hayatı

Yazar: Elena Ferrante
Yayınevi: Everest Yayınları
Çeviri: Eren Yücesan Cendey

“Yalan söylemek giderek daha fazla hoşuma gidiyordu, dua etmek ve palavra sıkmanın da aynı rahatlamayı verdiğini keşfetmiştim. Ama annemin babamın yalanlarının ortaya çıkmasını önlemek ve onların yeteneklerini almadığımın anlaşılmaması için rol yapmak beni yaralıyor, bunalıma sokuyordu.”

Napoli romanları serisiyle dünya çapında ünlenen gizemli yazar Elena Ferrante, yine memleketi Napoli’yi arka plana aldığı, bir gün babasının kendisini pek de iyi bilinmeyen halasına benzettiğini duymasıyla bedeninin yanında ahlaki güzelliğini de sorgulamaya başlayan ve ailesinin geçmişini arayışa çıkan bir genç kızın sürükleyici hikâyesini anlatıyor. Hikâye Fandango iş birliğiyle bir Netflix orijinal dizisine de dönüşecek!

Osman

Yazar: Ayfer Tunç
Yayınevi: Can Yayınları

“Bugün ayın kaçı, günlerden ne, berbat pansiyonların berbat odalarında çile doldurduğum kaçıncı gün, bilmiyorum. Zaman bir yerde koptu gitti, geceyle gündüzü ayırt etmem bile zaman alıyor artık, zaten bir önemi de yok. Beş parasızım, perişan haldeyim. Yarın ne yapacağım, nasıl sürecek bu yaşam, bilmiyorum. Allah’ım ben bu hale nasıl geldim? Düştüğüm bu halin sorumlusu kim?”

Ayfer Tunç, üçlemenin son kitabı Osman’da, Kapak Kızı ve Yeşil Peri Gecesi romanlarından bilinen karakterlerin ve hikâyelerin, bilinmeyen taraflarını farklı bakış açılarıyla aktarırken, okuyucuyu Osman’ın hikâyesine hem kendi günlükleriyle hem de yakınlarıyla yapılan röportajlar aracılığıyla dahil ettiği farklı bir okuma deneyimi sunuyor. 

Vesvese

Yazar: Ülkü Oktay
Yayınevi: Sel Yayıncılık

“‘Hepimizin içinde bir yılan yaşarmış,’ derdi annem, son nefesimizi verdikten sonra yılan ağzımızdan çıkar, bizden topladığı hikâyeleri kovuğundan içeri fısıldarmış. Karıncalar sözcükleri tek tek kovuklardan daha derine taşırmış, çıyanlar hikâyelerin kişilerini, kırkayaklar sevincini, böcekler hüznünü, akrepler öfkesini, fareler korkusunu taşır, örümcekler de hepsini birbirine örermiş…”

Ödüllü film senaryoları ve tiyatro oyunlarıyla tanıdığımız Ülkü Oktay’ın ilk öykü kitabı, varoşlarda, köylerde, kasabaların kenar mahallerinde nefes almaya çalışan, kendilerinden beklenen rollere sığamadıkları için deli, cinli diye yaftalanan, farklılıkları nedeniyle toplumun kenarına itilen kadınları anlatıyor. Kitapta yer alan 10 öykü de bir kadının ağzından bambaşka bir kadının yazgısını dillendiriyor. 

Tepemizdeki Gölge

Yazar: N. Can Kantarcı
Yayınevi: Alfa Yayıncılık

“İnsanlar, kurguya inanıyor doktor bey. Sadece okudukları, izledikleri şeylerde değil, deneyimledikleri olaylarda da belirli ritimler, belirli çıkışlar bekliyorlar. Ve elbette belirli kahramanlar. Ancak böyle anlamlandırabileceklerine inanıyorlar bir şeyleri. Bu yaklaşımın belirli noktalarda işleyebileceğini yadsımıyorum. Ancak hayat, bütün etmenleri değerlendirmeye alındığında, öyle bir şey değil maalesef doktor bey. Hayat çok rastgele, çok asimetrik.”

Jack Kerouac, George Orwell, Alan Moore gibi yazarların eserlerinin çevirilerinden ya da 2018 yapımı Son Çıkış filminin senaryosundan tanıyabileceğiniz Can Kantarcı’nın ilk romanı Tepemizdeki Gölge, yazar olmak isteyen ancak kendisini baba mesleğini yaparken bulan Mehmet’in öyküsünü gündelik ve mizahi bir dille anlatan bir bilimkurgu.

Müge Turan’ın geçtiğimiz ay kitabı üzerinden Can Kantarcı ile gerçekleştirdiği sohbeti buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz.

Kitapları Kurtaran Kedi

Yazar: Sosuke Natsukawa
Yayınevi: Turkuvaz Kitap
Çeviri: H. Can Erkin

“Kitapların yüreği vardır,” dedi kedi birden.

“Kitaplar oldukları yerde kaldığı sürece, yalnızca kâğıt tomarından öteye geçmez. Muazzam güç harcanan şaheserler bile, muhteşem öykülerin anlatıldığı büyük eserler bile, kapakları açılmadığı sürece kâğıt parçalarından ibarettir. Fakat insanların duygularını döktükleri, değer verdikleri kitaplar, yürek barındırır.”

Japonya’da çok satanlar listesine giren kitap, dedesini kaybettiğinde bir kitapevi ile baş başa kalan liseli bir gencin, kitapevini kapatmak üzereyken karşısına çıkan kedi sayesinde değişen hayatını anlatan gerçeküstü bir kurguya sahip. 

Görülmemiş Mektuplar

Yazar: Hazal Yılmaz
Yayınevi: Karakarga Yayınları

“Yıllar içinde uzaktakilere, gideceğim yerlerdeki kendime, bırakılanlara, bırakılamayanlara çok mektup yazdım. Çok mektup kaybettim. Çok mektup bekledim. Sahaflardan çok mektup topladım. O mektuplarda yazılanlara çok ağladım. Çok mektup yırttım, çok mektubu buruşturup attığım çöplerden topladım. Çok yabancıyla mektup sayesinde tanıştım. Çok sevgiliden mektupla ayrıldım ama mektuptan hiç ayrılmadım. Mektup yasaksızlıktı. Mektup yalansızlıktı. Mektup vazgeçmeyişti. Mektup iki uzak noktayı bağlayan yakınlıktı. Yaşadığımızın deliliydi, mektup.”

Hazal Yılmaz’ın ikinci kitabı Görülmemiş Mektuplar, 748 yıl süreyle dünyada en uzun süre cezaya çarptırılan gazeteci babası Veli Yılmaz’dan 10 buçuk sene boyunca gelen mektupları ele alıyor. Babasını, hayatı ve dünyayı tanıdığı çocukluk yıllarından başlayarak Londra’ya uzanan hikâyesine tanıklık ediyoruz.

Blöf

Yazar: Michael Kardos
Yayınevi: April Yayıncılık
Çeviri: Esra Even

“İskambilde hile yapan profesyonellere hayranlık duyuyoruz, öyle değil mi? Sadece hırsızlık yapan hırsızlar olsa bile. Hilebazların yeteneklerine hayranlık duyuyoruz çünkü temelinde zarafet var.”

Michael Kardos, 2018 yılında kaleme aldığı romanında, hayatı bir tür çıkmaza giren ve karşısına çıkan ilginç teklifi kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünerek kabul eden bir sihirbazın gerilim dolu macerasını anlatıyor. 

Ceza Kanunu, 353. Madde

Yazar: Tanguy Viel
Yayınevi: İletişim Yayınları
Çeviri: Mehmet Emin Özcan

“Böyle anlar, yani insanın kendini neredeyse ölü hissettiği anlar çok olmaz değil mi, ama inanın bana hayatta kalmak ile ölüm arasında açılan bir sonsuzluk gibi bir şey var, nefes nefese, tek başına mücadele edilmesi gereken ve beynin ölüm fikriyle bile uzlaşabilmek için kurnazlıklar düşündüğü, endişeyle dolu bir tür uçurum bu.”

Fransız yazarın 2017’de kaleme aldığı eser, Türkçeye henüz çevrildi. Eser, bir cinayetin altında yatan kişisel ve toplumsal problemlerin anlatıldığı, suçun tanımını sorgulatan bir kara-roman.

Kadınlar, Direniş ve Devrim

Yazar: Sheila Rowbotham
Yayınevi: Yordam Kitap
Çeviri: Suğra Öncü

“Devrim içinde devrim, kendi gözlerinizle görmek, dış dünyaya kendi ellerinizle dokunmayı öğrenmek, deneyimleri kendi zihninize tercüme etmek, sesleri biçimlendirmek, kendi sözcüklerinizi üretmek ve size zorla kabul ettirilmekle kalmayıp yüzyıllardır başkası tarafından yönetildiğiniz için artık derinize ve içinize işlemiş maskeyi çıkarıp atmak anlamına gelir.”

İkinci dalga feminist düşüncenin önemli temsilcilerinden Sheila Rowbotham’ın 1974 yılında yazdığı, Türkiye’de daha önce yayımlanan ancak baskı ve çeviri sorunları nedeniyle yeniden hazırlanan, Çağdaş Dünyada Devrimin ve Kadınların Tarihi alt başlıklı kitabında, 1600’lerden 1968’e, kadınların özgürleşme tarihi kitaplar, şiirler, şarkılar ve mücadeleler aracılığıyla anlatılıyor.

Dünyanın Güçlü Tarafı

Yazar: Kerem Işık
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

“Bir insanın sonu ne zaman gelir? Öldüğünde mi, yoksa o kişiyle ilgili iyi ya da kötü son anılar da geride kalanların zihinlerinden silindiğinde mi?”

Aslında Cennet de Yok, Toplum Böceği, IskalıKarnavalı gibi öykü kitaplarıyla tanınan yazar Kerem Işık’ın ilk romanı Dünyanın Güçlü Tarafı, yolları kesişen beş karakterden birinin ölümüyle gelişen hikâyesiyle gerçek hayat ile hatırlama ve unutma arasındaki ilişki, bellek, yazgı gibi kavramlar üzerine düşündürüyor.

XX’in Erkek Kardeşiyim

Yazar: Fleur Jaeggy
Yayınevi: Can Yayınları
Çeviri: Şemsa Gezgin

“Tükenmemi istediğini biliyorum. Çaresizlikten sonra ne vardır? Kız kardeşim onu bekliyor, tıpkı nöbetçi kulübesindeki bir bekçi gibi. Çaresizliğin altındaki katmana inmemi bekliyor. Eğer söz konusu bir inişse.”

Can Yayınları’nın Çağdaş Dünya Edebiyatı serisine bu sene kazandırdığı kitap, Fleur Jaeggy tarafından İtalyanca olarak 2014 yılında yayınlanmış bir öykü koleksiyonu. Öyküler, dağınık aileler, saplantılı karakterler, yıllar boyu etkisi altında kalınan kişisel travmalar gibi ortak temalarda buluşuyor ve okuru yalnızlık, rahatsızlık, üzüntü gibi hislere sürüklüyor.

Evler, Cinler, Perdeler

Yazar: Lyudmila Petruşevskaya
Yayınevi: Jaguar Kitap
Çeviri: Ayşe Hacıhasanoğlu

“… yatağa uzanmak ve ölmek isterim; ama ruhumda neler olur, hangi güçlüklere katlanmam gerekir, hiç kimse bilmez.”

İlk kez bir eseri Türkçeye kazandırılan Rus edebiyatının yaşayan efsanesi olarak tanımlanan Lyudmila Petruşevskaya’nın, kadınları ve kız çocuklarını merkezine aldığı, savaş, yokluk, ölüm gibi gerçekliklerin yanı sıra gerçeküstü unsurlara da yöneldiği öykülerinden oluşan bir derleme.

Safsatalar Ansiklopedisi

Yazar: Immanuel Tolstoyevski
Yayınevi: Epsilon Yayınevi

“Kendimizi akıllı sanıyoruz ama bizi sürekli batıla, ezbere, sloganlara, kutuplaşmaya, kalabalığın aptallaştırıcı huzuruna çeken bir yanımız var. Amacım “memleketi kurtarmak” veya içinizdeki o maymundan bir übermensch yaratmak değil. Bu kitabın asıl amacı, Delfi’deki Apollon Tapınağı’na 2500 sene önce kazınmış o meşhur öğüdü yerine getirmek: 

Taşa oturma! 

P.S.: Kendini de tanı biraz.”

Fularsız Entellik adı altında, ilginç konulara ve tanıdık konuklara yer verdiği bir podcast serisi bulunan yazar; mantık, inanç, evrimsel psikoloji, mitoloji ve edebiyat gibi konularda 100 safsatayı incelediği kitabını, hem düşüncelerimiz üstüne düşünmenin bir tarihi hem de yaygın akıl yürütme hatalarının bir derlemesi olarak tanımlıyor. Üç kitap olarak tasarladığı serinin ikinci halkasında ise bu hataların psikolojik kökenlerine inmeyi planlıyor.  

Bu Bizim Havamız

Yazar:Jonathan Safran Foer
Yayınevi: Siren Yayınları
Çeviri: Şahika Tokel

“Gezegeni kurtarmak kahvaltıyla başlar.”

Sofralarımızdaki yemeğin öyküsünü anlattığı Hayvan Yemek isimli kitabıyla oldukça dikkat çeken yazar, Bu Bizim Havamız ile konuyu bir adım daha ileri taşıyarak içinde yaşadığımız gezegenin geleceğini kurtarmak için bireysel olarak yapılabileceklere odaklanıyor. 

Güz Dönümü

Yazar: William Melvin Kelley 
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Çeviri: M. Barış Gümüşbaş

“Sonra baltayı alıp eski günlerde General’in atını sürdüğü bahçedeki ağacı kesti, çünkü en çok o ağacı severdi; daha sonra eve girdi evi ateşe verip dışarı çıktı ve yürüyüp gitti.”

İlk kez 1964 yılında yayımlanan kitap, yazarın Türkçe’ye çevrilen tek eseri. “Amerikan edebiyatının kayıp başyapıtı” olarak tanımlanmakta. Siyahlara karşı ırkçılığın ve şiddetin çok yoğun yaşandığı güney eyaletlerinden birinde yaşayan bir çiftçinin, tüm eyaletteki Siyahların orayı terk etmesinin fitilini ateşleyen eylemini konu alıyor. 

Akıp Giden Günlerimiz

Yazar: Özcan Yılmaz
Yayınevi: Notos Kitap

“Kimsenin okumadığı şiirler yazmak bir işe yaramıyor.”

Özcan Yılmaz, uzun bir hazırlık sürecinden geçirdiği ilk öykü kitabında insan ilişkilerine dair gözlemlerini incelikle aktardığı, insan odaklı karanlık konularıyla sekiz öyküyü bir araya getiriyor.

Akıl Sağlığı Üzerine

Yazar: Adam Phillips
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Kıvanç Tanrıyar

“Delileri nerede bulacağımızı, onlar hakkında kimlerle konuşacağımızı biliyoruz. Fakat akıllıyı bulmak için nereye gidebiliriz? Hangi binalarda yaşarlar? Ne giyerler? Neye benzerler ve onları nasıl tanırız? Fark edilebilir özellikleri, ayrıştırılabilir işaretleri, ortak tavırları var mı? Akıllılar her kim ve her nerede olursa olsunlar hak ettikleri ilgi ya da alakayı hiç görmemişlerdir. Onları icat ettik -tam da akıllılık kavramını topyekûn icat ettiğimiz gibi- fakat onları hiçbir zaman tanımlayamadık ya da tanımlamak istemedik.”

Tekeşlilik, Flört Üzerine, Kaçırdıklarımız gibi kitaplarıyla tanınan İngiliz psikanalist Phillips’in, 2005 yılında akıllılık üzerine yazdığı kitabı.

Kürk Mantolu Queer

Yazar: Özer Sarıoğlu
Yayınevi: Hayal Yayınları

“Bu yeni şehirde kendime bir oda buldum, tabii ki internetten. İki ev arkadaşım var, ikisi de lubunya. İkisini de sevmiyorum ama bana dokunmuyorlar, karışmıyorlar. Odamdan pek çıkmıyorum zaten.”

Yazarın Monolog Diyaloglar ve Gibi isimli şiir kitaplarından sonra ilk öykü kitabı olan Kürk Mantolu Queer,kimliğini geride bırakıp yaşamayı seçen bir karakteri konu alıyor.  

Anneme Masallar

Yazar: Zoë Faibairns, Sara Maitland, Valerie Miner, Michele Roberts, Michelene Wandor
Yayınevi: Dipnot Yayınları
Çeviri: Büşra Balcan

“S, Z, V, M1 ve M2 beş feministtir.
Üç tanesi evli ya da evlenmiş ve boşanmıştır.
İki tanesi annelik yapmaktadır.
İki tanesi evlerini bir erkekle paylaşmaktadır.
(Ayrı ayrı.)
Üç tanesi bir veya birden fazla kadınla yaşamaktadır.
(Kız çocukları da dahil.)”

Anneme Masallar, beş feminist kadın yazarın dil, politika ve estetik başlıkları altında toparladığı, toplumsal cinsiyet rollerini sorgulayan, kadın hareketinin içinde olmanın insanların bakış açısını nasıl değiştirdiğini inceleyen öykülerden oluşuyor.

Cinsel Normalliğin Kuruluşu

Yazar: Ezgi Sarıtaş
Yayınevi: Metis Kitap

“Bu kitapta erken modern dönemden devralınan, erotik deneyimleri ve özdeşleşme kategorilerini idrak edilebilir kılan söylemlerin, yeni ve rakip söylemlerle nasıl bir arada işlediğini ve tutarsız ve istikrarsız öznellikler ürettiğini inceliyorum. Bu doğrultuda “kromozomal cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsel arzu arasındaki sözde değişmez ilişkilerin tutarsızlıklarını dramatize” [3] eden queer ve feminist bir çözümleme yapmayı amaçlıyorum.”

Ankara Üniversitesi’nde hazırladığı doktora tezi çalışmasını yayına aktaran, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Heteronormatiflik ve İstikrarsızlıkları alt başlıklı kitabında Ezgi Sarıtaş, geç Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde cinsel modernliği heteronormatiflik kavramı etrafında inceliyor.

Uykusuzluk

Yazar: Jim Horne
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çeviri: Akın Emre Pilgir

Nörobilimci Jim Horne tarafından hazırlanmış, uyku üzerine yapılmış araştırmaları inceleyerek, uykusuzluğun yol açtığı fiziksel ve psikolojik sorunları gerçek örneklerle anlaşılır bir şekilde açıklamayı hedefleyen bilimsel bir çalışma.

Hazırlayan: Damla Tüfekli


Yükleniyor...