Takibe alınası bazı yeni sesler: babelfiş
Bant Mag. No:74’te bir hayli geniş tür ve yaklaşım skalasında, pandemi sürecinde hayatımıza giren ve kendine kalıcı yer edinmeyi başaran müzisyen ve gruplara sorduk: Üretme motivasyonlarının temelini ne oluşturuyor? Müziklerinin dinleyicide nasıl hisler uyandırmasını hayal ediyorlar? Yakın gelecek planları neler? Son bir yıl müziğe genel olarak yaklaşımlarını nasıl etkileyen/dönüştüren bir süreç oldu/oluyor? Eşlikçi Spotify listemizle birlikte…
Son olarak niş ve retro bir atmosfere sahip “Kuyu” teklisini yayımlayan, Berlin’de yerleşik Sevda Hamzaçebi ve Cem Dinler’in müzikal ortaklığı babelfiş yanıtlıyor.
“Sanırım bizi motive eden şey, yurt dışında yaşarken kendi müziğimizi anadilimizde yapıyor olmanın sağlayacağı ‘ev’ hissi idi.”
“babelfiş olarak ilk teklimizi yayımladıktan tam bir ay sonra karantinaya girdik. Biraz öncesine gideyim. Cem profesyonel müzisyen, uzun yıllardır müzik sektörünün içinde; ben ise gönlü müzikte olup dokuz-altı çalışan bir beyaz yakalıyım. 2014-2017 yılları arasında Muhtelif adlı grubumuzla İstanbul’da birçok kez konser verdik, bir tekli yayınladık ve tam da yeni şarkılarla yola devam edecektik ki kendimizi Berlin’de bulduk. Hikâyenin o kısmı malum, son beş yılda gerçekleşen sayısız yurt dışı göçünden sadece biri. Yepyeni bir hayata alışmakla geçen bir sene sonunda, Türkiye’de tohumları atılan indie pop türündeki şarkılarımızı yayımlamaya ve babelfiş olarak müzik yapmaya karar verdik. Sanırım bizi motive eden şey, yurt dışında yaşarken kendi müziğimizi anadilimizde yapıyor olmanın sağlayacağı ‘ev’ hissi idi. Öyle de oldu; bizi dinlemeye yine bizler gibi Türkiyeli göçmenler, buralı ya da dünyanın farklı yerlerinden göçüp Berlin’de buluşmuş başka pek çok insan geldi ve kendimizi gerçekten ‘evde’ hissettik; yeni, farklı bir ‘ev’ ama müziğin herkesi birbirine tanıdık, arkadaş kıldığı çoğulcu bir zemin.”
“Bu heves ve heyecanla 2020’de sadece Berlin değil, başka şehirlerde de konserler vermeye hazırlanıyorduk ki ‘pandemi’ olaya müdahale etti. Her ne kadar Almanya’da kültür endüstrisine destek görece fazla olsa da müzik sektörünün son bir senede aldığı yaranın kolay kapanacağını düşünmüyoruz. Bununla kastettiğimiz şey sadece, sektörün yaşadığı muazzam finansal kayıp değil; aynı zamanda müzisyen-dinleyici, müzisyen-müzisyen buluşmalarının ortadan kalkmasıyla beliren uzaklaşma ve yabancılaşma duygusu. Oysa bu karşılaşmalar müziğin ortaya çıkışındaki en büyük itici güç idi, yeni üretimlerin bize kalırsa âdeta motoru. Umarız bu süreçten hızlıca çıkıp o bağları yeniden kurabiliriz. Bunun için kurumların müzisyenlere maddi desteğinin olması çok önemli elbette, ancak dinleyicinin de müziğe sahip çıkması en az o kadar elzem. babelfiş olarak mevzuya biraz karanlık baksak da pandemi-sonrası hayata da ufak ufak hazırlanıyoruz. Yılın ikinci yarısında iki tekli ve bir video yayımlayıp, bir de canlı konser verebilirsek sanırım oldukça mutlu olacağız.”
“Takibe alın: Son dönemde tanıştığımız bazı yeni sesler” dosyasının tamamını okumak için buradan Bant Mag. No:74’e ulaşabilirsiniz.