The Drama, Star Wars: Maul - Shadow Lord ve bu hafta başka ne izlesek?
Yazı: Burcu Teker
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Kristoffer Borgli yenisi The Drama, Dave Filoni – Matt Michnovetz ortaklığı Star Wars: Maul – Shadow Lord, Julia Loktev’in ödüllü belgeseli My Undesirable Friends: Part I – Last Air in Moscow ve çok daha fazlası yer alıyor.

The Drama (Vizyon, 3 Nisan)
Nedir: Norveçli yönetmen Kristoffer Borgli’nin gülmek isteyene kara komedi, gerilmek isteyene tedirginlik vadettiği; şeffaflık ve koşulsuz sevginin limitlerini sınadığı hiciv yüklü yeni denemesi. Emma ile Charlie’nin, düğünlerinin son menü tadımında arkadaşları Rachel ve Mike tarafından kışkırtılarak ucu şok edici, karanlık gerçeklere dokunan bir itiraf oyununa çekilmeleri ekseninde şekilleniyor. Aileleri ve uzaklardan gelen dostlarına aşklarını sergilemeye günler kala ortaya çıkan bu manevi yük, Charlie’nin kendine has içsel paniğinden istemsiz ve zekice bir komedi yaratıyor. Şov devam etmeli mi gerçekten de?
Neye benzer: Charlie McDowell işi The One I Love akla ilk gelen örneklerden.
Kimler var: Kimyaları su götürmez Zendaya – Robert Pattinson ikilisinin başrollerini paylaştığı oyuncu kadrosunu Alana Haim, Mamoudou Athie, Zoë Winters, Jeremy Levick, Sydney Lemmon şekillendirmiş. Reji ve senaryodan sorumlu isim; Syk pike / Sick of Myself, Dream Scenario gibi işleriyle tanıdığımız, karanlık insan dürtülerini sorgulamaktan zevk aldığı aşikâr sinemacı Kristoffer Borgli. Müzikler The Trial of the Chicago 7 ile Oscar adaylığı bulunan besteci Daniel Pemberton ellerinden.

Star Wars: Maul – Shadow Lord (Disney+, 6 Nisan)
Nedir: Lucasfilm’in Darth Maul’u yeniden sahneye çağırdığı, Dave Filoni – Matt Michnovetz ortaklığı animasyon seri. İmparatorluk’un gölgesinde geçen hikâye, Sith düzeninin çözülüşünden sonra Maul’un galaksinin suç ağları içindeki konumunu yeniden inşa etme çabasına odaklanıyor. Seri, ikonik Sith Lordunun daha önce The Clone Wars ve Rebels’ta kurulan arka planını genişletirken, karakteri yalnızca bir “eski düşman” olmaktan çıkarıp galaksinin karanlık politikası içinde etkin bir figür olarak konumlandırıyor.
Neye benzer: Tonları farklılık gösterse de felsefi kötüleri, üzerine eğildikleri temalar ve atmosferleri bakımından Psycho-Pass, Code Geass, Arcane isabetli alternatiflerden.
Kimler var: The Clone Wars’un fan favorisi sezonlarının başyazarı Matt Michnovetz, yeni seri için de dümene geçmiş. Aynı seride ve başkaca Star Wars yapımlarında Darth Maul’un sesi olan Sam Witwer da bir kez daha mikrofon başında. Kadroda ayrıca Wagner Moura, Stephen Stanton, Chris Diamantopoulos, Vanessa Marshall, David W. Collins gibilerine rastlıyoruz.
Bunlar da var!

My Undesirable Friends: Part I – Last Air in Moscow (MUBI, 3 Nisan)
Sovyetler Birliği’nde dünyaya gelen ve 9 yaşında ailesiyle ABD’ye göç eden Julia Loktev, günümüz Rusya’sında bağımsız habercilik yapan gazeteciler hakkında belgesel çekmek için 2021 sonbaharında Moskova’ya dönüyor. Bu, tarihsel anlamda kritik bir an; zira Loktev’in varışından birkaç ay sonra Putin, Ukrayna’ya topyekûn bir savaş ilan ediyor ve Kremlin’in çizgisine uymayan herkes kısa sürede baskıların hedefi hâline geliyor. Beş bölümden oluşan ödüllü belgeselin ilki, Ukrayna’nın işgaline giden süreçte devlet başkanını eleştiren bağımsız gazetecilerin azim ve yaratıcılığını masaya yatırmış. Dokümanterde izlediğimiz, Putin’in “yabancı ajan” olarak etiketlediği, yönetmenin “istenmeyen dostları” arasında Rusya’nın son bağımsız televizyon kanalı TV Rain için çalışan genç gazeteciler Anna Nemzer, muhabir Ksenia Mironova, Novaya Gazeta gazetesi muhabiri Elena Kostyuchenko ve dahası var. Sinemacı, “Buradan çıkarılacak bir ders var ise, o da film boyunca herkesin defalarca tekrarladığı ‘Neşe ve kahkaha direnişimizin bir parçası!’ ifadesi” diyor ve ekliyor: “Sisifos gibi, o taşı itmede bir anlam bulmak ve pes etmemek… Her şey oldukça umutsuz görünse bile!”

Your Friends & Neighbors – 2. sezon (Apple TV+, 3 Nisan)
Banshee, Warrior, See gibi işlerin ardındaki Jonathan Tropper, hayatının alt üst olmasıyla ipleri elinde tutmaya çalıştıkça hırs – risk denkleminin sonuçlarını göz ardı etmeye meyleden Andrew Cooper (Jon Hamm) karakteriyle bir nevi Walter White’ın varlıklı üst sınıf sürümünü tasarlıyor. İlk sezon terk edilen, işinden kovulan, gözden düşmesiyle kariyeri ile birlikte birikimi de yok olan Cooper’ın, kaybedecek başka hiçbir şeyi kalmadığında geçirdiği dönüşüme tanıklık etmiştik. Ailesinin standartlarını ve statüsünü koruyabilmek adına çareyi, varlıklı arkadaşlarının evlerine girip farketmeyeceklerine emin olduğu “parça”ları çalarak sırlar ve suçlar ile bezeli bir hayata karışmakta bulmuştu Coop. Yeni bölümlerde; o, görünürde akladığı hayatını rayına oturtmaya çabalayadursun, mahalleye tren makasını manuel değiştiren türden bir komşu çıkageliyor: Owen Ashe (James Marsden).

Was Marielle weiß / What Marielle Knows (TOD, 28 Mart)
Alman yazar – yönetmen Frédéric Hambalek imzalı What Marielle Knows, aile dinamiklerinin kusursuzca resmedildiği tabloyu yapısöküme uğratan keskin, gergin, düşündürücü ve kapkara bir komedi. Görünüşte mükemmel bir çift olan Julia (Julia Jentsch) ve Tobias’ın (Felix Kramer) telepatik güçler geliştirerek ebeveynlerinin yaptığı her şeyi görmeye ve duymaya başlayan 11 yaşındaki kızları Marielle (Laeni Geiseler) filmin bel kemiği. Genç kızımız, anne – babasının iddia ettikleri kadar dürüst olmadığını idrak edip rahatsız edici sırların açığa çıkmasıyla gerçek karakterlerini keşfettikçe bu dışı diri, içi çürük çekirdek ailenin hassas dengesi bozuluyor ve kendilerini giderek garipleşen manipülatif bir oyunun içinde buluyorlar. Hambalek, “Fikir, henüz çocuk sahibi olmadan önce, birinin bana uyuyan bebeğini izlediği bebek telsizini göstermesiyle ortaya çıktı ve bu bir şekilde çok tuhaf hissettirdi. Bir tür mahremiyet ihlaliydi bu. Mahremiyetin aile içinde nasıl işlediğini düşünmeye başladım ve kendim de baba olduğumda, bakış açısını ebeveynlere çevirmeyi, izleyiciyi onların yerine koymayı daha cazip buldum.” açıklamasında bulunmuş.

Perde (Vizyon, 3 Nisan)
Özkan Çelik’in Adana Altın Koza Film Festivali ve Ankara Film Festivali’nden ödüllerle dönen yeni filmi Perde; tek bir evin içinde maskelerin düştüğü, gergin olduğu kadar eğlenceli bir akşam yemeğine ortak ediyor seyircisini. Vicdan ve ikiyüzlülük üzerine kurulu bir kara komedi örneği olan yapım, orta sınıf değerlerinin karmaşık sosyal ve ahlaki dinamiklerini sorgulayan güçlü bir tartışma zemini oluşturuyor. Menüde; sessiz kalışların ardından hızlıca taraf seçmek, güçlünün yanında durmak, zamanla güçlüye dönüşmek, zor durumda kalınca hemen zayıfı ezmek, değerlerin ardına saklanmak var.
Yönetmen Özkan Çelik, senarist ve oyuncu Cem Zeynel Kılıç ve oyuncular Tülin Özen, Faruk Barman, Duygu Karaca ve Bedir Bedir’le söyleşimizi buradan izleyebilirsiniz.

Pizza Movie (Disney+, 3 Nisan)
BriTANicK olarak tanınan skeç komedi ikilisi Nick Kocher ve Brian McElhaney’nin prömiyerini SXSW kapsamında yapan, 2000’lere özgü “madde etkisi altında yaşanan talihsizlikler komedisi” türüne göz kırpan çıkış filmi. YouTube’a ürettikleri içerikler kadar absürt, yapısal ve görsel açıdan ise hayli özgün olarak nitelendirilebilecek Pizza Movie, pizza siparişlerini teslim almak gibi “sade” bir görev için odalarından çıktıklarında kendilerini sonsuz gibi görünen sürreal bir maceranın içinde bulan halüsinojenik madde etkisindeki arkadaşlar Jack (Gaten Matarazzo), Montgomery (Sean Giambrone) ve Lizzy’nin (Lulu Wilson) başından geçenleri konu ediyor. Künyede sesiyle The Butterfly’a hayat veren Daniel Radcliffe, Sarah Sherman, Caleb Hearon, Jack Martin, Marcus Scribner gibi simalar ile karşılaşıyoruz. Görüntü yönetiminin arkasında Fargo, Alien: Earth, The Big Door Prize gibi nüanslı projelerde parmağı bulunan Bella Gonzales var.

Club Cumming (Wow Presents, 30 Mart)
Son dönemde The Traitors ile Emmy Ödülleri’ne damga vuran Alan Cumming’in New York’un Lower East Side’ında 2017’de açtığı kulüp etrafında şekillenen Club Cumming serisi, klasik gece hayatı belgesellerinden çok bir sahne günlüğü gibi ilerliyor. Drag, kabare, performans sanatı ve stand-up arasında dolaşan bu küçük ama yoğun mekân, queer üretimin gündelik ritmini yakalarken aynı zamanda bir tür karşı-kültür arşivi işlevi görüyor. Serinin takip ettiği isimler arasında performansçılar Daphne Always, Michelle Wynters, Brini Maxwell, Cunning Stunt, Jake Cornwell ile kulübün yöneticisi Darren Dryden var.

Gözden kaçmasın
*Roofman (TV+, 3 Nisan)
*Nippon Sangoku: The Three Nations of the Crimson Sun (Prime Video, 5 Nisan)
Hâlâ izlemediyseniz
*Perfect Days (HBO Max, 1 Nisan)
*Lady Bird (Netflix, 18 Mart)
*Corsage (MUBI, 14 Mart)
*American Fiction (Prime Video, 31 Mart)