Bodrum Kalesi’nin taş duvarları arasında: Uyuyan Güzel
Yazı: Tuğçe Hitay
25 Ağustos’a dek devam eden Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nin 22. edisyonunun konuklarından biri Moskova Klasik Bale Tiyatrosu. Topluluk, 5-6 Ağustos’ta Charles Perrault’un aynı adlı masalından uyarlanan Uyuyan Güzel ile Bodrum Kalesi’ndeydi.
Uyuyan Güzel, ilk olarak 19. yüzyılın sonlarında Ivan Vsevolozhsky önerisi ve girişimi, Marius Petipa’nın koreografisiyle sahnelenmiş. Eşsiz müziği ise Petipa’yla birlikte sahneler üzerine çalışarak besteleyen Çaykovski’ye ait.
Bu yeni yorumda, Petipa’nın çizgisini koruyan ama ona çağdaş bir soluk katan koreograf çift Natalia Kasatkina ve Vladimir Vasilev’in imzası var. Libretto da yine bu ikiliden. Masalın kahramanlarından Prens Desire rolünü Bolşoy baş dansçısı Fuad Mamedov canlandırıyor. Dekor ve kostüm tasarımı Elizaveta Dvorkina’ya ait. Masal dünyasından çıkıp gelmiş gibi görünen bu tasarımlar, Bodrum Kalesi’nin tarihi atmosferiyle birleşince etkileyici bir deneyim sundu izleyiciye.

Konu nedir?
Hikâye, Prenses Aurora’nın 17. yaş günü için düzenlenen bir şenlikle başlar. Eğlenceye sayısız misafir, prensesin kalbini kazanmak için komşu krallıklardan gelen prensler ve Aurora’nın vaftiz annesi Leylak Perisi teşrif eder. Fakat kutlamaya davet edilmeyen krallığın en kötücül perisi Carabosse bir anda sarayda belirir ve prensesi lanetler. Prenses, parmağına bir iğne değdiği an dipsiz bir uykuya gömülecektir. O sırada Leylak Perisi, bunun sonsuza dek sürmeyeceğini, gerçek aşkın öpücüğüyle uyanabileceğini söyler. Carabosse’nin laneti gerçekleşir, prenses derin bir uykuya dalar. Leylak Perisi’nin asasını sallamasıyla tüm saray halkı da uykuya gömülür. Yıllar geçer, Prens Desire prensesi bulmak için yollara düşer, uzun bir yolculuğun ardından Carabosse’nin lanetini bozar.
İzlemeden önce bilmemiz gerekenler
Masalın konusunu okumak, hafızayı tazelemek kareografiyi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır şüphesiz. Fakat değinmek istediğim başka bir detay var. Ivan Vsevolozhsky, masalın librettosunu yazarken finaldeki düğün sahnesine Çizmeli Kedi, Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin gibi diğer masallardan kahramanları da eklemiş. Amacı, dönemin Fransız saray eğlencelerindeki maskeli balo geleneğini sahneye taşımak. Nitekim bu masal kahramanları geçidi zamanın seyircisi tarafından coşkulu bir şekilde karşılanmış. Yıllar sonra Natalia Kasatkina ve Vladimir Vasilev de sadık kalmış bu geleneğe. Bodrum izleyicisinin tepkisini de gördükten sonra bu tercih çok yerinde geliyor bana.
İlk intiba?
Aslında hikâye prensesin yaş günü şenliğiyle başlıyor ama sahnede ilk gördüğümüz krallığın en kötücül perisi Carabosse ve ona eşlik eden diğer periler. Siyah kostümü, kırmızı eldiveni ve asasıyla… Şeffaf bir paravanın arkasında Leylak Perisi. Ambiyans karanlık; fonda şimşek, yıldırım görüntüleri… Etkileyici ve merak uyandırıcı; klasik bir bale izlemeyeceğimizin habercisi.
En çok hangi âna yükseldin?
Prenses Aurora, yaş günü tebriklerini kabul ederken parmaklarının arasında bir iğne beliriyor ve derin bir uykuya dalıyor. Kral ve kraliçe, prensesin öldüğünü sanarak korkuyla nefeslerini tutuyor. Prens Desire ise kılıcını çıkararak Carabosse’nin peşine düşüyor. Duyguların tüm yoğunluğuyla izleyiciye de geçtiği bir andı ve bunda dans performanslarının yanı sıra oyunculuğun da etkisi büyüktü.

Ambiyans / ortam / mekân / kurgu / dekor için neler söyleyebilirsin?
Bodrum Kalesi’nin taş duvarları arasındayız. Her sahnede, olayın geçtiği mekânı çizimler, renklendirmeler ve ışıklandırmalarla görselleştiren fon, izleyiciyi hikâyenin içine çekiyor. Düşen yıldırımlar, çakan şimşekler, parlayıp sönen yıldızlar, saray çizimlerinin önünde 19. yüzyıl kıyafetleriyle kral ve kraliçe, tarihi bir atmosfer… Tüm bunlar geçmişle modernin çekici tezatlığını oluşturuyor âdeta.
Soru işaretleri / varsa açtığı tartışmalar…
Carabosse, hem kırmızı – siyah kostümü hem de dansıyla dikkat çekiciydi. Fakat alkışların ve tezahüratların sebebi performansından çok karakteriyle, seçimleriyle ilgiliydi. Herkes kendinden bir parça buldu Carabosse’de. Kötücül yanımız (herkesin içinde iyi ve kötü vardır diye düşünerek böyle söylüyorum) onunla bir bağ kurdu. Aurora kadar saf, Leylak Perisi kadar iyi niyetli olunamayacağını, hatta saflığın ve iyi niyetin akıllıca olmadığını düşündüğümüz için Carabosse’ye daha çok çekildik. Pek çoğumuz bunun farkına varmadan alkışladı belki Carabosse’yi. Çocukken iyiliğe dair ezberlenmiş öğütler son zamanlarda daha hızlı mı bozuluyor acaba? Ezberde kaldığı için mi kalıcı olamıyor? İnsan doğasındaki bencil veya kötü taraf kendi değerimizi bilmekle mi karıştırılıyor artık? Pek çoğumuz bu soruları düşünmeden alkışladı belki Carabosse’yi. Sorulara herkes farklı cevaplar verebilir. Ama farkında olunmayan iyiliğin artık toplumda çok tercih edilmeyen bir şey hâline geldiği de aşikâr.
Bunu seven şunları da sever
22. Bodrum Bale Festivali, 25 Ağustos’a kadar sürüyor. 17-18 Ağustos’ta Tango Passion, 21-22 Ağustos’ta Kanlı Düğün sahnelenecek. Festival, bir modern dans gösterisi Elektronika ile bitiyor. Takvim ve detaylar burada.