Yaşa Takılanlar: TV On The Radio - Return To Cookie Mountain
Yazı: J. Hakan Dedeoğlu
TV On The Radio diskografisinin ikinci albümü Return To Cookie Mountain, artık tam 20 yaşında.
İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa takılanlar açtı ve yeniden dinledi.
TV On The Radio
Return To Cookie Mountain
3 Temmuz 2006
Çok mühim albümdür çünkü…
Çok az albüm yayımlandığı dönemin tınısal kimliğine gerçek anlamda katkıda bulunur ve bir dönemin referans albümlerinden biri olarak gösterilmeyi başarır. Şimdilerden bakınca daha da netleşen, prodüksiyon ve fikir zenginliğinin 90’lara kıyasla zenginleştiği 2000’lerde Brooklyn çıkışlı TV On The Radio ekibinin yeri ise bu anlamda başka. 2004 tarihli ilk albümleri Desperate Youth, Blood Thirsty Babes ciddi anlamda ilgi görse de daha çok alternatif dünyada karşılık bulmuştu. İkinci albümleri ve bu yazının konusu olan Return To Cookie Mountain ise grubu anaakıma taşıdı ve global tanınırlık sağladı. O yıl, yani 2006 yılında bir çok müzik dergisi tarafından, Bant da dâhil olmak üzere, yılın albümü seçildi. Bu tesadüfi bir başarı değildi zira ilk albümde sinyalleri verilen muhteşem, benzersiz ve kompleks ses örgüsü sadece müzik severlerin değil; başka grupların da zihinlerinde daha önce açılmamış kapılar araladı. TV On The Radio elektronik drone’ları, gospel kırıntılarını, funk ritimlerini, shoegaze duvarlarını ve punk enerjisini bir araya getirerek nadir olanı elde etmeyi, yani benzersiz olmayı, ukala tınlamadan dev bir albeniyle başardı.
İlk dinleyişte hissettirdikleri vs bugün hissettirdikleri
Bugün hâlâ grubun iki vokalisti ve şarkı yazarı Tunde Adebimpe ve Kyp Malone’un vokal örgüsü inanılmaz etkileyici geliyor. Post 11 Eylül dünyasında, Brooklynli bu iki Siyah adam, beyazların hüküm sürdüğü alternatif rock evreninde “Bu iş biraz da böyle yapılabilir aslında ama siz bilirsiniz” dediler. O dedikleri bugün hâlâ çok güçlü tınlıyor. Alışılmışın dışına atılan nefis bir adım olmaya devam ediyor Return To Cookie Mountain.
Bunu biliyor muydunuz?
Ortalıkta çok gezinmeyen bir bilgi paylaşalım: David Bowie, albümün erken bir kopyasını dinledikten sonra grubu bizzat arayıp hayranlığını dile getiriyor ve “İsterseniz bir şarkıda söyleyebilirim” diyor. “Province” şarkısında duyduğumuz geri vokaller tamamen Bowie’nin gönüllü katkısı.
Albümün prodüksiyonunda ve grubun kariyerinde önemli rol oynayan Dave Sitek, daha sonra Yeah Yeah Yeahs, Foals, Scarlett Johansson ve birçok farklı isimle çalışarak 2000’lerin en etkili alternatif rock prodüktörlerinden biri hâline geldi. Return to Cookie Mountain, onun prodüksiyon anlayışının da zirve noktalarından biri kabul ediliyor.
Bant Mag. olarak 2013 yılında TV On The Radio’yu İstanbul’a getirmiştik. Grubun davulcusu Ryan Sawyer ile olan tanışıklığımız, o sırada Avrupa turnesini tamamlamış olan TV On The Radio’nun bazı elemanlarını İstanbulCalling Festivali kapsamında İstanbul’a getirmemizi sağlamıştı. Ancak grup tam kadro gelemediğinden üyelerin sırasıyla kendi projeleriyle eski Babylon’da sahneye çıktıkları, adını da “TV On The Radio ile Brooklyn Vapuru” koyduğumuz bir etkinliğe dönüşmüştü. Tunde, Kyp, Ryan ve Smootha ile nefis bir gece ve İstanbul’da unutulmaz günler yaşamıştık. Gezi’den birkaç gün önceydi. Hâlâ Bant Mag. tarihindeki en güzel etkinliklerden biridir bizim için.
Aylin Güngör’ün Brooklyn Vapuru konserinden ve TV On The Radio üyelerinin İstanbul günlerinden fotoğrafları da aşağıda:







